X

Kendi iyiliğiniz için affetmek: Affetmek bize neden iyi gelir?

Affedemediğiniz insanlar var mı? Sizi çok incitmiş, üzülmenize yol açmış insanlar… Peki onları affetmeyerek kendinize zarar verdiğinizin farkında mısınız? Bazı insanlar affetme eylemini başımıza gelenleri sineye çekmek olarak algılayıp kendilerini üzenleri affetmemekte ısrar ederler. Oysa affetmek, affeden kişiye ferahlık veren özgürleştirici bir eylemdir. Enright (1996) affetmeyi “birinin, onu haksız yere inciten başka birine karşı, sevgi, cömertlik ve merhamet gibi hak edilmeyen hislerin teşvik edilmesiyle, kızma, olumsuz yargılama ve ilgisiz davranma gibi hisleri isteyerek terk etmesi” olarak açıklamaktadır (Akt. Bugay, ve Demir, 2012)

Çeşitli araştırmalara göre affetmek hem fiziksel hem de psikolojik sağlığımıza iyi gelebilir. Örneğin, Toussaint tarafından yapılmış 2016 tarihli bir araştırma affetmenin daha az stres ve dolayısıyla daha iyi zihinsel sağlık ile ilişkili olduğunu gösteren ileri dönük, uzunlamasına kanıt sağlayan ilk çalışmadır. Aynı araştırmaya göre affetme stratejileri stres ve sağlık üzerinde faydalı etkilere sahip olabilir. Amerikan Psikoloji Derneği (American Psychological Association) tarafından Birleşmiş Milletler’de yayınlanan “Affetme” raporu da affetme eyleminin insanı mutlu ettiğini ortaya koyuyor. Yine bazı araştırmalar, affetme eylemini daha düşük kan basıncı seviyeleri ile ilişkilendirmiştir (Lawler ve ark, 2003).

Psikoloji araştırmaları affetme üzerine odaklanan, Richmond’daki Virginia Commonwealth Üniversitesi’nde Milletler Topluluğu Fahri Profesörü olan Dr. Everett L. Worthington Jr.’a göre, insanların gerçek bir affetme durumuna ulaşma yolları farklıdır, ancak genellikle iki kategoriye ayrılır: Kararlı affetme ve duygusal bağışlama. Dr. Worthington’a göre, “Duygunuzda bir değişiklik yaşayabilir ve ardından affetmeye karar verebilirsiniz veya önce affetmeye karar verebilir ve bu değişiklikleri duygusal olarak daha sonra deneyimleyebilirsiniz.” (Sullivan, 2021)

Size hata yapmış, mutsuz etmiş o insanı ya da insanları affetmemek için haklı nedenleriniz olduğuna eminim. Ama onları affetmemek sağlığınızı tehlikeye atacak bir boyuta gelmişse ya da sizi mutsuz ediyorsa, kendinize haksızlık etmiyor musunuz sizce? O kişiyi ya da kişileri her düşündüğünüzde geriliyorsunuz, bu gerilimi vücudunuz ve ruhunuzda hissediyorsunuz. Gelin, bugünden itibaren ruhunuza ve bedeninize bir iyilik yapın. O bir türlü affedemediğiniz kişi ya da kişileri affetmeye karar verin.

Çoğu insan affetmenin, nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanarak affetme eyleminden kaçınır. Ama şunu unutmayın lütfen, o insanı affederek onu haklı bulmuş olmuyorsunuz, ona dair negatif duygu ve düşüncelerinizi kendinizden uzaklaştırıyorsunuz. Burada amaç affederek, içinize ferahlığı davet edip kendinizi çok daha mutlu hissetmek ve sağlığınızı korumak. Yine affetmek, affetmek istediğimiz insanla ilişkimizi sürdürmeye devam edeceğimiz ya da onunla konuşmuyorsak onunla barışacağımız şeklinde de algılanmamalı. Bir insanı affedebilir ama o insanı hayatımızdan çıkarabilir veya onunla konuşmamaya devam edebiliriz.

Bizi, affetme eyleminden alıkoyan nedenlerden bir diğeri de affedeceğimiz kişiyle yüzleşmek istemememiz olabilir. Bir insanı affetmek istiyorsanız illa onunla yüzleşmenize ve onu affettiğinizi söylemenize gerek yok. Bunu kendi içimizden de yapabiliriz. Nasıl mı? O insana hiç göndermeyeceğiniz bir mektup yazarak. Evinizin en sevdiğiniz köşesine oturun. Eğer seviyorsanız yanınıza bitki çayınızı ve de mektubunuzu yazmak için kullanacağınız kağıt, kalemi alın. Önce çayınızdan bir yudum, sonra da derin bir nefes aldıktan sonra affetmek istediğiniz kişiye karşı duyduğunuz bütün hisleri yazmaya başlayın. Şu an karşınızda olsaydı ona neler söylerdiniz? Onu neden bir türlü affedemiyorsunuz? Bunların hepsini yazın. İçinizdekileri iyice döktüğünüzden emin olduktan sonra yazdıklarınızı okuyun.

Bu yakıcı hisler size kendinizi nasıl hissettiriyor? Affedememe duygusunu vücudunuzun hangi bölgesinde hissediyorsunuz? Evet, size haksızlık yapıldı, evet, o kişi canınızı çok acıttı. Ama siz bu kötü hislerle yaşamaya devam etmek istediğinizden emin misiniz? Eğer affetmeye hazırsanız egzersizimizin ikinci kısmına devam edebilirsiniz.

İlk önce yazdığınız mektubu bir kez daha okuyun ve yırtın. Şimdi sıra ikinci bir mektup yazmaya geldi. Bu mektupta affetmek istediğiniz kişiye onu affetme nedenlerinizi yazın. Mektup şu şekilde olabilir: “Seni affetmek istiyorum çünkü seni affetmeyerek kendime zarar vermek istemiyorum artık.” “Seni affetmek istiyorum çünkü affetmemek yüreğime ağır geliyor ve ben artık daha ferah bir hayat yaşamak istiyorum.”

Mektubunuz bitince derin bir nefes alın ve o kişiyi affetme düşüncesine kendinizi yavaş yavaş alıştırın. Bu sadece bir başlangıç. Uzun süredir affedemediğiniz bir kişiyi, sadece bu egzersizi yaparak affedemeyebilirsiniz. Her şey gibi affetmek de zaman alacaktır. Ancak hiç olmazsa artık affetme yolculuğuna doğru bir adım attınız. Kendinizi tebrik edin lütfen. Bu konularla tek başınıza başa çıkmakta zorlanıyorsanız biz psikologlardan destek almayı ihmal etmeyin. Size affetmenin insana iyi gelen yönlerinden yararlandığınız günler diliyorum…

Bu arada 2022 yılını “Öz Sevgi Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşacağım. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız da bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynak
Bugay, A. ve Demir, A. (2012). Affetme Arttırılabilinir mi? : Affetmeyi Geliştirme Grubu. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 4 (37), 96-106
Enright, R. D. (1996). Counseling within the forgiveness triad: On forgiving, receiving forgiveness, and self forgiveness. Counseling and Values, 40(2), 107-126.
Lawler, K. A., Younger, J. W., Piferi, R. L., Billington, E., Jobe, R., Edmondson, K., & Jones, W. H. (2003). A change of heart: cardiovascular correlates of forgiveness in response to interpersonal conflict. Journal of behavioral medicine, 26(5), 373–393. https://doi.org/10.1023/a:1025771716686
Sullivan, K. (2021). 3 Big Ways Forgiveness Is Good for Your Health. https://www.everydayhealth.com/emotional-health/big-ways-forgiveness-is-good-for-your-health/
Toussaint, L. L., Shields, G. S., & Slavich, G. M. (2016). Forgiveness, Stress, and Health: a 5-Week Dynamic Parallel Process Study. Annals of behavioral medicine : a publication of the Society of Behavioral Medicine, 50(5), 727–735. https://doi.org/10.1007/s12160-016-9796-6

İlginizi çekebilir: Öz şefkatin sağlığımız üzerindeki etkileri

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale