X

Kendi hayatını mı yaşıyorsun, başkalarının hayatını mı?

Kendinden başka herkesin hayatını yaşadın, anne babanın, atalarının, büyüdüğün çevrenin, normlar ile ifade edilen kimliklerin, empoze edilen hayallerin… Herkesin ve her şeyin hayatını yaşadın!
Peki, kendi hayatını? Kendi hayallerini, kendi varoluşsal arzularını yaşadın mı?
Öğrendiğin “şeylerden” sıyrılıp çırılçıplak atıldın mı yaşamın kollarına?
Umursamazca değil, düşünmeden aktın mı onunla birlikte?
Çünkü umursamamak da bir eylem, bir direniştir kendi düşüncene…
Hiçbir şeysiz, hissettiğin için sadece bırakıverdin mi?
Eğer hayırsa cevabın, nasıl söyleyebilirsin kendi hayatını yaşadığını?
Nasıl arkasında durabilirsin tüm hücrelerinin, zerrelerinin…

Kendine sahip çıkmak demek bu demek değil mi? Seni sen yapanların içinde rahatça salınmak ve yürümeye devam etmek değil mi? Kendine sahip çık arkadaşım, kendi duygularına, hislerine, düşlerine, düşüncelerine… Ne olursa olsun sahip çık, yarın yanılacak olsan da, bugün doğru oldukları için sahip çık. O kadar sahip çık ki günü geldiğinde kolaylıkla vazgeçebil ya da fikrini değiştirebil. Ancak sahip olduklarından vazgeçersin çünkü, sahip olmadıklarından değil. Neyden vazgeçeceksen, önce al onu içine, iyice özümse, öğüt midende. Sonra bırakabilirsin! Neyi bıraktığını bilen olarak.

Denemediğin kendini bırakacağım, değiştireceğim diye uğraşma, önce dene tüm renkleri ve katmanları ile…
Sen, olduğu şeyi yaşamaya gelen, dünyada tek ve eşsiz olan değerli hazine…
Kendinden vazgeçerek hazineni görmezden gelme.
Şu anda onun ne olduğunun farkında olmayabilirsin, belki hiçbir zaman tanımlayamayacaksın. Ama o tanımlanır olmak zorunda değil! Yaşanır bir hazine, yaşayınca anlayacağın bir değer.
Hazinen, tanrının sana verdiği bir çeyiz sandığı. Umutları, potansiyeli, bakış açısı, geldiğin yere dair ipuçları ve tüm mutluluk temennileri ile…
Kendinden utanıp çeyizini toprağa gömme!
Geldiğin yerin hikayesini oku ve dillendir.
Sen nasıl hissedersin anlar karşısında, nasıl dile gelirsin?
Senin sesin nasıl yankılanır evrende? Sözün nasıl can bulur bir bedende, söyle ve gör.
Oluver işte, öyle olduğun gibi…
Öyle bir ol ki sen bile şaşır aniden açan çiçeklerine, aniden düşen maskelerine!
Kendin için bir nefes al şimdi, sadece kendin için…
Ve de ki, “Bu nefes sadece benim için. Yaşam için değil, biraz daha çalışmak için değil, biraz daha bir şey olmak için değil, kullanmak için, evriltmek için değil, sebepsiz, sadece benim için.”

Aldığın bu nefes, sana yaşamdan bir armağan olsun, dur ve söyle: “Benim için!”

İlginizi çekebilir: Kalbini kime teslim etmeli insan?

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale