X

Kendi fotoğraf hikayelerinizi oluşturmanıza yardımcı olabilecek 10 pratik öneri

Son günlerde sosyal medyada sıklıkla denk geldiğimiz fotoğraf hikayeleri, hepimizin hayatında var olan sıkıntıların ya güzel anların anlık karelere gün gün yansıtılmasıyla oluşturuluyor.

Çok zor durumda olsak da, kendimizi boşlukta hissetsek de problemlerle başa çıkma konusunda hepimizin kullandığı farklı stratejiler ve durumlar var. Fotoğraf çekmek de özellikle son zamanlarda bir çok kişinin terapi yöntemlerinden biri haline geldi.

Hayatınızın özel anlarında, içinden çıkamayacağınız durumlarla karşılaştığınızda ya da kendinizi kötü hissettiğinizde süreci fotoğraflayarak oldukça başarılı projeler ortaya çıkarabilmeniz mümkün.

Fotoğraflarınıza kendinizden bir şeyler katabilmenize ve kendi fotoğraf projenizi oluşturmanıza yardımcı olabileceğiniz düşündüğümüz pratik ve yaratıcı önerileri sizler için derledik.

Hangi konu üzerine fotoğraf çekmek istediğinizi belirleyin

Odaklanmak istediğiniz konuyu iyi belirleyin ve yalnızca bu konu üzerinde odaklanıp orada kalmaya çalışın. Sevgilinizle ayrılmanız, çocuğunuzun olması, ya da başka bir şehre taşınmak zorunda olmak gibi bir çok farklı değişim fotoğraf projenizin konusunu oluşturabilir.

Çok zor durumda kaldığınızı hissettiğiniz anlarınızı fotoğraflamaya çalışın

Sizi üzen ya da sinirlendiren kişilere ya da durumlara odaklanmak yerine o an yakalayabileceğiniz en güzel karenin ne olduğunu düşünün. İlk bakışta saçma ya da anlamsız gelse de, gelecekte bu anlarda çektiğiniz fotoğraflara baktığınızda zayıf değil güçlü yönlerinizi kolaylıkla görebileceksiniz.

30 gün boyunca her gün bir fotoğraf çekin

Bunu bir yatırım süreci olarak görün. Her geçen gün gölgelere, ışığa, kompozisyonlara, objelere ve olaylara daha fazla aşina olduğunuzu ve daha iyi fotoğraflar çektiğinizi göreceksiniz.

Detayları gözden kaçırmayın

Fotoğrafta anlatmak istediğiniz şeyler dışında var olan her şeyi ortadan kaldırmaya çalışın. En az şeyle en çok fikir aktarabileceğiniz fotoğraflar çekmeye önem gösterin.

Işıkla oynayın

Fotoğrafın daha çarpıcı, daha doğal ya da daha duygusal oluşu büyük ölçüde ışığı nasıl yansıttığınızla ilgilidir. Bu nedenle ışığın açısını ve yönünü iyi ayarlamaya çalışın.

Aceleci davranmayın

Her an onlarca fotoğraf çekmenize gerek yok. Her gün bir fotoğraf çekecek şekilde kendinizi aktarmak istediğiniz düşünceye odaklayın.

Konu üzerine düşünün

Vermek istediğiniz duyguyu doğru olarak yansıtabilmek için konunuzu benimseyin. Yalnızca kamerayı ayarlayıp fotoğraf çekmek yerine odaklanmanız gereken noktalara önem verin.

Fotoğraflarınızı düzenli saklayın

Tüm fotoğraflarınızı dosyalayarak ve etiketleyerek saklayın. Tarih sırasına göre dizmek en kullanışlı ve pratik yöntemdir. Bu dosyaları girip kontrol ettiğinizde zamanla beklemediğiniz kadar güzel sonuçlar elde ettiğinizi görebilirsiniz.

Fotoğraflarınızı paylaşın

Fotoğraflarınızı günlük olarak Instagram’da paylaşın ve kafanızdaki fotoğraf projesinin adıyla hashtagler koyun. Bu şekilde çevrenizdeki kişilerin de projenize katılmak istediğini ve sizi desteklediğini görecek, motivasyonunuzun sürekli canlı kalmasını sağlayacaksınız.

Pes etmeyin

Fotoğraf projelerinizi kısa süreli tutmak yerine mümkün olabildiğince uzun soluklu ve etkileyici işler yapmaya çalışın. Kısa projelerle uğraşırken yavaş yavaş uzun soluklu projeler için de çalışmaya devam edin.  Bazı günlerde yoğunluğunuz yüzünden fotoğraf çekememiş olsanız da pes etmeyin ve çalışmaya devam edin. Bu sizin projeniz ve nasıl olacağına siz karar vereceksiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale