X

Kemerlerinizi bağlayın ve Swing fırtınası ile dansın büyüsüne kapılın

Swing ile kendinizi müziğin büyüsüne kaptırın!

Şimdi gözlerimizi kapatalım ve şöyle 1950’li yılların başına gidelim. Kulağımıza hafif caz ritmi çalınsın, biraz saksafon ve biraz da trompet, sonra da davullar ve keman… Öyle bir ritm olsun ki, kalbinize sıcacık doluversin. Sanki yıllardır bildiğiniz bir ezgi duymuş gibi, bu neşeli ritme kendinizi kaptırıverin. Ve artık dansın ve müziğin büyüsüne kapıldınız, Swing yolculuğunuz çoktan başladı bile!

Swing dansıyla neşelenmeye hazır olun!

Swing dansı, diğer birçok dans çeşidi gibi, öncelikle müziğiyle tüm dünyada ‘’akım’’ olarak kabul edilecek büyüklükte ilgi uyandırmış bir dans türüdür. Swing müziğinin temelleri, 1930’lu yılların başında bir caz akımı olarak ortaya çıkmıştır. Müziğin sekiz notalık rahat bir ritme oturtulmuş olması, Swing dansının da temellerini atmıştır.

1950’lerden bu yana Swing, kanları kaynatıyor.

Swing müziğinde en fazla kullanılan enstrümanlar ise, caz müziğinin vazgeçilmezi olan saksafon, trompet ve viyoladır. Swing dansı da, aslında swing müziğindeki bu zenginlikten yayılmış bir dans olarak ortaya çıkmıştır. En bilineni ise Lindy-Hop olup, cazın kalbi Harlem’de 1950’li yıllara kadar değişimini tamamlamış tap, break dans ve serbest stil bütünüdür. Diğer bir tür ise Balboa’dır ve Afrikalı Amerikalıların etkilediği Afrikan-Amerikan Swing veya Batı Kıyısı Swing isimleri ile de bilinir.

Swing müziğinin vazgeçilmezlerden biri, trompet.

Günümüzde Swing, 1930-50’li yıllar arasındaki popülaritesini kaybetmiş olsa da, halen disko dansları veya stil danslar için temelleri oluşturmaya devam etmektedir. Neredeyse tüm dans okullarında katılabileceğiniz Swing dansı derslerinde, özellikle caz müziğinin ritmine kendinizi bırakabilirsiniz. Hem enerjinizi yükseltmek, hem eğlenmek, hem de yeni bir hobi edinmek istiyorsanız Swing dansını kaçırmamanızı öneririm.

 

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale