X

Kedi ve köpek sahipleri için dekorasyon önerileri ve dekorasyon malzemesi seçiminin püf noktaları

Evcil hayvan sahipleri de herkes gibi stil sahibi, zevkli bir evde yaşamak ister. Ancak çocuklu ailelerin evleri gibi bir süre sonra evcil hayvan sahipleri de etraftaki renkli oyuncaklar, toplar, tırmanma apartalarıyla baş edemeyip bundan vazgeçer. Oysa hem evcil hayvanınızla mutlu bir yaşam sürüp hem de stil sahibi bir eve sahip olabilirsiniz. Üstelik bunun için evcil hayvanınızın oyuncaklarını görünmez yerlere tıkıştırmak, etrafta onun dağıtabileceği her şeyi kaldırmak zorunda değilsiniz. İşte evcil hayvanınızla uyumlu, stil sahibi bir eve sahip olmak için birkaç dekorasyon önerisi:

1. Zemin seçimine önem verin

Hem evcil hayvanınızın hem sizin mutluluğunuzu önemsiyorsanız, öncelikle işe zeminden başlamalısınız. Yumuşak veya parke zeminler, evcil hayvanınız için pek uygun olmayabilir. Kedi veya köpeğiniz parkeleri patileriyle aşındırabilir, bu da evinizde eski ve deforme olmuş bir görünüm yaratabilir. Bunun yerine daha sert zeminle tercih ederseniz, hem temizliği kolay hem de uzun ömürlü bir dekorasyon seçimi yapmış olursunuz. Bu konuda en iyisi seramik zeminlerdir. Temizliği ve dayanıklılığı sayesinde seramik zeminleri rahatlıkla uzun yıllar kullanabilirsiniz.

2. Halılar önemli

Evcil hayvanınız varsa, kalın ve duvardan duvara halıları bir kenara bırakıp temizliği kolay, daha ince halıları veya kilimleri tercih etmelisiniz. Evinizi düzenli olarak süpürerek toz ve tüylerden uzak bir ortam yaratabilirsiniz. Siz düzenli temizlik için vakit ve enerji harcarken, malzeme seçiminizi de ona göre yapmanız gerekir. İnce kilimler, kolay temizlenebilir ve kolay yıkanabilir olması sayesinde evcil hayvan sahipleri için daha uygun olabilir. Öte yandan evcil hayvanınız varsa pahalı halı veya kilimlere para vermekten kaçınmalısınız. Kedi veya köpeğinizin patileri, sizin çok para vererek aldığınız kiliminizi kısa sürede aşındırabilir. Bu yüzden halı veya kilime çok para vermekten kaçınmalısınız.

3. Kolay kırılabilir eşyaları ortada bırakmayın

Hayvanlar, bir eşyanın kolay kırılabilir olup olmadığını ayırt edemez. Köpeğinizin kuyruk darbesi veya kedinizin patisi, incecik porselenden yapılmış vazonuzu yerle bir edebilir ve hem siz hem de evcil hayvanınız için tehlikeli olabilir. Bunun yerine duvarlara odaklanabilir, etrafta vazolar bulundurmak yerine duvarınız için dekoratif objeler veya tablolar seçebilirsinz. 

4. Ahşaptan uzak durun

Ahşap evimize sıcaklık getiren bir malzeme ancak evcil hayvanların patileri ahşaba kolayca zarar verebiliyor. Bu yüzden mobil seçerken ahşap yüzeyleri en az olan mobilyalara yönelebilirsiniz.

5. Dekoratif oyuncak kutuları edinin

Nasıl kendiniz veya aile üyeleriniz için eşyaları düzenli tutmak ve şık görünmesini istiyorsanız, evcil hayvanınız için de aynı şeyi yapabilirsiniz. Kedi veya köpeğinizin oyuncakları için dekoratif kutular alabilir, böylelikle bunu da ev dekorasyonunuzun bir parçası haline getirebilirsiniz.

6. Kedinizin tırmanma duvarını pencere kenarına yerleştirin

Dekorasyon uzmanları der ki, bir eşyanın öncelikle fonksiyonel olması, sonrasında göze hitap etmesi gerekir. Eğer kedinizin tırmanma duvarı varsa, bunu pencerenin önüne yerleştirebilirsiniz. Kediler pencereden dışarı bakmayı sevdikleri için böylelikle tırmanma duvarında daha fazla vakit geçirecek ve mobilyalarınızdan uzaklaşacaktır.

7. Yıkanabilir ve tüy tutmayan malzemelere odaklanın

Özellikle mobilya alırken, döşemelik kumaşların tüy tutmayan ve yıkanabilir olmasına özen gösterebilirsiniz. Bu hem sizin hayatınızı kolaylaştıracak hem de evcil hayvanınızla daha barışık bir yaşam sürmenize yardımcı olacaktır.

8. Renk uyumuna dikkat edin

Evcil hayvanınız, evinizin dekorasyonunda size ilham kaynağı olabilir. Eviniz için renk seçimi yaparken, evcil hayvanınızın tüylerinin renklerinden ilham alabilirsiniz. Örneğin evinizin bir duvarını, kedinizin tüyleriyle aynı gri tonunda boyayabilirsiniz veya bir kanepeyi, köpeğinizin tüyleriyle aynı renk bir kumaşla kaplatabilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale