X

Kaybettiğimi sandığım şeyler

Bu hafta da sizlerle benim hayattaki en büyük korkularımdan biri olan ve son 1.5 senedir üstünde çokça çabaladığım kaybetme korkusundan biraz konuşmak istiyorum. Uzunca bir zaman aileme, arkadaşlarıma, sevgililerime, danışanlarıma, çevremdeki çoğu insana çok fazla değer verdiğimi ve çok verici olduğumu düşündüm. Sanırım bir çoğumuz da düşünmüşüzdür. Hani hepimiz çok iyi ve vericiyiz ya hak ettiğimiz değeri göremeyiz…

Burası tam olarak arkadaşlar aslında böyle değil; sevgi görmek, değerli hissetmek, kabul görmek, kaybetmemek, yalnız hissetmemek ya da aklınıza gelecek size ait başka çokça benzeri duygu için bizim yaptığımız bir seçimdir aslında. Bunları doldurmak ve kaybetmemek veya bu duyguları hissetmek adına bizi rahatsız eden pek çok duruma maruz kalmaya devam ederiz. İlerlemek ve öğrenmek için bu yollardan geçmemiz gereklidir, ancak nerede kaybetme korkusunun esiri olup olmadığımızı bize sürekli zarar veren bir duruma dur demek gerektiğini anlamamız gerekiyor.

Çünkü çoğumuz yüksek düzeyde öğrendiğimiz bazı duyguların bağlamlarını zarar verici şekilde devam ettirebiliyoruz. Çoğu zaman uzunca rahatsız edici durumlara dur diyemiyoruz. Bazen bu kaybetme korkusu sadece insanla olmak zorunda da değil. İşimiz, arabamız, evimiz, statümüz, patili dostlarımız, paramız, kıyafetlerimiz, vb. bağlılık yerine bağımlısı haline geldiğimiz, duygularımızla bağ kurabildiğimiz her şey olabilir.

Daha önce de konuştuk; insan her şeyle bağ kurabilir, kurmalıdır da, bu önemli bir konu. İnsanın özünü koruyup devam ettirebilmesi içinde gereklidir. Bugün toksik kişisel gelişim ve psikolojinin insanı yalnızlaştırmaya ve bencilliğe doğru ittiği, bağ kurmaktan giderek uzaklaştırdığı yöne doğru ilerlemeyelim. Bağ kurmak çok önemli. Bağımlı olma kısmına da dikkat etmemiz gerekli. O yüzden hayatta doğduğumuz anda nötr gelmişken, giderken de nötr gideceğimizi hatırlamamız lazım.

Kaybetme korkusunun karşılıklı olmadığı veya bize zarar veren bağların başka yerde ve zamanda yeniden sizinle oluşabileceğini lütfen unutmayalım. Hayatta her şey o anda iki uçta gerçekleşir, önemli olan bizim seçimlerimizdir. Kaybettiğimizi düşündüğümüz nokta da başka bir şey kazanırsınız veya kazandığınız anda başka bir şeyleri kaybedersiniz. Hayatta pozitif de negatif de aynı anda var olur. Her zaman başka bir olasılık da ordadır. Gerçek bağlar hiçbir zaman tam anlamıyla kaybolmaz. Sadece yeri, zamanı, şekli ve kişileri değişebilir. O yüzden kaybetmekten korkmayın. Çünkü hiçbir zaman kaybetmeyeceksiniz, siz kaybetmeyi seçmedikçe. Size ait olmayanı ve size ait olanı da asla kaybetmezsiniz. Yolunuza ışık olması dileğiyle…

Not: İzlemeyenler için Aamir Khan’ın  P.K. filmini bu yazı üzerine izlemenizi tavsiye ederim. Dünya’ya nötr gelen bir uzaylının bir kaybetmeyle başlayan arayışını anlatan tatlı bir komedi filmidir.  Size de bu yazının üzerine bazı şeyleri şöyle bir düşündürteceğini umuyorum. İzleyecekler için keyifli seyirler.

İlginizi çekebilir: Gerçek longevity nerede saklı?

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale