X

Karmanızı anlamak için sormanız gereken soru: Bu deneyim bana ne öğretiyor?

Bu haftaki yazımı son zamanlarda adını çok sık duyduğunuz karma üzerine yazmak istedim. Ne olduğunu öğrendikten sonra eminim hayatta yaptığınız eylemlere, söylediğiniz sözlere, yargılarınıza ve “asla ben böyle yapmam” diye başlayan düşüncelerinize daha çok dikkat edeceksiniz.

Karma bitirilmemiş eylem anlamına geliyor. Bazı açıklamalarda ise eylemlerimize bağlı olarak şekillenen görünmez bir güç olarak yer alıyor. Bitirilmemiş acı, bitirilmemiş duygu, bitirilmemiş tüm deneyimler karma yaratır. Hayatta sürekli neden şikayet ediyorsunuz?

Sürekli başınıza gelen bir deneyim var mı? Kendinize soru sormaktan kaçmayın. Cevap mutlaka gelecektir. Bütün farkındalıklar tek bir soruyla başlar. Fark etmediğiniz sürece bir deneyimden özgürleşmeniz mümkün değildir.

İnsan hep en korktuğu şeyle yüzleşir, yargıladığı şeye dönüşür, kaçtığı her durum tarafından kovalanır. Her biri yaratılan karmanın bir sonucudur aslında. Verdiğimiz her karar, ağzımızdan çıkan her söz gelecekte başımıza ne geleceğini belirler. Hayatta yaşadığımız her şey eylemlerimizin sonucudur.

Bir haksızlığa uğradıysanız farkında olmadan birine haksızlık ettiğiniz içindir. Aldatıldıysanız birilerini veya kendinizi aldattığınız içindir.

Hoşlanmadığınız bir durum yaşadıysanız birini derinlemesine yargıladığınız içindir. Emeğiniz çalındıysa farkında olmadan birilerinin emeğini çaldığınız içindir.

Burada yazılan her şey suçlamak veya suçlanmak için değil, tamamen farkında olmanız içindir. O zaman bakılması gereken veya kendinize sormanız gereken sorular şunlardır:

  • Bu deneyim bana ne öğretiyor?
  • Ne göstermeye çalışıyor?
  • Bu deneyimi kendime ve karşı tarafa karşı nasıl faydaya çevirebilirim?

Biri beni kırdığında içimden şöyle derim: “Acaba farkında olmadan kimi kırdım, kimi incittim?” Sonrasında ise gözlerinin içine bakıp önce “seni affediyorum“, sonrasında ise “farkında bile olmadan kırdığım her kimse lütfen beni affet, özür dilerim” diyorum. Ruhsal arınmanın ve karmayı dönüştürmenin en güzel ve kestirme yolu affetmektir.

Wayne Dyer aslında ne demek istediğimi çok güzel özetlemiş: “İnsanların sana nasıl davrandığı kendi karmalarıdır, senin karmanı belirleyen ise onlara verdiğin cevaptır.” Yani, başkalarının davranışları yerine öncelikle kendi eylemlerimize odaklanmalıyız. Başkalarını suçlamak yerine önce kendimizi sorgulamalıyız. Başkalarına olan her yaklaşımımız bize aynı şekilde döner. Tıpkı bir bumerang gibi.

Deepak Chopra’ya göre başımıza gelen olaylar tamamen kendi sorumluluğumuz altındadır. Yanlış davranışlarda bulunursanız, pozitif bir hayat bekleyemezsiniz. Kötülük yapmak ileride başımıza daha büyük kötülüklerin gelmesine yol açar, aynı şekilde iyilik yapmak ise gelecekte başımıza daha iyi şeylerin gelmesini sağlar.

O zaman bir duayla bitirmek isterim yazımı:

Bilinçli veya bilinçsiz olarak kırdığım, kızdığım, değer göstermediğim, saygısızlık ettiğim herkesten,

Fark etmeden emeğini yok saydığım, hakkını yediğim, aldattığım, çaldığım, bu hayat koşuşturmamda kalbimde kocaman yere sahip olsalar da arayıp soramadığım,

Aradıklarında dönemediğim tüm arkadaşlarımdan,

Çok istesem de tutamadığım her söz için,

Direnç gösterdiğim, şikayet ettiğim, kavga ettiğim her durumdan,

Her zaman ağır eleştirileri ve suçlamaları kendime yaptığımdan ötürü kendimden,

Bilinçli veya bilinçsiz yarattığım tüm karmalarımdan özür dilerim. Lütfen beni affet. Seni seviyorum. Teşekkürler.

Sonuç mu?

Hayatta yaşadığınız her deneyim siz onu tamamen olgunlukla deneyimleyene ve anlayana kadar devam eder.

İlginizi çekebilir: Hayat seçimlerden ibaret: Bu yolculuktaki en kolay ve özgür seçim ise kendiniz olmak

Tuba Kaytaş: Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ve kendisine yaptığı muazzam değişikliği fark edince deneyimlediği tüm güzellikleri insanlarla paylaşabilmek için yoluna nefes eğitmeni olarak devam etmeye karar verdi. 2009 yılında Ommira Kişisel Gelişim Merkezi’ni kurdu. Bu süreçte yaptığı çalışmaları ve deneyimlediklerini Özgür Kocaeli Gazetesi’nde kişisel gelişim konularında yazılar yazarak paylaştı. Yıllardır içinde bulunduğu nefes seminerlerinin ardından bilgi ve tecrübelerini 2012 yılında yayımlanan ilk kitabı Nefes’le Mucizelere Giden Yol adlı kitabında topladı. Araştırmacı ve yenilikçi bakış açısıyla, nefesle ilgili her konuyla ilgilenerek yoluna devam eden Kaytaş, Nefesimizin düşüncelerimizi etkilediğini fark edince kendi yöntemini geliştirip nefesi duygularla bütünledi. 8 yıllık çalışmaları ve eğitimleri sonucu geliştirdiği Nefs-i Terapi yöntemini aynı isimli kitapla paylaşmaya karar verdi. 3. Kitabı olan Bedenin Şifresi ile okuyucularına bedeni tanımanın ve şifanın yollarını sundu. 4. Kitabı olan 1 ile ilişkilere farklı bakış açısıyla bakabilmeye rehber oldu. Türkiye’nin İlk Transformal Nefes Koçları’ndan olup, daha sonra kendi sistemini kuran Kaytaş, nefesin en doğal halini Bütünsel Nefes’te birleştirdi. Şu anda Nefes Kampları düzenliyor, sorgulanabilir sertifikalı olan Profesyonel Nefes Uygulayıcılık Eğitimleri veriyor ve kendi sitesi olan www.nefesatolyesi.com da yazı yazmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale