X

Karma karma söyle bana: Yoga ile karmayı temizleyip sıfırlayın

Karma kavramını ilk duyduğumda çok korkutucu gelmişti. Sanki cennet ve cehennemin bu dünyada tezahür etmiş bir haliydi. Oysa sonrasında anladım ki, sandığımın aksine karma korkulacak, çekinilecek ya da üzülmemize neden olacak bir yasa değil, tam tersine çok sevecen bir evrensel eğitim sistemiymiş.

Karma denilince çoğu kişinin aklına, işlediğimiz günahların karşılığını yaşayacağımız bir cezalandırma sistemi ya da hayatta güzel şeyler yaşayabilmek için iyilik yaparak iyilik bulabileceğimiz ödül sistemi geliyor. Karma ne bir ceza ne de bir ödül sistemidir.

Ne ekersen onu biçersin” diyen çok sevgili atalarımız da bu gerçeği keşfetmiş olsa gerek. Hayatta tüm düşüncelerimiz ve eylemlerimiz karşılığı tam olarak böyle. Nasıl bir düşünce yapısıyla nasıl bir eylemde bulunursan, sana benzer duygu ve düşünceleri yaşatacak olaylarla karşılaşırsın. Evrensel karma sistemi, enerjini aynalayarak sana kim olduğunu göstermeye çalışır. Kendini görebilmen için bir fırsat tanır. Bu sayede görebilen insanlar, hoşlarına gitmeyen davranışlarını değiştirerek yeni bir kişi olmayı seçebilir. Her an yeni bir kişi olabilmen için bir fırsat sağlanmış olur.

Hepimizin elbet kendisi ile ilgili şikayetçi olduğu davranış ve düşünceleri vardır. En azından kendimiz hakkında yoksa bile etrafımız hakkında şikayetçi olduğumuz konular olabiliyor. İşte karma burada devreye giriyor. Kendimizle ya da başkalarıyla yaşadığımız sorunların hepsi, kendi içimizdekileri görmek ve gördükten sonra dönüştürebilmek için çok değerli birer fırsat. Yaşanılan sorunlarda ne gibi tutumlarda bulunduğumuz ya da hangi kişiliği sergilemeyi şeçtiğimizi görmemizi sağlıyor. Eğer sen sıkıntı yaşadığın durumlarda olduğun kişiyi görebilirsen, düşünce ve davranışlarını değiştirerek artık benzer durumları yaşamayı bırakabilirsin. Böylece bu hayatta artık belki tekrar tekrar yaşamak zorunda kaldığın benzer olaylardan alman gereken deneyimi alarak, hayat yolunda ilerlemeye devam edebilirsin.

Çünkü her şey hem seninle ilgili hem de değil. Bir olay sonucu içinde seni rahatsız edecek bir duygu ve düşünce beliriyorsa bu kesinlikle içindekilerle alakalı. Yok ama bir durum yaşanıyor; bu olay sende herhangi bir duygu ya da düşünce yaratmıyor ve sen sadece gözlemci olarak olayı izleyebiliyor ve sadece yapman gerekenleri yapabiliyorsan işte konu seninle ilgili değil. Her durumda sadece kendi içine bakarak bu farkı anlamaya çalışman bu yolda çok değerli bir pratiktir.

Tabii karma sadece bu yaşamda yapılan davranış ve düşüncelerden değil, daha geniş planda önceki hayattan getirdiğin enerjilere bağlı olarak da şekilleniyor. Büyük planda bakıp değerlendirebilecek anlayışa sahip olmayanlar için; bazen de başına gelen olayın neden kaynaklandığını anlayamasa da o olayı sevgi ve anlayış getirmeye çalışarak, en azıdan yeni karma üretmemek, kişinin yolunda en hayırlısı olacaktır.

Peki tüm bunların yoga ile ilişkisi nedir? Yogada yapılan bu tüm pratikler ile üzerimizdeki tüm bu karmaları temizlemek ve bütün karmalardan arınmaya çalışıyoruz. Karmaları temizleyerek bütün bu döngüyü sıfırlamaya çalışıyoruz. Çünkü karmalar kişinin görünmez yükleri. Bu yüklerden tamamen arınarak, evren ve bütün ile tekrar bütünleşebilmek dileğiyle. Namaste.

 

İlginizi çekebilir: Yogaya bir de bu açıdan bakın

Burak Ayhan: 1987 yılında, Akdeniz'in sıcakkanlı şehri Mersinde gözlerini dünyaya açan Burak, kendi kişisel öyküsüne başlamış. Herkes gibi kendi öyküsünün kahramanı olan bu şahıs, üniversitede tıp okumayı seçerek etrafındaki kişilere şifa vermeye niyetlenmiş. Sonrasında Radyoloji dalında uzmanlaşarak yolculuğuna devam etmiş. Fakat bu süreçlerde içinde hep bir şeylerin eksik olduğu duygusunu taşıyan kahramanımız, çeşitli kişisel gelişim seminerlerine, ruhsal öğreti danışmanlıklarına katılmış ve bu alanlarda bilgi sahibi olabileceği araştırmalar yapmış. Ta ki bir gün bütün öğretilerin dediği gibi "KENDİNİ BİL, KENDİNİ TANI" ifadesini uygulamaya ve gerçekten sadece kendi içine yönelmeye karar verip, meditasyon yapmaya başlayana kadar. Meditasyon yapmaya başlayıp kendini anlamaya ve tanımaya başladıkça, onun için süreç hızlanmış, işinin onu ifade etmediğine karar vererek işini bırakmış ve bir süre sonra da yolunu aydınlatan öğretmeni ile tanışıp YOGA yapmaya başlamış. Artık kendisi Yoga yolunda kendine giden bir yolcu. Bu yolda bir yandan öğretmeye devam ederken kendisi de bir yandan öğrenmeye, kendini keşfetmeye devam ediyor. İnsanlara artık bu yolla şifa vermeye ve aslında insanların kendi şifalarını bulmalarına destek oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale