X

Kariyer yolculuğunuzda kaybettiğiniz tutkunuzu kazanmanıza yardımcı olacak önerileri

Yeni bir işe başlamak ilk buluşmaya gitmek gibidir. İçinizde büyük bir heyecan vardır ve ilk başlarda herkesi etkilemek istersiniz; fakat zaman geçtikçe işe gitmek sizin için bir rutine dönüşeceği için, içinizdeki tutku da zamanla azalıp gidecektir. Hepimiz bu durumu yaşamış olsak da Yahoo’nun Kültür, Rehberlik ve İletişim Başkan Yardımcısı Sandy Gould’a göre iş yaşamında tükenmişlik önemli bir problem.

Her ne kadar stres fiziksel olarak yorgunluğa, girişkenliğe ve uyku isteğine neden olsa da, stresin içsel ve psikolojik etkileri bulunuyor. Yani iş yaşamında tükenmişlik hali stres kaynaklı değil.

‘Tutku seviyeniz ve ilhamınızla yaratıcılığınız ve işinize bağlılık arasında doğrudan korelasyon olduğunu düşünüyorum.’ Bir başka deyişle kariyerinizin monoton olmaya başladığınızı düşünüyorsanız, belki de bu durum işte yaptıklarınızı yansıtması açısından sizin için önemli bir şans olabilir. Eğer siz de Amerikalıların %71’i gibi kendinizi işe bağlı hissetmiyorsanız ve kariyerinizdeki bir sonraki adımın ne olduğunu bilmiyorsanız, iş hayatındaki cazibenizi geri kazanma yollarına göz atma zamanınız gelmiş demektir. İşte kariyerinizde kaybettiğiniz tutkunuzu geri kazanma yolları:

1. Kendi süper gücünüzü bulun

‘Herkesin kendine özgü, kendini diğer çalışanlardan ayıran yetenekleri vardır ve bu noktada en önemli nokta kendinizinkini bulmaktır.’ Yahoo’da yetenek kazanma konusunda uzman olan Sandy’ye göre başvuranlar arasında güçlü yanlarını belirtmeyen kişilerin işe alınma ihtimalleri oldukça düşük. Güçlü yanlarınızı bulmak için, kendinize şu soruları sorun:

  1. İşte neyi seviyorsunuz?
  2. İnsanlar sizin neyde iyi olduğunuzu söylüyorlar?
  3. Ne gibi başarılar elde ettiniz, hangi süper güçleriniz bu kazanımları elde etmenizde yardımcı oldu?
  4. Başkalarından farklı olarak yaptığınız şey nedir?
  5. Bir sonraki hedefiniz nedir: Ünvan mı, para mı, görev almak mı ya da bir yeteneğe sahip olmak mı?

2. İşinizi yeniden tanımlayın

Görevi bırakmak mı istiyorsunuz? İşi bırakmak kolay bir çözüm yolu gibi görünebilir; fakat her zaman en iyi çözüm yolu değildir. Onun yerine Sandy, şu anki pozisyonunuzu sorgulamanıza ve sevdiğiniz şeyleri sıralayacak şekilde yeniden tanımlamanızı istiyor: ‘Rolünüzü farklı açılardan yeniden hayal edin. Bu şekilde düşünmeye çalışmak,  mükemmel deneyimler, bağlantılar ve en sevdiğiniz süper güçlerinizle ilgili sonuçlar yaratmanıza olanak sağlayacaktır.’

Eğer hayalinizdeki işi bulamadıysanız, bir de onu yaratmayı deneyin.

Aslında bu tavsiyeler Gould için oldukça tanıdık; çünkü kendisi de kariyerinde bu uygulamaları headhunter şirketinde satış sorumlusu olarak çalışırken kullanmış: ‘Satışı sevmiyordum; fakat insanları çok seviyordum ve onlara danışmanlık yapmak ve tavsiyeler vermek istiyordum. Bu yüzden işimi farklı bir şekilde yapmaya karar verdim ve şirketlerin insanları en iyi nasıl yönetebilecekleri ve adayların yapmayı sevdiği şeylerde süper güçlerini açığa çıkarmaları, kendilerini geliştirmeleri ve insanları en iyi nasıl yönetebilecekleri konusunda şirketlere tavsiyeler vermeye başladım.

İlgili yazı: Mesleğimizi nasıl sevebiliriz?

Önemli ders: Eğer hayalinizdeki işi bulamadıysanız, onu yaratın.

3. Tavsiye alın

Her ne kadar kariyerinin zirvesindeki insanlar için her şey mükemmel gidiyor gibi görünse de, aslında iş yaşamında tükenmişlik çok yaygın bir durum ve ne zaman ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor. Bu yüzden kendinizi tükenmiş hissettiğiniz noktada şirketteki diğer insanlardan yardım istemekten korkmayın.

Sandy’nin bu konuyla ilgili de güzel bir tavsiyesi var: ‘Şirketinizde yetişmiş ve başarılı olmuş bir kişiyi belirleyin. O kişiye ulaşıp kendi hikayesini paylaşmasını isteyin ve bu sırada hareketlerini yakından inceleyin. Bu noktada; ne gibi yeteneklere sahip, kariyer yolculuğunda ne gibi dersler almış, gelişmesini sağlayan ne gibi deneyimler yaşamış, tüm bunları nasıl başarmış ve ona kimler yardım etmiş öğrenmeye çalışın.’

Şirketinizde başarılı olmuş kişilerin başarı hikayelerini dinlemek, kendi kariyer yolculuğunuzda size katkı sağlayacaktır.

Egonuzu park edin, dinleyin ve öğrenin. ‘Aslında tüm olay iyi bir öğrenci olmak, tüm cevapları biliyor gibi davranmamak. Zor durumlarda, kendime hatırlatması adına bu mottoyu benimsedim. ‘Öğrenmek her zaman doğrudur. Bilmek her zaman yanlıştır; çünkü durumlar değişebilir.’ diyor Sandy.

4. Bir plan oluşturun

Kariyer yolculuğunuzda süper gücünüzü buldunuz, rolünüzü sorgulayıp tekrar kafanızda canlandırdınız ve güvendiğiniz birinden tavsiye aldınız. Sıra geldi son adıma: Bir plan şekillendirmek adına kariyerinizdeki bir sonraki adımı belirleme. Gould kariyer gelişimi planı oluşturmanıza yardımcı olacak online araçlardan faydalanmanız gerektiğini söylüyor. Bu online araçlar hedeflerinizi planlamanızı, güçlü yanlarınızı belirlemenizi ve geliştirmeniz gereken temel noktaları belirlemenize yardımcı olacaktır.

Bu size ürkütücü gözükebilir; fakat taktiksel bir yaklaşım belirlemek tanımlamanız gereken adımları listeler ve kariyerinizde bir sonraki adıma geçmenizi sağlar. Bunu tamamladığınızda, bir daha asla kariyerinizdeki bir sonraki adımı sorgulamanıza gerek kalmaz.

Kaynak:

Mydomaine.com

Careercast.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale