X

Biyomedikal mühendisliği öğrencileri diyabet yönetimini kolaylaştırabilecek bir insülin pompası geliştirdi

Texas A&M Üniversitesi öğrencileri, tasarladıkları yeni bir yazılım ile klasik insülin pompalarını bir üst boyuta taşıdılar. Bu yazılım, sağlık dünyasında kritik bir eşiği temsil ediyor. Bu yazımızda, diyabet hastalarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilecek bu projenin tüm detaylarını sizlerle paylaşıyoruz.

İnsülin pompası nedir?

Texas A&M Üniversitesi öğrencilerinin diyabet tedavisine yönelik geliştirdiği yazılıma geçmeden önce insülin pompasının ne işe yaradığını anlamakta fayda var. Bu taşınabilir cihaz, diyabet hastalarının vücutlarına sürekli ve düzenli olarak insülin sağlıyor. Kullanımı kolay ve küçük olan bu cihaz, kan şekeri seviyesini hassas bir şekilde kontrol ediyor. Bu kontrol mekanizması, ani yükseliş ve düşüşlerin önüne geçiyor.

İnsülin enjekte etme zorunluluğunu ortadan kaldıran insülin pompası, ince bir tüp ve iğne aracılığıyla insülini vücuda veriyor. Kullanıcılar, bu cihazı belirli hormon dozlarına göre programlayabiliyorlar.

İnsülin pompaları ve sürekli glikoz ölçüm cihazları (kan şekerini ölçen sensörler), tip 1 diyabete sahip insanların hayatını fazlasıyla kolaylaştırıyor. Bir diğer yandan, bazı hastaların bu cihazları kullanmalarına rağmen kan şekerlerini dengede tutmakta zorlandığı gözlemlenebiliyor. Texas A&M Üniversitesi öğrencileri de tasarladıkları proje ile bu durumun önüne geçmeyi hedefliyorlar.

Texas A&M Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği yazılım nedir?

Proje ekibi (Kaynak: engineering.tamu.edu)

İmplante edilebilir insülin pompaları, insülini doğrudan karaciğere ileterek diğer sistemlere göre daha fizyolojik bir etki sunuyor. Etkisi küçümsenemeyecek bu pompalar, günümüzde ne yazık ki hala manuel ayarlamalar gerektiriyor. Bu durum, yoğun bir hastalığı yönetmeye çalışan kişilerin zihinsel baskı hissetmesine yol açıyor. Aynı zamanda, manuel ayarlama yaparken yanlış hesaplama riski de açığa çıkabiliyor. Bu yüzden, hem hastalar hem de sağlık profesyonelleri diyabet yönetimini daha güvenilir ve kolay bir hale getirecek otomatik sistemlerin arayışına giriyorlar.

Texas A&M Üniversitesi’nden beş tane biyomedikal mühendisliği öğrencisi, hastaların ve profesyonellerin arayışına odaklanıyor. Medtronic MiniMed tarafından destek alan bu öğrenciler, standart harici pompaları kullanamayan hastalar için implante edilebilir bir insülin pompasına yönelik kapalı döngü algoritması geliştirdi. Bu algoritma, hastaların sisteme neredeyse hiç müdahale etmesine gerek kalmayan bir yapı oluşturmayı amaçlıyor. Öğrencilerin projesi aracılığıyla, insülin pompası ve glikoz ölçüm cihazı sürekli olarak birbiriyle iletişim kuruyor.

Kapalı döngü sisteminin önemi

Medtronic’in insülin pompası sistemi (Kaynak: engineering.tamu.edu)

İnsülin pompası, kan şekerinin yüksek olup olmadığını hesaplıyor ve düşürülmesi gerekiyorsa insülin dozu veriyor. Kan şekeri düşük olduğu zaman algoritma bazal insülin hızını azaltarak şekeri tekrar yükseltmeye çalışıyor. Öğrencilerin geliştirdiği kapalı döngü sistemi, pompa ve glikoz ölçüm cihazının sürekli iletişim halinde olmasını sağlayarak hastalar tarafından herhangi bir değer girme gerekliliğini elimine ediyor.

Proje ekibinin üyelerinden biri olan Jacob Kimbrough, tip 1 diyabete sahip olduğunu belirterek algoritmanın önemini vurguluyor. Kimbrough, geleneksel cihazları kullanarak hastalığını yönetirken zorluklarla karşılaştığını ve bu projenin yaşam kalitesini yükselttiğini söylüyor.

Bu sistem, yapay pankreas gibi davranan otomatik sistemlere doğru bir dönüşümün başladığını somutlaştırıyor.

Projenin geleceği ve öğrencilere sunduğu fayda

Projenin sponsoru Medtronic MiniMed, şu anda prototip aşamasında bulunan projeyi genişletmeyi amaçlıyor. Diyabet hastaları ve sağlık profesyonelleri için büyük bir umut vadeden projenin geliştirme süreçlerinin hız kazanacağı öngörülüyor.

Bu proje sağlık paydaşlarına pek çok fayda sunduğu gibi mühendislik öğrencilerini de fazlasıyla destekliyor. Eğitim hayatı boyunca teorik dersler alan öğrenciler, bu proje aracılığıyla öğrendiklerini pratiğe dönüştürebiliyorlar. Kısacası, proje öğrenciler için gerçek bir mühendislik deneyimi sunuyor.

Texas A&M Üniversitesi biyomedikal mühendisliği öğrencilerinin çalışması, diyabet hastalarının günlük karar verme yükünü azaltacak teknolojilerin önünü açıyor. Bu teknolojiler, doğru hesaplama baskısını ve stresi minimuma indirirken tip 1 diyabetlilere de daha özgür bir yaşam vadediyor.

Kaynak: Texas A&M University Engineering

İlginizi çekebilir: Kan şekeri nasıl dengelenir: Kan şekerinizi aslında ne yükseltiyor?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. DDyson Airwrap Co-anda2x™D, yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale