X

Kapalı alanda kalma korkusu: Klostrofobi

Klostrofobi kapalı alanda kalma korkusu olarak tanımlanabilir. Klostrofobisi olan kişi, küçük kapalı alanlarda nefes alamamaktan, boğulmaktan, panik atak geçirmekten çok yoğun bir şekilde kaygı duyar.

Bu kişiler, asansör, uçak ve metro benzeri küçük kapalı alanlara girmekten kaçınırlar. Hatta bazı kişiler için mekanın sadece kapalı olması bile kaygı uyandırıcı olabilir. Alışveriş merkezleri ve sinema salonları gibi küçük olmayan ancak kalabalık olan yerlerde de kaygı duyarlar. Bu fobinin yoğunluğu kişiden kişiye farklılık gösterir. Klostrofobi, kişideki kaygının yoğunluğuna göre hayatını oldukça kısıtlayıcı bir fobi türüdür.

Klostrofobinin Belirtileri

Kapalı alanlarda,

–       Nefes darlığı çekme

–       Boğulacakmış gibi hissetme

–       Vücutta terleme

–       Vücudun çeşitli bölgelerinde titreme

–       Bayılacakmış gibi hissetme

–       Ağlama krizi

Klostrofobisi olan kişinin, kapalı bir alana girme düşüncesi dahi bu belirtileri hissetmesine neden olabilir.

Klostrofobinin nedenleri

Klostrofobinin tek bir sebebi yoktur. Yaşanmış tramvatik deneyimler ve yoğun stres yaratan olaylar kişide bu fobinin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Kişinin ailesinde kaygı bozukluğu olması durumu kişinin bu fobiyi geliştimesinde etken olabilir. Kaygılı, evhamlı ve endişeli bir aile içinde yetişen çocuklar ebeveynlerinin davranışlarından etkilenirler ve onların kaygılarını taşımaya başlayabilirler.

Klostrofobinin tedavisi

Klostrofobi, kişinin gündelik yaşantısını oldukça kısıtlayıcı bir fobidir. Kişinin mesleki ve sosyal yaşantısı klostrofobisi nedeniyle olumusuz şekilde etkilenir.

Klostrofobisi olan kişiyle psikoterapide, kaygı ve endişe duygusuna neden olan olumsuz düşünceleri üzerinde çalışılır.

Klostrofobisi olan kişinin düşünceleri:

‘‘Metroya binersem boğulabilirim.’’

‘‘Uçağa binersem bayılabilirim.’’

‘‘Asansörde nefessiz kalırım.’’

‘‘Kötü hissedersem oradan çıkamam.’’

Psikoterapide, kişinin bu olumsuz düşünceleri değerlendirilip yeniden yapılandırılarak daha olumlu ve gerçekçi düşüncelere dönüştürülmesi için çalışılır.

Psikoterapi kaygılarla başa çıkabilmeyi öğreten bir süreçtir. Kişinin kaygılarla mücadele edebilmesi için çeşitli egzersizler yapılır. Kişinin adım adım kaygılarının üzerine gidebilmesi için çalışılır. Bu süreçte kişiye gevşeme egzersizleri de öğretilir.

Terapi sürecindeki amaç, kişinin kaygısının hayatını kısıtlamasını önlemektir. Böylece kişi hayatını daha verimli, kaliteli ve tatmin edici bir şekilde yaşabilir.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.  

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale