X

Kanser dosyası: Kadınlarda sık görülen kanser türleri ve doğru bilinen yanlışlar

Kadınların hayatlarını tehdit eden kanser türleri arasında meme, rahim, rahim ağzı, rahim içi ve yumurtalık kanserleri yanı sıra, nadir olarak olsa da vulva, tüp/tuba ve vajina kanserleri sıralanıyor. Kanser, dünyada ve Türkiye’de giderek yayınlaşan hastalıkların başında geliyor.

Hastalığın görülme sıklığı artarken modern tıptaki gelişmelerle birlikte erken teşhis ve tedavi yöntemlerinde önemli ilerlemeler kaydediliyor. Düzenli kontroller, yıllık check-uplar ve erken teşhis metotlarıyla erken dönemde tanı konması tedavi sürecinde kritik bir öneme sahip. Erken teşhis hem tedavi sürecini destekliyor hem de kişinin yaşam kalitesini artırıyor. Hayat kurtaran erken teşhis için kanser türleri ve doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi sahibi olmak büyük önem taşıyor. Bu yazımızda kadınların sağlığını tehdit eden kanser türleri hakkında hem temel bilgileri bulabilir hem de doğru olarak bildiğimiz yanlışları öğrenebilirsiniz. 

Meme kanseri

Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, meme dokusunda süt kanalını oluşturan ve süt üreten hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür. Her 10 kadından birinde görülen meme kanserinde, kanserin kan ve lenf yoluyla diğer organlara yayılmadan tanı konması gerekir. Meme kanserinin sebebi tam olarak bilinmese de, genetik faktörler, beslenme şekli, adet düzeni gibi birçok faktör etki ediyor. Meme kanserinin görülme riski, yaş ilerledikçe artıyor ancak ailede görülmüş bir hikaye varsa, yaş ilerlemeden düzenli kontroller yaptırmak gerekiyor. En belirgin belirtilerin başında memede kitle oluşması geliyor. Bu kitle meme dışında koltuk altı bölgesine doğru da olabilir.

Meme kanseriyle ilgili doğru bilinen yanlışlar:
  • Sütyen takmak meme kanserine sebep olur: Sütyen takmak meme kanserinde risk oluşturmaz.
  • Beslenmenin meme kanseriyle bir ilgisi yoktur: Yağlı yiyecek tüketimi meme kanserinin gelişim riski üzerinde olumsuz etki edebilir. Bu yüzden sağlıklı beslenme büyük önem taşır. 
  • Kilo ve meme kanseri arasında bir ilişki yoktur: Araştırmalar fazla kilolu kadınlarda meme kanseri riskinin iki katına çıktığını göstermektedir.
  • Alkol tüketimi meme kanseri riski oluşturmaz: Her gün 1-2 kadeh alkol alımı meme kanseri gelişim riskini yüzde 35 oranında artırmaktadır.
  • Fazla şeker meme kanserine neden olur: Şeker tüketiminin direkt olarak meme kanseriyle ilgisi yoktur. Ancak beslenme düzeni meme kanseri riskini olumlu ya da olumsuz etkileyebileceği için dikkat etmek gerekir.
  • Parfüm, deodorant, lazer epilasyon ve kalıcı makyaj meme kanserine neden olur: Bu ürün ve uygulamaların kanser oluşumuyla doğrudan bir ilgisi yoktur. Ancak ürün içerikleri vücudunuz üzerinde farklı etkiler yapabilir. 
  • Meme kanseri bulaşıcıdır: Hiçbir kanser bulaşıcı değildir. Ancak rahim ağzı ve karaciğer kanseri gibi bazı kanserlerin nedenleri arasında virüsler vardır.
  • Meme kanseri yalnızca kadınları etkiler: Her ne kadar kadınlara oranla erkeklerde meme kanserine yakalanma oranı düşük olsa da, meme kanseri yalnızca kadınların değil erkeklerin de hayatını tehdit edebilen bir kanser türüdür. 
  • Küçük göğüslü kadınların meme kanserine yakalanma riski düşüktür: Araştırmalar ışığında, göğüs büyüklüğü ve kanser riski arasında doğrudan bir bağ olmadığı ortaya konmuştur. Bu yüzden her kadın düzenli kontrollerini mutlaka yaptırmalıdır. 
Jinekolojik kanserler

Kadınların sağlıklarını ve yaşamlarını tehdit eden bir diğer kanser grubu jinekolojik kanser türleridir. Bunlar arasında yumurtalık, vulva kanseri ve kadınlar arasında en sık görülen ikinci kanser türü olan rahim ağzı kanseri yer almaktadır.  

 

Rahim kanseri

Kadınların hayatını tehdit eden bir diğer kanser türü olan rahim kanseri, rahmin iç tabakasını oluşturan endometrium denilen tabakadan gelişir. Kanser buradaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla oluşur. Şişmanlık, yüksek tansiyon, diyabet, genç yaşta menopoza girme, doğum yapmamış olmak gibi farklı risk faktörleri bulunur. Rahim kanserinin en önemli belirtisi, menopoz sonrası görülen kanamadır. Menopoz öncesi ise uzayan, aşırı ve düzensiz adet kanamalarına dikkat etmek gerekir. Rahim kanseri vajinal kanama ile hastayı uyarır.

Rahim ağzı kanseri

Rahim ağzı kanseri kadınlar arasında en sık görülen 2. kanser türüdür. Bu kansere yüzde 98 oranında HPV (İnsan Papilloma Virüsü) neden olmaktadır. Her 100 kadından 2’sinin hayatının bir döneminde rahim ağzı kanserine yakalandığı bilinmektedir. Çoğu kadın hayatının bir döneminde karşılaştığı HPV virüsünü kendi vücut savunma sistemiyle yener. HPV cinsel yolla bulaşan bir virüstür ve rahim ağzı kanserinin oluşmasına sebep olabilir. Oldukça sinsi olan bu virüs hiçbir belirti göstermeden yayılmaya devam edebilir. Rahim ağzı kanseri belirtileri hastalığın ileri safhalarında kanlı akıntı, cinsel ilişki sonrası kanama ve düzensiz adet gibi belirtilerle kendini gösterir.

Yumurtalık kanseri

Kadın kanserleri arasında en sık görülen kanserlerden biri de yumurtalık kanseridir. Her 100 kadından biri ya da ikisinde yumurtalık kanseri gelişebilmektedir. Yumurtalık kanseri teşhis edildiğinde genellikle hastalık çok ilerlemiş durumdadır bu yüzden tedavi süreci zorludur. Tüm diğer kanserlerde olduğu gibi erken teşhis tedavi başarısı bakımından çok önemlidir.

Yumurtalıkların dokusunda pek çok farklı hücre bulunur ve ana yapısını epitelyum hücreler oluşturur. Epitel hücrelerde ya da embriyonik döneme ait hücrelerde meydana gelen kontrolsüz bölünme ve çoğalma sonucu yumurtalık kanseri oluşabilir. Genetik, çevresel ve hormonal faktörler yumurtalık kanseri nedenleri arasında gösterilebilir. Erken tanı için düzenli jinekoloji kontrollerini yaptırmak gerekir.

Vulva kanseri

Vulva kanseri kadın cinsel organının dış yüzeyinde meydana gelen bir kanser tipidir. Vulva, üretra ve vajinanın klitoris ve labia dahil çevresini saran cilt alanıdır. Vulva kanseri yaygın şekilde vulvada bir yumru veya yara olarak görülür. Kaşıntı ve ağrıya da sebep olur. Kadınların yaşı ilerledikçe risk artar.

Jinekolojik kanser türleri hakkında doğru bilinen yanlışlar:
  • Doğum kontrol haplarının jinekolojik kanserlerin oluşumunda olumlu/olumsuz bir etkisi yoktur: Araştırmalar, doğum kontrol hapları kullanımının yumurtalık ve rahim kanseri sıklığını azaltırken, rahimağzı kanserinin bezlerinden kaynaklanan nadir görülen bir tipinin artırdığını ortaya koymuştur.
  • Obezite ve rahim kanseri arasında bir ilişki yoktur: Obezite, rahim kanseri oluşumunda etkili olduğundan rahim kanseri sıklığını artırabilir.
  • Rahim ağzı kanseri tedavisi olan kadınlar bebek sahibi olamaz: Bu bilgi doğru değildir ancak konizasyon ve trakelektomi gibi işlem yapılmışsa bu hastalar 12. ve 13. gebelik haftasından sonra bebeği tutabilmeyi sağlamak için serklaj denilen işlem yapılmalı ve ishirahatlerine özen göstermelidirler.
  • Her kist yumurtalık kanseri anlamına gelir: Yumurtalıklardaki her kist kanser anlamına gelmez. Özellikle üreme çağındaki kistlerin çoğu basit ve zararsız kistlerdir. Bu nedenle bu kistlerin uzman doktor tarafından zararlı olup olmadıkları tespit edilmelidir.

Kadınların hayatını tehdit eden kanser türlerinin giderek artması ve zor zamanlarında onları desteklemek için geliştirilen Kadına Değer Sigortası, kadınların bu zor sürecinde hem onları finansal olarak güvence altına alıyor, verilen danışmanlık hizmetleriyle ise manevi olarak yanlarında oluyor. 

Kadına Değer Sigortası, kadın tehlikeli hastalıklarından (Göğüs Kanseri, Rahim Kanseri, Rahim Ağzı Kanseri, Rahim İçi Kanseri, Yumurtalık kanseri, Tüplerdeki kanserler, Vajina/Vulva Tümörleri) herhangi birine yakalanılması durumunda sigortalının kendisine, vefat ya da tam /daimi sakatlık (maluliyet) oluşması halinde ise ailesine tazminat ödemesi yaparak finansal destek sağlar.

Kadına Değer Sigortası‘na hemen başvurmak için www.kadinadegersigortasi.comKadına Değer Sigortası‘ adresini ziyaret edebilirsiniz.

 

Kaynaklar:
Kanser.gov.tr
American Cancer Society
National Breast Cancer

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale