X

Kandırıyorum ama kimi?

En basit haliyle yalan nedir?

Bir gerçekliği olduğundan farklı şekilde kabul etme ve aktarma durumu diyebiliriz. Niye aynı zamanda kabul etme durumu dedik, çünkü yalanı söyleyen kişi bazen yalana kendisi de inanabilir. Yani başka bir gerçekliği kabul edebilir. Aslında bu durum hayat içerisinde her birey farklı algıya sahipken çok da zor olmayabilir. Bazen bilmediğimiz bazen de bildiklerimiz ile farklı gerçeklikler kabul edebiliriz. Tabii ki buraya kadar her şey normal, ancak bilinçli olarak yalan söylüyor ve kandırıyorsak burada başka durumlar olabilir. Aynı zamanda patolojik olarak da insanlar yalan söylerler ama bu bir bozukluk halidir, orası bizim konumuz değil.

Hayatta hepimiz bazı konularda veya pek çok konuda olduğumuzdan veya bildiğimizden farklı görünmeye çalışırız. Bu noktada hayatımız içerisinde hepimiz ufak tefek, büyük küçük yalanlar kullanırız. Çünkü geçen yazımızda da konuştuğumuz gibi duygularımız var ve her birey kolay yönetmeyi ve içinde kalmayı bildiği duygularla daha fazla vakit geçirmek ister. Bildiğimiz duyguların içerisinde güvende hissederiz. Hayatta kalma mekanizmamız olaylara ve duygulara iyi veya kötü, pozitif veya negatif olarak bakmaz. Acı, öfke, üzüntü, korku gibi duyguların içinde kalmayı veya sürekli neşeli, sakin, mutluluk gibi pozitif içinde kalmayı seçebilir ama bu bir görünümdür, çünkü içeride hiçbir duygudan kaçma şansımız bir süre olsa da tamamen yoktur. Sadece farklı görünebilir ve maskeler takabiliriz.

İşte bu nokta hepimizin öğrendiği yalanlardan biridir. Çünkü bize ortamlara, çevreye, kişilere göre maske takmamızı öğreten yapıyla çoğu zaman büyüyoruz. Çoğu zaman da güçlü, güçsüz, hassas, duygusal, öfkeli, sessiz, asosyal, kadın gibi, erkek gibi sınıflandırmalarla birbirimizi yaralamayı öğreniyoruz, daha çok duygularımızdan uzaklaşıyor ve daha çok maskeler doğuruyoruz. Aslında hepimiz sahip olduğumuz bu farklı yönlerle aynı anda hem güçlü hem güçsüz hem çalışkan hem tembel, bizi oluşturan ve bireye özgü yapan özelliklerimizle varız. Bu özelliklerimizle barıştıkça, öğrendikçe, kendimizi veya başkalarını yargılamadıkça gelişiyoruz.

Bunu kabul edebilmek ve içinde kalabilmek, içinde hem kendi gerçekliğimizi hem de dışarıyı kandırmamak, olduğundan farklı görünmemek özümüze ve hayatın akışına hareket etmenin en kolay yolu. Bunu yaptıkça aslında hayatta her alanda karşımıza çıkan durumların da daha rahat ve güvende hissettirdiğini fark edebiliriz. Örneğin; ben bir egzersiz uzmanıyken, aynı zamanda çok fazla yemek yemeyi ve farklı tatlar denemeyi seven biriyim. Gezerim, yerim, içerim ama bunu kendime uygun şekilde aşırı dozlara gitmeden gerçekleştiririm.

Kendimi ve insanları sürekli uçuyorum, kaçıyorum, çok sağlıklı yaşıyorum gibi kandırmacalara sokmama gerek yok. Bu beni yorar, kendimden uzaklaştırır, her insan korktuğu ve kendiyle ilgili kaçındığı bir şeylerden dolayı yalan söyler ve aslında kendini korur ama bir yandan da kandırır. Bazen belli bir süre bireyin hayatta kalması için yardımcı olabilir, ancak uzun vadede devam eden kaçılan duygular, olaylar, durumlar kişiyi kendinden çok uzağa götürür.

Bazılarınız hatırlar belki; Jim Carrey’in oynadığı Maske filmi bu konuyu güzel anlatır. Sihirli bir maske vardır, o maskeyi takmadan önce gayet sakin, düzgün bir insan olan karakterler, maskeyi taktığında içinden bütün bastırdığı duyguları ortaya çıkar ve farklı bir karaktere dönüşür. İyi ve kötü düşünmeden farklı daha özgüvenli, korkusuz, gaddar her şeyi yapabilen bir karakter olarak davranmaya başlasa da kişi, aslında kendinden çok uzak davranışlar sergiler. Sonunda da genellikle zarar görür.

Belki yazımı okuduktan sonra bu bakış açısıyla filmi tekrar veya yeni izleyebilirsiniz, eğlenceli bir filmdir. Konumuza dönersek: Dürüst olmak, şeffaf olmak zordur, sorumluluk almak gerekir, korkutur, bazen istemediğimiz şeyleri yapmak zorunda bırakabilir ama her zaman sizi kendinize yaklaştırır. Gerçek güven ve cesaret de hayatta aslında o zaman gelir. Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi kendinden kaçan her bireyin yolu daha acılıdır, umarım birilerinin istediği gibi görünmek yerine, kendiniz gibi olmayı öğrenir ve gerçekleştirirsiniz, yolların sizi kendinize götürmesiyle dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Sürdürülebilir beden ve sağlık anlayışı

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale