X

Kalp sağlığında yeni dönem: Kadınlar egzersizden erkeklere göre neden daha fazla verim alıyor?

Geleneksel bilim uzun yıllar boyunca daha fazla hareketin daha sağlıklı bir yaşam sürmeye katkı sağladığını her iki cnsiyet için de benzer şekilde yorumladı. Ancak son dönemde yapılan birçok araştırma, söz konusu egzersiz ve kalp sağlığı olduğunda kadınların erkeklere göre daha avantajlı olabileceğini gösteriyor. 85.000 kişilik bir grup üzerinde yapılan 7 yıllık incelemeleri kapsayan çalışma; Dünya Sağlık Örgütü’nün genel sağlık önerilerine uyan kadınların, aynı önerilere dikkat eden erkeklere kıyasla kalp hastalığı riskinde daha belirgin azalma yaşadığını doğruluyor. Ayrıca erkeklerin, aynı kardiyovasküler faydaları elde etmek için kadınlara kıyasla haftada neredeyse iki kat daha uzun süre egzersiz yapması gerektiğini ortaya koyuyor. 

Yani cinsiyet faktörü sonunda kadınların lehine işliyor olabilir. Peki kadın fizyolojisi egzersize neden ve nasıl daha olumlu yanıt veriyor? İşte modern tıbbın kadın kalbi ve egzersiz rutini üzerine ortaya çıkardığı gerçekler!

Kadınlar egzersizde neden daha avantajlı?

Ortaya koyduğu sonuçlar sebebiyle bilim dünyasında çığır açan çalışma, bilim insanlarının kadın kalbi ve egzersiz rutini konusunda daha fazla yoğunlaşmasını sağladı. Nitekim uzun yıllardır egzersiz üzerine yapılan araştırmalar genellikle erkek denekler üzerinden yürütülüyor, tavsiyeler ise herkese uyan genel kalıplara indirgeniyordu. Ancak son çalışma ve ardından üzerine yapılan ek çalışmalar, özellikle kadın kas yapısına, hormon dengesine ve kan-damar sistemine odaklanarak egzersiz verimliliği konusunu kanıtlıyor.

Kadın vücudundaki iskelet kası lifleri, erkeklerinkine kıyasla çok daha fazla kılcal damar barındırdığından bu liflerdeki kan akışı ve oksijen iletimi daha verimli gerçekleşiyor. Ayrıca egzersiz esnasında lipidlerin parçalanmasına yardımcı olarak kalp hastalığı risklerini azaltabilen östrojen hormonu burada önemli bir etmene dönüşüyor. Bu da özellikle menopoz öncesi kadınlarda kardiyovasküler sağlığın korunuyor olmasını, erkeklerde ise bu tip hastalıkların daha erken gözlenmesinin sebebini açıklıyor. Ek olarak östrojen takviyesi alan erkeklerde de benzer faydalar elde edebiliyor.

Sonuç olarak bu fizyolojik fark sayesinde kadınlar, erkeklerin ulaştığı kardiyovasküler koruma seviyesine onların yarısı kadar zaman ve enerji harcayarak ulaşabiliyor. Kalp hastalıklarına bağlı ölüm riskinde ise üç kat gibi ciddi bir avantaj elde ediyor. Özetle, haftada 70-80 dakika (günde 10 dakika) egzersiz yapan bir kadın, haftada 150 dakika egzersiz yapan bir erkekle hemen hemen aynı faydaları kazanıyor. Harika değil mi?

Kalp sağlığını destekleyecek ideal egzersiz reçetesi

Kadınlar fizyolojik açıdan egzersiz verimliliğine sahip olsa da fiziksel olarak aktif olma ve bu aktifliği sürdürme konusunda erkeklere kıyasla daha motivasyonsuz. Ayrıca sağlıklı bir ömür için önerilen aktivite hedeflerine ulaşma olasılıkları daha düşük. Bu da aradaki avantajdan gerçek anlamda faydalanılmadığını gösteriyor. Üstelik ortaya koyulan bu avantaj, kadınların daha hareketsiz olması gerektiğini savunmuyor. Aksine, fiziksel olarak aktif geçirdikleri her dakikayı en iyi şekilde değerlendirerek hızlı etkiler elde etmelerinin mümkünlüğünü vurguluyor. Kalp sağlığını optimize etmek için izlenmesi gereken adımlar ise herkesin günlük hayatına uyarlayabileceği basit stratejilerden oluşuyor:

1. Orta şiddette kardiyo (Haftalık 140-150 dakika)

Sağlıklı bir kalp için kadınlara haftalık 140-150 dakikalık, orta şiddette kardiyo tavsiye ediliyor. Hızlı yürüyüş, düşük tempolu koşu veya dans gibi aktivitelerin tümü bu gruba giriyor. Kalp kasını güçlendirerek ölüm riskini yaklaşık %24 oranında azaltan bu aktivite alışkanlığı, erkeklerin 300 dakikalık antrenmanına eşit tutuluyor.

2. Düzenli güç antrenmanı

Çoğu kadın, haftalık egzersiz programında kardiyo yapsa da güç antrenmanlarını göz ardı ediyor. Halbuki haftada 1-2 kez yapılan ağırlık antrenmanları bile kalp sağlığında büyük fark yaratabiliyor. Vücuttaki kas kütlesini koruyarak metabolizma hızını artıran güç antrenmanları, aynı zamanda kan şekerini stabilize ederek damar sağlığını koruyor. Haftada tek setlik direnç antrenmanı yapmak bile kalp hastalıkları ölüm riskini %30 azaltabiliyor.

3. Hızlı egzersizler

Özellikle zaman darlığı sebebiyle egzersize vakit ayıramayan kadınlar gün içine yayılan 5-10 dakikalık yüksek tempolu fiziksel aktiviteden fazlasıyla fayda sağlayabiliyor. Örneğin; gün içinde kesik kesik fakat hızlı tempoda yapılan merdiven çıkma, ev temizliği veya 1-2 dakikalık squat bile uzun süreli egzersizler kadar etki gösterebiliyor. Burada sürekliliğe ve kalp atış hızını kısa süreliğine artırmaya odaklanmak gerekiyor.

Sonuç olarak; bilim bizlere, bir kadın olarak aktif olduğumuz her anın genel sağlığımızı sandığımızdan çok daha yakından etkilediğini hatırlatıyor. Üstelik bunun için kesintisiz spor salonu programlarına yazılmak veya grup derslerine katılmak da gerekmiyor. Sadece tutarlı bir hareket düzeni oluşturmak bile biyolojik avantajla birleştiğinde yeterli koruma sağlayabiliyor.

Kaynak: sciencedaily, time

İlginizi çekebilir: Hangi spor bana uygun? Doğru sporu seçmek için bilmeniz gerekenler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale