X

Kalp çakra üzerine çalışmalar 7: Kaybetmek ya da kaybetmemek, işte bütün mesele bu

“Ustaya sormuşlar, her şeyi kaybettik ne yapacağız?” Üstat cevap vermiş, “Çay koy, yeniden başlayacağız…”
Anonim

Kalp kırgınlığı. Kalben verebileceklerimizi yeterince verememek. “Nasıl olur?” diyerek küs olmak ruh haline büründüğümüz zamanlar; kalbimizi oluşa, akışa kapattığımız o anlar… “Nasıl olur da beni seçmez, nasıl olur da beni o işe almazlar, nasıl olur da bu projeye beni layık görmezler, nasıl olur da benden ayrılır ve o kişi ile birlikte olabilir, nasıl olur da hayat bana bunları gösterir? Nasıl olur da!”

Kaybetmek bu yazı dizimin meditatif açıklamalarına geçmeden önce son bölümünü oluşturuyor. Kalp çakra çalışmalarımıza geçmeden önce “kaybetmek” kelimesine veya bu kelimenin hayatımızda olan anlamına yakından bakmamız gerekiyor… Kaybetmek durumu bizim insan olarak “durumlara” yüklediğimiz bir fiilden ibarettir. Doğada kaybetmek diye bir şey yoktur. Bizler insanoğlu olarak yenen ve yenilen, kaybeden ve kazanan, iyi ve kötü gibi ters uçları yaratmış olanlarız. Kaybetmek aslında sadece bir duruma verdiğimiz isimden ibarettir.

Bir düşünün, eğer kaybetmek diye bir kelime olmasaydı, yitirmek diye bir anlam veya böyle bir kelime hayatımızda bulunmasaydı nasıl olurdu? Örneğin bir ağaç kırılan bir dalını sırf kırıldı diye kaybetmiş sayılır mı? Bir karınca yuvaya kadar taşıdığı kocaman bir çekirdek kabuğunu yuvanın minik deliğinden içeri sokamadığında, onca emeğine rağmen, kaybetmiş sayılır mı? Bir sazan balığı eğer işin ucunda türünün devam etmesi varsa, o muhteşem akıntılara karşı yüzerken hayatını kaybetse, yine de “kaybetmiş” sayılır mı?

Sadece bu kadar mıdır vereceğimiz örnekler? Bir anne dünyaya yeni bir beden, yeni bir ruh getirmeye yol olurken hayatını yitirdiğinde gerçekten “kaybetmiş” sayılır mı? Yürümeyen bir evlilik bittiğinde ve yolumuza yeniden devam etmek üzere yeni yollara çıktığımızda, geride kalan “zamanı” kaybetmiş mi sayılırız? O günleri, o akışı, o mutlulukları, o acı ve tatlı hatıraları, o öğretileri yaşayan bizler değil miydik? Kaybetmek bunun neresinde?

Bugün dopdolu olan bir banka hesabını yarın yitirdiğimizde gerçekten kaybeden kimdir? O para enerjisini çeken ve oluşturan yine biz değil miydik? Bugün pahalı giysileri yok diye sokakta yürüyen bir insan kaybetmiş sayılır mı? Yarın onu nerelerde görebileceğimizin bir sınırı var mıdır? Eğer kaybettiğine inansaydı cebinde bir doları bile olmayan, bugün tüm dünyanın tanıdığı “Madonna” ismi olur muydu? Eğer kaybettiğine inansaydı, o muhteşem Sinan, elli yaşından sonra Edirne’de tüm dünyanın hala sırrını çözemediği Selimiye’yi bitirebilir miydi? Eğer kaybetmek diye bir kavram gerçekten olsaydı, defalarca denenip de bulunamamış kıtalar keşfedilebilir miydi? Eğer birileri “kaybetmek” diye bir şeye inansaydı, bugün insanlık olarak bu noktalara gelebilir miydik?

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız kalbinizi açmadan önce kaybetmek ve kaybetmeye olan inancınızla kapattıklarınıza bakmanızı dilerim. Kaybetmek gerçek midir? Kaybetmek kader midir? Kaybetmek size biçilmiş bir kıyafet midir? Ya kaybetmek diye bir kelime olmasaydı? Hayatımız daha farklı olur muydu?

İlginizi çekebilir: Kalp çakra üzerine çalışmalar 6: Her şeye rağmen sevgide kalabilmek

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale