X

Kalp çakra üzerine çalışmalar 2: Önce affetmekle başlayalım

‘Zayıflar asla affedemez. Bağışlama güçlünün niteliğidir…’
Gandhi

Kalp isterse olur. Kalpten istersen olur. Kalbin söylediği gerçek olur. Kalbinin sesini dinle! Kalp seni doğru yöne doğru yere götürecektir… Kalbin bu konuda neyi işrate ediyor? Kalbine kulak ver! Kalp aynası, kalbinin güzelliği gözlerine yüzüne yansımış…Ne kadar güzel bir kalbi var. Ne kadar olumlu ne kadar hoş bir enerjisi var ne kadar kalpten konuşuyor. Ne kadar kalpten çalışıyor…

İşte bu cümlelerin hepsine kalp var… Evet, kalp olduğunda işler tümden değişiyor… Bugün yazı dizimizin bir başka yazısında sizlerle birlikteyiz (kalben beni çok mutlu eden bir durum!)… Önceki yazımızda kalbin neden bu kadar önemli olduğundan ve kalpte taşıdığımız yüksek enerjiden kalpten gelen korkuların da umutların da neden hayatımızda bu kadar hassas dengelere, oluşlara ve tezahürlere yol açtığından bahsetmiştik…

Bu yazımızda kalp çakra ile ilgili çalışmalarımızdan bahsedeceğiz. Artık çalışma aşamasına geldik. Fakat yazı dizimiz içerisinde özellikle bu çalışmalarımızın başlangıcı olarak kendimizce aşmamız gereken bazı duvarlardan bazı tepelerden bahsedeceğim. Kalp çakra ile birleşebilmek için gerçekten kalp ile ilgili bir çalışma yapabilmemiz için olmazsa olmazlarımızı sıralayacağız önce ve sizlerle birlikte tek tek üzerinden geçeceğiz (burada acele davranmanıza gerek bulunmuyor, çalışmalar için ne kadar zaman harcamanız gerekiyorsa lütfen bu aralığı bu zamanı kendinize tanıyın).

Burada bahsedeceğim olmazsa olmazlarımız aslında kalp çakra çalışmalarımızın meditasyon dışında kalan parçaları… Böylece her gün sizlere uygulamanız için naçizane önerilerim olacak. Bazılarımız için uygulaması belki daha kolay olacak diğerlerimiz için biraz daha zor olabilir, bazılarımız için bir hafta yeterli olabilir diğerimiz için bu bir ay da alabilir. O yüzden sizlerden ilk ricam kendinize ve tabiki kalbinize yeterince zaman tanımanız!

Başlangıç adımımız ‘affetmek’… Evet, çok kolay canım, böyle başlangıç mı olur diyeceksiniz. Eğer kalp çakra üzerinde çalışmak istiyorsanız ilk adım gerçekten içimizde her kime ve her neye karşı olan yani kin beslediğimiz yani öc almak istediğimiz yani keşke böyle olmasaydı beni terk etmeseydi beni aldatmasaydı beni yarı yolda bırakmasaydı bana bunları yapmasaydı dediğimiz her ne varsa affedebimek… Neden bu kadar önemli? Çünkü kalp titreşmeye ve bu enerjiyi bizden başlayarak evrenin farklı yerlerine yaymaya ve bize bu enerjinin aynası olan olayları taşımaya devam ediyor. Bunu değiştirmek için ve elbette kalbimizi ‘hafifletebilmek’ geçmişten bağımsızlaşabilmek için gerçekten affetmemiz gerekiyor…

Şöyle düşünebiliriz, bizler sadece kendi gözümüzden bakarak bu anı düşünerek ‘her şeyin’ başka türlü olsaydı (evet biz aldatılmasaydık belki işten çıkartılmasaydık belki o yeni evi alabilseydik belki o çok istediğimiz tatile gidebilseydik gibi) ‘çok daha’ iyi olacağına kanaat getiririz. Ve bu durumun tersine yol açan her şeye karşı ‘af’ besleyemeyiz. Oysa gerçekten bu kadar ‘kısıtlı’ bir bakış akışın ‘doğru olmadığını’ yorumlayabilmek için böyle bir karara varabilmek için yeterli midir?

Bir kalem kağıt alın ve yazın!

O yüzden bugün bu çalışmada bana eşlik ediyorsanız, bir kalem kağıt almanızı diliyorum. Kalbinize en çok ‘yük’ yapan belki en kırgın belki en kızgın hissettiğiniz ne ve kim varsa yazmanızı diliyorum. Utanmadan duygularınızı saklamadan ne söylemek istiyorsanız o şekilde. Sonra sakince yazdıklarınızı okumanızı istiyorum sizden ve yüksek sesle. Kendi kendinizi bir kendi sesinizden dinlemenizi istiyorum… Sonra ne olsaydı iyi hissederdiniz bunu yazmanızı istiyorum (örneğin o kişi de aldatılsın o kişi de kaybetsin o kişi de şunu yaşasın gibi)… Sonra buna alternatif olarak ‘sadece affediyorum’ yazmanızı istiyorum sizden ve bir gün boyunca sadece affediyorum diyerek konuya olaya ve kalbinizde taşımakta olduğunuz bu ağır yüke böyle bakmanızı…

Ertesi gün nasıl hissedeceksiniz onu ayrıca yazacağız… Unutmayın kalbiniz kuşlar gibi olmak için sizinle siz neye odaklanırsanız onu kat kat arzu etmek için sizinle… Siz neye gerçekten inanırsanız onu getirmek için sizinle. Kurban olmak, aldatılmış olmak, kin beslemek, öç almak veya kıskanmak, kırılmak, darılmak; işte bunlar için bu hayat çok ama çok kısa ve kalbiniz bu ‘koyu’ yükleri yüklemeye kıyamayacağımız kadar tertemiz ve muhteşem… Haydi gelin affetmekle başlayalım…

 

İlginizi çekebilir: Kalp çakra üzerine çalışmalar 2: Önce affetmekle başlayalım

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale