X

Kalp çakra üzerine çalışmalar 11: Dur ve dinle, ancak öyle bulabilirsin

“Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, yine de yaşarsın…”
Mevlana Celaleddin Rumi

Bugüne kadar sizlerle iki haftadan uzun bir yolculuk yaptık. Birçok önemli konuyu ve aslında benim de uzun zamandır bir kenara bırakmış olduğum önemli “notları” hep birlikte değerlendirdik. Sizlerden çok ama çok güzel mesajlar aldım. Öncelikle kalpten teşekkürler. Her kelimeyi yazarken sizleri, bu kelimeleri okuyacak o güzel kalpleri inanın hissediyorum. Sanki biri geliyor, sağ omuzumun üzerinden içinden gelenleri kağıda döküveriyor ve ben (nasılsa!) sadece o muhteşem güce klavye ile aracılık ediyorum!

Bakalım bugün yazı dizimizin son yazısındayız. Sonlar genel olarak önemlidir. Aklımızda hep son sözler kalır, son görüşmeler kalır, son dinlediğimiz şarkı kalır, son öptüğümüz kişi kalır, son yediğimiz yemeğin tadı kalır, tatlı bile en sonda gelir değil mi? En güzel olan en sona saklanmıştır. Kim bilir bu belki de yazdığım en güzel yazılarımdan bir tanesi oluverir…

Şimdi tüm bu “konu” bazlı çalışmalarımızdan sonra gerçekten “meditasyon” kısmında ne yapacağız? Eğer kalp çakramızla çalışmak istiyorsak öncelikle bazı önerilerim olacak…

Kendinize zaman verin

Zaman vermek neden gereklidir? Hepimiz aynı hissiyat, farkındalık, yaşamışlık düzeyinde değiliz. Her çalışma muhteşem olacak diye bir şey yok. Zamanla olacak, evet, zamanla daha uzun meditasyon yapabileceksiniz, zamanla daha serin kanlı olabileceksiniz. Ama kendinize öncelikle ve mutlaka “Yapamıyorum” demeden önce zaman verin…

Meditasyon çalışmalarına başlamadan önce “kendinize kendinizle kalabileceğiniz bir zaman yaratmakla” işe başlayın: Sadece beş dakika bile yeterlidir. Tek başınıza kalın. Telefon, Instagram, Facebook, vs. hiçbir etki olmadan. Bir parkta, bir bankta oturun, doğayı izleyin örneğin. Odanızda oturun ve sadece gözlerinizi kapatın. Bu kadar kolay. Günde en azından beş dakika sadece nefesinizi dinleyin. Onlarca saat içerisinden sadece beş dakikalık bir zamana sığar bunların hepsi ve eminim çok daha iyi hissedeceksiniz.

Meditasyon: Kalp çakra

Kalp çakra meditasyonlarına YouTube üzerinden ulaşabilirsiniz. Burada önemli olan öncelikle seveceğiniz bir ses ve konu ile meditasyon anlatımının gerçekleşmesi. Sonrasında meditasyonun uzunluğu. Çalışmalara öncelikle daha kısa seanslar ile başlayın. Tek başınıza olun ve o anda sadece o meditasyona odaklanın. Kalp çok özel bir çakradır, kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceksiniz (buna emin olabilirsiniz). Eğer uygulamalarda konsantre olamazsanız kendinizi suçlamayın. Oluşa bırakın; yarın yeniden deneyebilirsiniz. Meditasyon çalışmaları ancak kendiliğinden olduğunda sizi rahatlatıp sakinleştirip dinginleştirebilir.

Bu yazı dizisinde bana eşlik eden, benimle güzel yorumlarını paylaşan sizlere çok çok teşekkür ediyorum. Bana kalbinizi açtınız, beni gününüze dahil ettiniz. Bu yüzden sizlere, akışa ve hayata minnettarım… İyi ki varsınız, iyi ki sizin güzel kalpleriniz var. Yoksa benim bu dünyada, burada, bu hayat zamanında ne işim olurdu değil mi?

Benim sevdiğim ve çokça uyguladığım Türkçe ve İngilizce olarak karışık kalp çakra meditasyon videolarını içeren bazı linkleri önerilerim olarak aşağıda paylaşıyorum. Bir dönem boyunca -her sabah veya her akşam yatarken gibi- aynı meditasyon videosunu uygulamanız, içeriği daha iyi anlamanızı ve uygulamalarınızda daha hızlı ilerlemenizi sağlayabilir. Bu bir öneridir. Hayat boyu sevgi ve aşk nefes almanızın sebebi olsun!

İlginizi çekebilir: Kalp çakra üzerine çalışmalar 10: Hayat görünen ve görünmeyenden ibarettir

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale