X

Kalp çakra üzerine çalışmalar 1: Kalp üzerinde çalışmak neden kıymetlidir?

‘Gözlerin kalp aynası olduğunu, kalp gözü açık olanlar görür…’
Mevlana Celaleddin Rumi

Daha önce yazılarımda bir dönem çok yoğun olarak kalp çakra üzerine yaptığım çalışmalarımdan bahsetmiştim. Sizlerden bu konuda gelen çokça soru üzerine burada yaptığım çalışmaları ve kişisel gözlemlerimi bir yazı dizisi haline getirmeye karar verdim. Gelecek günlerde farklı boyutlarını da aktaracağım bu çalışmalar tamamiyle hayatımın çok yorulduğum bir döneminde başıma gelmiş olup, herhangi bir dış etkenden bağımsız iç görüm ve iç sesimi dinleyerek ulaştığım sonuçları içermektedir. Bu yüzden aslında hepimizin yolu kendimize has… Umuyorum sizler için azıcık da olsa yolunuza yol katabilecek bir yazı dizisi olur…

Öncelikle kalp çakra ile ilgili bazı çok önemli gerçeklerden başlayalım. Kalbimizin yaydığı manyetik alan vücudumuzda en güçlü manyetik alanı oluşturmaktadır. Kalbimiz enerjinin ve yaydığımız frekansın da kalbidir… Çok uzun zamandır yapılan araştırmalara göre hücrelerimiz belirli frekansa ayarlı olarak titreşmektedir ve hücrelerimizin oluşturduğu organlarımız da buna göre belili frekanslarda enerji yaymaktadır. Kalbimiz yaydığı enerji alanıyla bedenimizdeki en yüksek güce sahip enerji alanını oluşturur.

Fiziksel olarak incelediğimizde kalp atışı dediğimiz her ‘atış’ adeta bir mucizedir. Çalışma prensibi olarak kalp, sadece kendine özel enerji ve kanlanma mekanizmasıyla vücut içerisinde en fazla ‘odaklanılmış’ organlarımızdan bir tanesidir. Her atışında akıl almayacak kadar ‘özel’ bir tasarımla oluşturulmuş bir ‘havuz’ oluşur (kan havuzu). Ve bu havuzlanma ile, kan atışı yani vücuda kan pompalanması ‘gerekli’ basınç ile sağlanabilmektedir. Eğer herhangi bir aksama olacak olursa bu ‘muazzam’ havuzlanma sistemi bozulmakta ve kalbimiz gerektiğince görevini yerine getirememektedir.

Peki kalbi bizlerden binlerce yıl önce yaşamış kadim kişiler nasıl yorumluyor? Mevlana Celaleddin Rumi’nin o güzel sözünü hatırlayalım ‘Kalbinizle yaptığınız her şey, size geri dönecektir’… ‘Senin gönlün değişirse, dünya değişir’ demiştir Şems-i Tebrizi. ‘Kalp kör olduktan sonra gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur’ demektedir Hz. Ali. ‘Kalbin atışı, kaderin sesidir’ diye belirtmiştir sevgili Schiller. Ve daha bunlara benzer birçok söz vardır bugüne kadar kalp ve kalbin gücü kalbin özelliği kalpten istemek kalple istemek kalp ile yapmak kalpten yaşamak üzerine söylenmiş olan…

İşte ‘kalp’ üzerine çalışmak bu yüzden bu kadar kıymetlidir hayatımızda. Gelecek yazımda çalışmaların detaylarına gireceğiz. Fakat diliyorum ki bu yazımı okuduğunuzda kalbiniz hakkında biraz olsun daha özel düşünün. Kalbiniz orada atmakta sizi yansıtmakta… Evrenin her noktasına sonsuz enerjiler yaymakta. Sizi geleceğe götürmekte, dileklerinizi enerjinizi umutlarınızı isteklerinizi geleceğe iletmekte… Etrafınızdakilerin kalpleriyle iletişmekte, diğerlerinin güzelliklerini görmekte… Evet, orada bir kalbiniz var, sizin ona daha yakından, daha dikkatle, daha sessizce, ‘şimdi onu dinlenmeniz için’ bakmanızı bekleyen…

Güzel kalpleriniz için kalbimden en güzel bir gün olması dileklerimle!

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale