X

Kaliteli içme suyu nasıl olmalı: Suyun kalitesini belirleyen özellikler

Su tüketimi her mevsimde çok önemli fakat yaz aylarında önemi bir başka. Özellikle sıcak havaların etkisiyle kaybettiğimiz suyu yerine koymak için su tüketimini artırmamız şart. Peki hangi su daha sağlıklı? İçme suyumuzu seçerken dikkat etmemiz gerekenler neler? Gelin, biraz bu konuyu konuşalım.

Muhtemelen “sert su” ve “yumuşak su” terimlerini duymuşsunuzdur. Suyun sertliğini veya yumuşaklığını neyin belirlediğini, bir su türünün diğerinden daha sağlıklı veya daha güvenli olup olmadığını merak ediyor olabilirsiniz. Su tipik olarak kristal berraklığında olmasına rağmen içeriğinde mineraller ve kimyasallar bulunur. Bazı minerallerin konsantrasyonu suyun “sertliğini” yaratan etmendir. Suyun sertliği öncelikle içerdiği kalsiyum ve magnezyum miktarına göre belirlenir. Bu ve diğer minerallerin daha yüksek seviyeleri suyu sert hale getirir. Yumuşak su sert suyun aksine daha yüksek sodyum veya tuz konsantrasyonlarına sahip olma eğilimindedir. Suyun içindeki kalsiyum miktarı 250 mg’a, magnezyum miktarı 75 mg’a, bikarbonat miktarı 600 mg’a yakınsa bu su elektrolit açısından zengindir diyebiliriz.

Suyun kalitesini belirleyen bir diğer etmen de pH oranıdır. pH, bir maddedeki elektrik yüklü parçacıkların ölçümüdür. Bu maddenin ne kadar asidik veya alkali (temel) olduğunu gösterir. pH ölçeği 0 ila 14 arasında değişir. Asidik suyun pH’ı 7’den düşüktür. Alkali suyun pH’ı 8 veya daha yüksektir. Saf su 7 pH’a sahiptir ve ne asidik ne de temel niteliklere sahip olduğu için “nötr” olarak kabul edilir. Çok düşük veya yüksek pH’a sahip su, kimyasal veya ağır metal kirliliğinin bir işareti olabilir. 6,5 ila 8,5 aralığı “güvenli pH aralığı” olarak nitelendirilmektedir.

Ayrıca suyun kokusu, berraklığı, rengi, şeffaflığı gibi faktörler de su kalitesini etkiler. Su seçimi yaparken bu faktörler de mutlaka değerlendirilmelidir.

Yaz aylarında su tüketiminin artırılması önemlidir. Fakat içtiğiniz suyun kalitesi de bir o kadar önemlidir. O nedenle su tercihi mutlaka güvenilir bir kaynaktan yapılmalıdır. Ayrıca içindekileri inceleyip kalitesini sorgulamayı da asla atlamayın!

İlginizi çekebilir: Kış ödemlerini atıyoruz: Ferahlatırken ödem söktüren 2 tarif

Gamze Altınay: Diyetisyen, aromaterapist, voleybolcu, hemşire, doğal ve organik yaşam aşığı biri olarak %100 burslu olarak okuduğum İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik ile aynı anda Hemşirelik bölümlerinden çift ana dal programı onur öğrencisi olarak mezun olarak mesleğime ilk adımımı attım. Koç Üniversite Hastanesi, Liv Hospital, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi başta olmak üzere ondan fazla hastane ve sağlık kuruluşunda çalışarak akademik bilgimi pratikle buluşturdum. Şuan Acıbadem Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimime devam ederken edindiğim teorik bilgileri Bağdat Caddesi’nde yer alan ofisimde siz değerli danışanlarıma aktarmaya devam etmekteyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale