Mimari tasarımlar arasında hayata geçirilemeyen birçok proje mevcut. Üstelik bu tasarımlar arasında dünyaca ünlü mimarların eserleri de var. Çoğu zaman finansal nedenlerle gerçekleştirilemeyen projelerden bazıları, zaman zaman tekrar gündeme getirilebiliyor. Peki kağıt üstünde kalmış bu yapılar inşa edilmiş olsalardı, ünlü şehirlerin siluetleri nasıl görünürdü? Bu sorunun cevabını galerimizde bulabilirsiniz.
Kaynak:
edition.cnn.com
Chicago Kulesi, Santiago Calatrava // Calatrava’nın 2005 yılında tasarladığı 444 metre uzunluğundaki gökdelen inşa edilseydi, Chicago böyle bir görünüme sahip olacaktı. Fakat 2008’de gelen finansal kriz ile projenin inşaatı durduruldu.
Manhattan Kubbesi, R. Buckminster Fuller ve Shoji Sandao // Fuller ve Sandao tarafından 1960 yılında hava kirliliğine çözüm sunması için tasarlanan 2 mil genişliğindeki bu cam kubbenin kırılmaz camdan inşa edilmesi planlanıyordu. İçeriden bakanların çıplak gözle fark edemeyeceği şekilde tasarlanan kubbeyle ilgili, sıcak günlerde içindeki havanın genleşmesi sonucu uçabilmesi gibi riskler mevcuttu.
The Mile High Illinois, Frank Lloyd Wright // 1956 yılında Wright, büyük bir parkın ortasına yerleştirmeyi planladığı bu gökdeleni, insanlar yeşil alandan daha fazla yararlanabilsin diye tasarlamıştı. Gökdelene ulaşım ise arabalarla değil, helikopterlerle sağlanacaktı, ve Wright bunun için 100 helikopterlik bir park alanı planlamayı da unutmamıştı.
Newton Anıtı, Etienne-Louis Boullee // Boullee, 1784 yılında Isaac Newton için, onun işlerinde sıkça kullandığı daire şeklinde bir anıt tasarladı. Zamanın en uzun yapısı Strasbourg Katedrali’nden 8 metre daha uzun olan 150 metre yüksekliğindeki yapının, kubbesindeki deliklerden süzülen gün ışığı sayesinde yıldızlı bir gece efekti yaratabilmesi planlanmıştı.
Sovyet Sarayı, Boris Iofan // Iofan’ın saray tasarımı, 1931 yılında Moskova’da inşa edilecek yeni hükümet binasının tasarımı için düzenlenenn uluslar arası bir yarışmada birinci olmuştu. En tepede Lenin’in heykelinin durduğu projeye, Stalin’in yönergeleri doğrultusunda yapılan birçok değişiklikten sonra 1939 yılında başlandı. Ancak 1941 yılındaki Nazi işgaliyle inşaat durmak zorunda kaldı.
Tokyo Olimpik Stadyumu, Zaha Hadid // Zaha Hadid’in 2019 Dünya Rugby Kupası ve 2020 Olimpiyat Oyunları için tasarladığı stadyum planı, maliyetinin fazla olması nedeniyle eleştirilere maruz kalmıştı. Özellikle çelik fiyatlarındaki artışın ardından toplam maliyeti 2 milyar dolara yükselen stadyumun akıbeti, devlet başkanı Shinzo Abe’nin 2015’te yaptığı açıklama ile belli oldu: Hadid’in tasarımına kıyasla daha ucuza mal olan bir stadyum inşa edilecekti.
The Hotel Attraction, Antoni Gaudi // Barcelona’daki Sagrada Familia ile bilinen Katalan mimar Antoni Gaudi, 1908 yılında 380 metre uzunluğunda bir otel tasarladı. Kesin olmayan bilgilere göre New York’ta, Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu alanda yapılması planlanan ve 1956 yılından önce hakkında çok şeyin bilinmediği proje asla hayata geçirilemedi. Plan, İkiz Kuleler’in yıkılmasının ardından, anıt olarak inşa edilmesi için, Gaudi hayranları tarafından tekrar gündeme getirildi.
The Coney Island Globe Tower, Samuel Friede // New Yokr Tribune’ün arka kapağında görülen bu kule planı, 1906 yılında tasarlandı. 203 metre çapında bir küreyi barındıran planı hayata geçirme konusunda en büyük sorun maddiyattı. Friede, 1 buçuk milyon dolarlık bir yatırıma ihtiyaç duyduğunu ve restorandan bowling salonuna kadar birçok şeye ev sahipliği yapacak projenin bu parayı kısa sürede karşılayacağını duyurdu. Yatırımcılar, projeye kaynak sağladılarsa da birçok erteleme ve durdurma emrinin ardından 1908 yılında, planın aslında bir dolandırıcılık olduğu ortaya çıktı.
Fourth Grace, Will Alsop // 2008 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilen Liverpool’un sembol yapısı olması için tasarlanan ve aynı zamanda ‘Cloud’ (Bulut) olarak da bilinen bu projenin Liverpool Limanı, Royal Liver Binası ve Cunard Binasından sonra dördüncü en önemli yapı olması amaçlanıyordu. Ne var ki, inşası 324 milyon pound gibi devasa bir bütçe gerektiren plan, halkın tepkisi sonucu askıya alındı.
Rusya Kulesi, Foster ve arkadaşları // Kızıl Meydan’dan 6 km uzaklıkta yapılması planlanan, 600 metre uzunluğundaki gökdelen, aynı zamanda dünyanın en çevre dostu gökdeleni olacaktı. 2007’de yapımına başlansa da 1 yıl sonra gelen finansal krizle bu bina tasarımının da sonu diğerleri gibi oldu.
Nakheel Limanı ve Kulesi, Woods Bagot // Küresel ekonomik krizin bir diğer kurbanı da tasarımı 2003 yılında yapılan, Dubai’deki Nakheel Limanı ve Kulesi. 1 km uzunluğunda olması planlanan kulenin tasarımında, bazı mimarlara göre, İskenderiye Limanı, Elhamra Bahçeleri, İsfahan Köprüleri gibi İslam mimarisinin özgün eserlerinden esinlenilmişti.
İkinci Dünya Savaşı Anıtı, Alfred Easton Poor ve Karl Illava // Poor ve Illava’nın tasarladığı bu anıt ile ilgili bilinen az sayıda bilgi arasında Central Park’ta inşa edilmesinin planlandığı var.
Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep
Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir.
Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor.Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka birdeneyimsunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor.Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.
1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı
Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.
Dyson Airwrap Co-anda2x™ modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.
2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler
Dyson, yeni Airwrap Co-anda2x™ imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göretasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.
Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.
-s23923" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_middle">
-s23923">
3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor
Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihleriniuygulamaya kaydedebiliyor.
Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarınagöre ayarlamasınısağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratikbir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.
4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar
Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™, yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay.
5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası
Dyson Airwrap Co-anda2x™ sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.