X

Kafamızı telefondan kaldırıp sorma zamanı: Sosyal medya araç mı, amaç mı?

Şöyle bir durumla sıkça karşılaşmaya başladım son zamanlarda: Instagramı çok ciddiye almak.

Etrafımdaki arkadaşlarımdan duyuyorum: Instagram’daki hayatları çok ciddiye alanlar; kendi hayatlarını “orada gördükleri” hayatlarla kıyaslayıp mutsuz olanlar, paylaşılan tatil fotoğraflarıyla kendileri gidemedikleri için eksik hissedenler, orada pompalanan fiziksel normlara uymadıkları için estetik yaptırmayı düşünenler ve daha neler neler!

Hey 1 dakika! Lütfen bir durun! Amaç ile aracı karıştırmak bu hayatta yapabileceğimiz ve bize zarar verebilecek en büyük durumlardan bir tanesi!

İlk önce Instagram’ın amacının ne olduğunu ve size ne için hizmet ettiğini anlamak gerekiyor. Nasıl kullanıyorsunuz ve işinize yarıyor mu istediğiniz konularda? O kadar sanal dünyaya kaptırmış durumda ki günümüz insanı, her şeyin başladığı noktayı unuttuk bile. Sosyal medya bize hizmet edecek araç olmaktan çıktı, amaca dönüştü. Şimdi orada güzel olmak, orada bilgili olmak, orada gezmek kabul görmeye başladı. Ve maalesef bu durumda egoyu daha coşturup yüksek sesle: “Sen eksiksin! Sen başarısızsın! Sen güzel bile değilsin! Bak insanlar neler yapıyor? Nerelere gidiyor? Sen mutsuz, küçük dünyanda ağlamaya devam et” diye bağırınmasına yol açtı. Eğer ki merkezimizde bir insan değilsek maalesef çok yazık oluyor. Egonun kendisini var etmek için verdiği çabaya oyuncak oluyoruz ve kıyas yoluyla bizi parmağında oynatmaya başlıyor.

Her şeyden önce sosyal medyayı ne için kullandığınızı ve amacınıza hizmet edip etmediğini sorgulamanızı öneririm. Instagram sizin için ne için var?

İlgi alanınızda bilgiler edinmek mi? Yeni yerler keşfetmek mi? Kafa dağıtıp eğlenmek mi? İnsanlara ulaşmak mı? İrdeleyin amacınızı ve nasıl bir noktaya doğru ilerlediğinizi zaten o an göreceksiniz. Diyebilirsiniz ki bana şu an: “Instagramın amacını da mı didikleyelim, bakıp gidiyoruz işte.” Bakıp gidebilenlerin tabii ki buralara girmesine gerek yok ama gözlemlerimden dolayı maalesef söylüyorum ki birçok insan bakıp gidemiyor. Birçok insan orada gülemiyor, eğlenemiyor. Aksine birçok insanın mutsuzluk kaynağı olmaya başladı. Bu sebeple evet irdeleyin. İrdeleyin ki yolunuzu, yönünüzü unutmayın. İrdeleyin ki siz sosyal medyaya değil, sosyal medya size hizmet etsin.

Orada oluşturulan birçok kimlik insanların olduklarından ziyade olmak istedikleri karakterler; lütfen bunu unutmayın. İnsanlar kendi derinlerine dalacaklarına Instagram’ın yüzeysel kıyılarında sürükleniyorlar maalesef. Hepimiz çok değerliyiz. Siz çok değerlisiniz. Kendinize zarar veriyorsa bir şey, neden devam edesiniz ki? Kapatın mesela Instagram’ı. Ara verin, nefes alın. Kendinizi, gerçek sizi hatırlayın. Gerçek sizle zaman geçirin. Zaman yok dediğiniz birçok şeye aslında ne kadar da çok zamanınız olduğunu fark edeceksiniz. Özgürleşeceksiniz. Garanti veriyorum çünkü biliyorum. Sıkılıp ben de ara ara böyle dönemler veriyorum kendime. Bazen de geliyor günde 88 hikaye paylaşıyorum. Paylaşıyorum ama ne için paylaştığımı hiç unutmuyorum. Eğleniyorum, ihtiyaçlarımı karşılıyorum, kimsenin ne diyeceğini ve ne düşüneceğini umursamıyorum. Sadece kendime yaşıyorum! Sadece kendisine yaşayan kaç kişiyiz?

Bu basit görünen konunun nerelere gittiğini bu aralar yine gözlemleyince minik bir hatırlatma yapmak istedim. Bu arada amaç/araç konusunu hayatınızın her alanınızda düşünüp irdeleyebilirsiniz. Mesela bedenimiz amaç mı, yoksa araç mı? Ne dersiniz?

Çok sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Koşma, dur, sor: Ben kimim, neredeyim, ne istiyorum?

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale