X

Kadim bilgilerin ışığında kişisel gelişim: 5 element ile dengelenin

Kadim bilgiler dediğimizde başlangıcı olmayan, eski, ezelî bir süreçten bahsediyoruz… Yani uzunca bir yoldan gelmiş, toplumların ihtiyaçları ile yoğrulmuş, hep hizmet etmiş, modern çağların başında değersizleştirilip daha çok karanlığa gönderilmiş ama yine de günümüzde tekrardan kullanılmaya başlanmış bilgiler… Çünkü bu bilgiler evrenseldir, insanı temel alırlar, günceldirler ve yüzyıllardır değişmeyen ihtiyaçlarımıza cevap vermeye çalışırlar.

Peki insanoğlu neyin peşinde? Sürekli arayışta olduğu şey ne?

İnsanoğlu, temel ihtiyacı olan barınma ve yeme-içme ihtiyaçlarını asırlar boyunca coğrafi, ekonomik, siyasi konumuna göre karşılamayı başarırken mutluluk ve huzur arayışı sürekli devam etti… Bugünün modern toplumuna geldiğimizde, tek değişen şeyin, iletişimin ve teknolojinin giderek hızlanmış olduğu gerçeği. Huzur ve mutluluk arayışımız ise yine hep aynı şekilde gündemimizde sürekliliğini korumaya devam ediyor…

Şimdi günümüzde, bu hedefe varmak için, aslında hepimiz farklı yollar deniyor, farklı süreçlerden geçerek kendimizi tanımaya, yani farkındalığımızı artırmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz… Buna da kişisel gelişim diyoruz… Vikipedi, kişisel gelişimin tanımını ise, bir öz farkındalık kazanma, yeteneklerini geliştirme süreci ve yüksek bir yaşam kalitesi peşinde olmak olarak açıklamış…

Burada kadim bilgilerin en eskilerinden olan ve Taocu görüşe dayanan ve bütün Çin metafizik dallarında kullanılan, 5 Element Teorisinin, günümüzde, hayat yolculuğumuzda nasıl ışık tutacağından bahsedeceğim…

Bu görüşe göre; doğadaki her şey 5 elementten oluşur (Toprak, Metal, Su, Ağaç, Ateş) ve kendi içinde denge içindedir. İnsan da doğanın bir parçası, onun küçük ölçekteki birimidir… Ve ancak doğayla uyumlu bir şekilde hayatını sürdürürse, işte o her zaman aradığı mutluluğu ve huzuru yakalayabilir. 5 Element Teorisi eski dönemlerde günlük yaşamdan, siyasete, astrolojiden tarıma ve politikadan tıbba kadar birçok farklı amaç için kullanılmıştı. Şimdi bu değerli bilgiyi günümüzde de kullanmaya neden devam etmeyelim ki?

Çin metafizik dallarından biri olan Feng Shui, bu 5 Element teorisini, içinde yaşadığımız mekânlar için kullandığımız; matematik, tarih, astroloji, topografya, mimari gibi bilgileri de barındıran derin bir bilim dalı… Elementleri yaşadığımız ortamlarda (ev, iş yeri) doğru yerleştirmeyi ve bu şekilde doğa ile uyumu yakalamamızı sağlar. En önemlisi de, yaşadığımız mekânlarda, algıyı değiştirmeye yol açarak içimizdeki kişisel dönüşümü de başlatan bir yönü vardır…

Çin Astrolojisi ise yine 5 Element sistemine dayanır… Aslında bu, doğum anında aldığımız etkilere bağlı olarak çıkan bir haritadır. Doğum tarihimize ait bilgiler (saat-gün-ay-yıl) element bilgisine dönüştürülür. Elementlerin birbiriyle olan ilişkisi bizim hayat yolculuğumuzda kullanacağımız bir pusula niteliğindedir. Karakterimiz, yeteneklerimiz, potansiyelimiz, hayatımızdaki kişilerle ilişkilerimiz, güçlü ve zayıf yanlarımız, kariyerimiz elementler arasındaki ilişki ile yorumlanır. Bu bilgiye sahip olduğumuzda, bize sadece yapacağımız yolculukta iniş ve çıkışlarımızı yönetmek, uygun ve doğru zamanlı seçimler yapmak, bilinçli adımlar atmak, yaşamımızdaki insanlarla pozitif ilişkiler geliştirmek ve hayatımızın tüm alanlarına daha derin bir farkındalıkla bakmak kalır…

Kişisel gelişimin amacı da bu değil midir zaten? Farkındalıkla başlayan yolda, gelişebileceğin inancı ile motivasyonunu kaybetmeden yürüyebilmek. O zaman denemeye değer…

“madeinfengshui” olarak 18-19 Mayıs’ta Beykoz Village Park Resort & Spa’nın doğal ortamı içinde sizler için güzel bir etkinlik hazırladık. “5 Element ile Dengelen” atölye çalışmasında, hem elementler ile ilgili genel bilgiler öğrenecek, hem de katılımcıların daha önce paylaştıkları doğum tarihlerine göre astrolojik haritalarını yorumlayacağımız bireysel seanslar yapacağız. Bu şekilde kendi öz elementimiz, dolayısıyla kendi hayat yolculuğumuz hakkında derin bilgiler öğreneceğiz. Kendimiz için, özümüzde hayal ettiğimiz hayatı resim ve kolaj çalışmaları ile oluşturacağız. 5 Elementin, Aromaterapi ile bağlantısını öğrenip, ihtiyacımız olan elemente göre Aromaterapik yağlarımızı hazırlayacağız. Yoga&Meditasyon ile de doğanın içinde kendimiz ile bağlantı kuracağımız bu etkinliğe sizleri de bekliyoruz…
Atölye ile ilgili tüm detaylara buradan ulaşabilirsiniz…

Kayıt için info@madeinfengshui.com adresine mail atabilir ya da telefonla bizlere ulaşabilirsiniz (Bahar: 05322935392 Banu: 05324737771).

Ya da sadece takip etmek isterseniz, web sitemizi, Facebook veya Instagram hesaplarımızı ziyaret edebilir.

İlginizi çekebilir: Doğadaki 5 elementi tanıyor musun: Senin elementin hangisi?

Bahar Gücüyener Pardorokes: 1970 yılında İstanbul’da doğan Bahar Pardorokes Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesinin ardından Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2012 senesine kadar çeşitli mimari ofislerde, yurt içi ve yurt dışı projelerde, daha sonra da kendi mimarlık şirketinde aktif olarak çalıştı. 2013 senesinden itibaren ise kişileri, yaşadıkları mekânlar ile uyumlayarak mekânları düzenleme fikri gelişmeye başladı… 2013 senesinden itibaren mesleki bilgisine, Feng Shui öğretisini eklemeye karar verdi. Önce IFSA (International Feng Shui Association) Türkiye temsilcisi Master Esra Koyuncu’nun eğitimlerini tamamladı. Daha sonra Grand Master Raymond Lo’dan Klasik Feng Shui, Çin Astrolojisi ve I Ching eğitimlerini alarak danışmanlık derecesi kazandı. Y. Mimar Banu Olcay Akkiprik ile beraber “madeinfengshui” şirketini kurdu. O günden beri, ev ve işyerlerine, profesyonel Feng Shui danışmanlık hizmeti vermeye devam ediyor, mekânları, sahipleriyle dengeli hale getirmeye çalışıyor. “Aynı Feng Shui uzmanı gibi mimarın da amacı yaşanılan mekânları iyi işlev görecek şekilde tasarlamak, her mekânda var olacak faaliyete uygun dekorasyon ve düzenleme sağlamaktır. Yaşadığımız mekânlarda, yaşam enerjisini yok saymamız mümkün değil. Bu enerjinin, mekân içinde mükemmel şekilde akması, içinde yaşayanlara da mutluluk sağlık, denge getirir. Bütün tarihsel süreçte ve şimdi günümüzde yine hepimiz, huzur ve mutluluk peşinde değil miyiz?”

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale