X

Kaderin senin elinde: Yok dersen yok olur, var dersen var olur

“Dünyada olabilecek her bir olay için misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Siz ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahalesi buradadır…”
Mevlana Celaleddin Rumi

Ben her daim şanssızım. O diğerlerine gülen kader asla bana gülmez. Ben ne istersem olmaz. Benim istediklerim çok zor şeylerdir. Nerede kim kaybetmiş ki biz bulalım? Ben söylediysem mutlaka tersi çıkar. Zaten her zaman kaybediyorum. Bir kere de yüzüm gülse şaşarım. Ne olacak ki zaten işte hep bu olmuyor mu, ne zaman talih benden yana olacak, ne zaman gerçekten ben olabileceğim?

Yok canım zaten bu işe ben kabul edilseydim çok ama çok şaşıracaktım. Biraz olsun inancım olsaydı neler yapmazdım… Ama etrafımda hep gördüklerim kaybediş hikayeleri, hep hüzün, hep kötümserlik, hep karamsarlık… Şunca yıllık hayatımda bir kere olsun hayal kurmak bana kısmet olmadı!

İşte bu iki paragraf bizlerin içini, okurken bile (benim için ise yazarken!) karartmaya yetti zannediyorum. Peki burada okuduklarımız bizlere çok mu uzak? Burada cümlelere dökülmüş bazı düşünceler hepimizin aklından en azından günde bir iki kez geçmiyor mu?

Olumlu düşünmeyi deneyelim mi?

Bugün bu yazımda sizlerle birlikte hayal kurmaya bakalım istiyorum. Etrafımızdaki haksızlıkları, -evet görmekte olduğumuz, belki gerçekten de şanssızlık olan şanssızlıkları veya herhangi bir olumsuz etkiyi- bir kenara bırakalım ve şuna bakalım, ben bugün bir hayal kurmak istiyorum…

Güzel kelimelerle, kimsenin işine, gücüne ve ne yaşadığına karışmadan, örnek almadan ve etkilenmeden. Kendi kaderimi kendi hayalimle süslemek istiyorum. Kendi yolumu kendi hayalimle çizmek istiyorum. Kendim için sadece güzel olana odaklanmak ve “ne istiyorsam’’ onun gerçekliği ile sevince boğulmak istiyorum. Sanki bugün burada gerçek olmuşçasına onu yaşadığımı hissetmek istiyorum…

Örnek verelim; bugün benim hayalim bir işe kabul edilmek. Şu an telefonum çalıyor, heyecanla açıyorum, karşıdaki ses teklifi kabul edip etmeyeceğimi soruyor. Öncelikle bu güzel teklif için teşekkür ediyorum ve ertesinde tabii ki sevinerek ve isteyerek kabul ediyorum. Ben yeni işimde ilk günümde çok mutluyum, çok başarılı olacağıma inanıyorum, herkes beni güler yüzle karşılıyor ve adeta oraya aitim, şu anda o anı yaşıyorum…

Peki bu paragraf bizlere nasıl bir duygu getirdi? Umut ile dolmadık mı? Biz de bu kişiyi tebrik etmek istemedik mi? Bu anlatılan bir paragraf hayale konuk olmadık mı? Keşke olsa da biz de alkışlasak diye içimizden geçirmedik mi? İşte hayatımız da böyledir; neyi çoğaltırsak o çoğalır… Yok dersek yok olur, var dersek var. Sıkarsak daha fazla sıkanları görürüz, dağıtırsak daha fazla dağıtanları… Olmazlara odaklanırsak olmayanlar gelir çıkar karşımıza ve olanlara odaklanırsak işte o zaman işler değişir, olmazları olduranlar gelir karşımıza….

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız, kendiniz için dilediklerinize, kurduğunuz hayallere ve isteklerinize daha yakından bakmanızı dilerim… Nerede, nasıl durduğunuz önemlidir; her anınız, her düşünceniz ve her duanız önemlidir. Ne söylediğiniz önemlidir! Çünkü siz önemlisiniz!

İlginizi çekebilir: Yapmanız gereken en önemli rejim: Düşünsel rejim

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale