X

Kabulün karşıtı direnç: Son günlerde neye direniyor olabilirsiniz?

İçinden geçtiğimiz bu süreç hayatımızın diğer süreçleri gibi bizi besliyor, bizi zorluyor, bizi dönüştürüyor. Zaten hep böyle olmuştu, bugünden sonra da böyle devam edecek. Sanıyorum bu belirsizlikler ve kısıtlamalarla dolu günler, hayatımızdaki (veya kendimizdeki) memnun olduğumuz ve olmadığımız tüm noktalara büyüteçle bakmaya itiyor bizi. Biz de hoşumuza gidenlere tutunuyor, rahatsız edenlerden kaçınıyoruz; oysa bize nefes aldırabilecek başka yollar da var. O yüzden belki kalbine dokunur niyetiyle bugün kendi deneyimlediğim perspektiften bahsedeceğim.

Hem bedensel hem de zihinsel evrimleşmemiz bizi tehlikelerden korumak ve ön hazırlık yapmak üzerine kurulu. Mesela eskiden bir kurtla karşılaştığımızda kaçmamızı kolaylaştıran hızlı kalp ritmleri, sindirimi öteleyip kaslara yönelen kan akışı ve görüşümüzün daha odaklı ancak daha dar olması günlük hayatımızı sabote eden fiziksel reaksiyonlar haline geldi.

Sanırım vereceğim örnekle ne demek istediğimi daha net anlatabileceğim… Bu süreçte ben de katkımı sunmak için Zoom üzerinden online buluşmalar düzenliyorum ve meditasyonlar yönlendiriyorum. Son buluşmamızda benim de gözlerim kapalıyken derin bir sessizlik olduğunu fark ettim, gözlerimi açtım ve tabletimin neden olduğunu bilmediğim bir şekilde çat diye kapandığını gördüm. İşte o kalp çarpıntıları çıktı geldi, ne yapmalıyım diye çözüm ararken ve kendimi sorumlu hissederken kalbim küt küttü. Sonra tablet açılmadı, telefondan bağlandım ve tekrar odaklanmaya başladığımda hala kalbimin güçlü atışını hissedebiliyordum. İşte beni hayatta tutmak için evrimleşmiş tepkilerime teşekkür etmektense onlara nasıl direndiğimi fark ettim. Direncin de tepkiyi nasıl körüklediğini.

Eminim senin de bu hissi deneyimlediğin örneklerin vardır, onlardan birini hatırlamaya davet ediyorum seni. Geçip gitmesine rağmen o olayı nasıl anımsıyorsun, bedeninde hiç izi kalmış mı? Zihnen kendine haklı gerekçeler bulup savunmaya mı geçiyorsun, yoksa “keşke”li cümleler kurarak cevap mı veriyorsun? “Aman neyse canım bu da böyle oldu” gibi teselli cümlelerini de bir kenara koysak, olanı olduğu haliyle kabul etmeye ne kadar yakın hissediyorsun kendini?

Kabulün karşıtı direnç. Direnci bazen görmezden gelme, bazen inkar etme, bazen dalga geçme, bazen başka bir şeye tutunma veya bir şeyden kaçınma olarak yaşayabiliyoruz. Direndiğimiz her şey esnekliğimizin bir parçasını donduruyor. Sor bakalım kendine son günlerde neye direniyor olabilirsin?

Cevabı bulmaya çalışma, bırak o gelsin.
Zihnin mi bir sürü kavramla, kelimeyle cevap veriyor sana?
Veya bedeninde bir yerde mi hissediyorsun?
Sadece bak ve aklındaki her neyse kabul ettiğini hayal etmeyi dene…
Bedeninde veya zihninde herhangi bir fark oluyor mu, gözlemle.

Ben bu günlerde kendime sık sık şunu tekrarlıyorum; ne iyi ne de kötü bir süreç içinden geçiyoruz. Tıpkı hayatımızın diğer tüm dönemleri gibi. Elimden gelenin en iyisini yapmaya devam ederek, anbean ve günbegün yaşadıkça, geriye direnecek hiçbir şey kalmadığını görüyorum. Direnmiyorsam savaşmıyorum, direnmiyorsam barışa izin veriyorum.

Eğer sen de online buluşmalardan ve bireysel çalışmalardan haberdar olmak istersen sezaaslanbas@gmail.com’a mail atabilir veya Instagram‘dan beni takip edebilirsin.

İlginizi çekebilir: Motivasyonumuzu yükseltmek elimizde: Kendimize gerçekçi ve şefkatli yaklaşmak

Seza Aslanbaş: ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 7 yıl kurumsal şirketlerde satış planlama ve pazarlama departmanlarında çalıştım. 2013 yılında dışarıdan her şey güzel görünürken sıkışmış hissettiğim ve hayatıma anlam aradığım zamanlarda meditasyonla tanıştım. Bireysel dönüşümüme katkısını gördükten sonra bu bilgileri daha çok öğrenmek, aktarmak ve paylaşmak için Türkiye ve Hindistan’da farklı hocalarla çalıştım ve hala çalışmaya devam ediyorum. 2016'dan beri zihnen bildiklerimizi kalpten hatırlamak niyetiyle meditasyon temelli bireysel seanslar, atölyeler ve grup çalışmaları yapıyorum. Aldığım farklı eğitimlerle kendi yolculuğumda bana iyi gelenleri birleştirerek bazen paylaşımlarla bazen hareketle bazen de sessizlikle farkındalığımızı destekleyecek alanlar sunuyorum. Online ve yüzyüze yaptığım çalışmalar hakkında bilgi almak ya da sadece tanışalım istersen bana seza.aslanbas instagram hesabımdan veya sezaaslanbas@gmail.com'dan bir merhaba diyebilirsin. Çokça sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale