X

Jung ile rüyaların rehberliğini anlamak

“Dışarı bakan rüya görür, içeri bakan uyanır.” -Carl Jung

Alıntıladığım bu söz, bloglarda, köşe yazılarında, kitaplarda, sosyal medya hesaplarında, kısacası iletişim kanallarının bir çoğunda karşımıza çıkan, çok paylaşılan bir söz. Doğamız gereği olsa gerek, burnumuzun dibinde olanın, dillere pelesenk olanın içindeki rehberliği kaçırmaya meyilliyiz. Bu söz de dilden dile dolaşmasına rağmen, üzerine çok düşünülmeyen ve çağrısı kaçırılan sözler arasında.

Şamanlar, asıl rüyanın uyanıkken görüldüğünü ve esas alemin, rüyalar alemi olduğunu söyler çünkü rüyalar alemi bize gerçek benliğimizin kapılarını açar. Rüyalarda benliğimizin en derin ve hakiki özüyle buluşuruz; benliğin hayalleri, korkuları ve gölgeleri, rüyayı şekillendiren harcın özüne karışır. Biz gözlerimiz açıkken sahip olduklarımıza tutunmaya, küçük hesaplar yapmaya, başkasının erkini çalmaya devam ederken, sahte alemin rüyasını kontrol etmeye çalışırken aslında huzur içinde bir benlikle yaşamayı ve esas alemin rehberliğini ıskalarız.

Rüyalar, insan soyu var olduğundan beri merak uyandıran, gizemli haberciler olarak görülmüşlerdir. Rüyalar, korkutur; rüyalar, umut verir; rüyalar, bir uygarlığın doğuşu ve batışına dair bize rehberlik edebilirler. Eskiden kadınların, kolektifin rehberliğini okumak için kırmızı çadırlarda toplandığı, burada birlikte rüyaya yattıkları ve sabah birlikte bu rüyaları anlamlandırdıkları, böylelikle birlikte yaşadıkları topluluğun geleceğine dair aktarımlar yaptıkları biliyor.

Analitik Psikoloji’nin kurucusu ve benliğini anlamak isteyen herkesin bir gün mutlaka yolunun kesiştiği isim Carl Jung da rüyaları oldukça önemli buluyor ve rüyaların, bireyleşme sürecinde kişiye hizmet eden en önemli araçlardan biri olduğunu söylüyor. Jung’a göre her kompleksin özünde bir arketip var ve kişiliğin uzlaşmaz gibi görünen, birbirinden kopuk parçaları bu arketipsel yapı sayesinde bir araya getirilip bireyleşme yolculuğunda kişiye hizmet ediyor. İşte rüyalar bu arketipsel yapıyı kavramak, gölge’yi keşfetmek ve ışığa getirmek ve böylelikle bireyleşme yolculuğunda ilerlemek için kişiye hizmet ediyor.

Jungiyen Rüya Analizi, Jung üzerine uzun yıllardır çalışan, iki kıymetli ismin, Özgür Ertana ile Berin Orhan’ın emeğinin ürünü. Seval Akbıyık Erdopan’ın editörlüğünde okur ile buluşan kitap, Jung’un psişe modelinde rüyaların yerinin daha iyi anlaşılması amacıyla, James A. Hall tarafından kaleme alınmış. Kitabın ilk bölümünde, Jung’un benlik modeli ve temel kavramlar tanıtılıyor. Bu önemli çünkü bu bölüm sayesinde, taze Jung okurları da kitaptan faydalanma imkânı bulabiliyorlar. Sonraki bölümlerde ise rüya rehberliğinde adım adım derinleşiliyor.

“Bir rüyayı tam manasıyla aydınlatmak için sorulması gereken sorular, sıradan bir konuşmaya veya iyi kaydedilen bir tıbbi geçmişte herhangi bir durumu aydınlatmak için sorulması gereken sorulara benzer… İlk olarak kişisel çağrışımları buluruz… Kompleksin ‘orta katmanı’ ise daha kültürel veya kişilerarası imgeler içerir… Üçüncü katman, genel rüya yorumu alanına Jungiyen bir katkı olan arketipsel amplifikasyon seviyesidir.”

Jung, rüya yorumunda iki farklı gerilim alanından da bahseder. Rüyanın nesnel-öznel yorumu ve kişisel-arketipsel anlam. Sanıyorum bu ikisini birbirine en doğru şekilde ören yorumlardır insanı kendisiyle yeniden buluşturan ve ona ışık tutan. Taraf tutar gibi, bir tarafın daha doğru olduğunu iddia etmek yerine, bu iki ucun rüyada kendini nasıl var ettiği çözülebilirse, orada anlamlı bir rüya rehberliğinden ve yorumundan bahsetmek mümkün olur.

Jungiyen Rüya Analizi, hem Jung’un temel kavramlarıyla tanışmak hem de rüyalar bir gelişim ve dönüşüm vesilesi olarak yorumlamak isteyen okurlar için çok kıymetli bir rehber kitap.

İlginizi çekebilir: Geleceği yeniden hayal etmek için yavaşlamayı keşfedin

Özge Uysal: Ben Özge Uysal. İstanbul'da doğdum, büyüdüm. Lisans eğitimimi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde tamamladım. Kitap editörüyüm, aynı zamanda kitaplar ile ilgili hazırladığım yazılar çeşitli mecralarda okuru ile buluşuyor. Yaklaşık 4 yıldır yoğun ve derin olarak reiki, meditasyon, Şamanizm, yoga ve mindfuness ile ilgileniyorum. Usui reiki ve kundalini reiki master'ıyım ve yoga eğitmeniyim. Hawaili şamanların kullandığını araçlardan oluşan kadim öğreti ho'oponopono eğitimlerine de devam ediyorum. Yazılarımın kalbinizi ve zihninizi şefkatle beslemesini diliyorum. AHO.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. DDyson Airwrap Co-anda2x™D, yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale