X

İşyerinde karşılaşılan mobing uygulamalarıyla başa çıkmanın 5 etkili yolu

İşyerinde karşılaşılan mobbing ile başa çıkma

 

“İşyerinde mobing” kavramı uzun zamandır çalışanların mücadele etmek zorunda olduğu, baskıcı bir uygulama. İşyerinde konuşulan olumsuz konular, anlaşmazlıklar, çalışanlar arasındaki uyuşmazlıklar ya da agresif ve baskıcı politikalar izleyen bir yönetici mobing kaynağı olabiliyor. Mobing genel tanımıyla iş dünyasında, özellikle yönetim kademesinde görülen, duygusal ve sosyal baskıya verilen ad.

1 Nisan 2013’te “İşyerinde mobing uygulamaları ve başa çıkma yöntemleri” üzerine bir makale yayınlayan Doç.Dr. Janice Harper’a göre, mobinge maruz kalan bireyler bu duruma tepki vermeden önce baskının yaratmış olduğu duygusal tepkilerini kontrol etmelidirler. Bunun ilk sebebi, duygusal dengesizliklerin başa çıkılamayacak kadar derin hasarlara yol açması.

Duygusal olarak yoğunlaşan bireylerde strese dayalı hastalıkların görülmesi kaçınılmaz oluyor. Mobinge uğrayan bireylerde kalp krizi atakları, intihar eğilimi ve baskı yapan kişiyi öldürme düşüncesine kadar giden psikolojik ve fizyolojik bozukluklar meydana gelebiliyor. Ayrıca yaşanan duygusal yoğunluk kafa karışıklığına, odaklanmada zorluğa ve buna bağlı olarak çalışma verimliliğinin düşmesine sebep olabiliyor.

İş arkadaşları ya da yöneticiler tarafından psikolojik baskıya uğrayan bireyler, iş hayatlarında daha pasif ve daha az üretken bireylere dönüşüyorlar. Bu da baskıya uğrayan kişilerin diğer çalışanlardan çok daha fazla çalışmalarına, başarılı olamayacaklarını düşündükleri işleri yarım bırakmalarına ya da bu işlerden kaçmalarına sebep oluyor.

Duygusal tepkileri kontrol altına alamamanın sebep olduğu diğer bir olumsuzluk da bu kişilerin kendilerine gösterilen saldırgan tutumlarla ve baskıyla başa çıkamamaları.

Dr. Janice Harper’a göre, mobingle başa çıkabilmenin en etkili ve kalıcı yolu duygusal dengesizliklerle ve dalgalanmalarla başa çıkmak. Bu noktada duygular üzerine yoğunlaşmak ve mobing sebebiyle ortaya çıkabilecek duygular üzerinde çalışmak gerekiyor. Harper’ın çalışmasında baskının bireylerde yarattığı üç ana duygudan söz ediliyor: öfke, korku ve üzüntü.

Tüm bu duygular, belirli seviyelerde baskıya uğrayan bireylerde ortaya çıkabiliyor. Kontrol altına alınamamış öfke, kızgınlık ve aşırı hırslanmaya; korku, paranoyaya ve üzüntü, depresyona sebep olabiliyor. Tüm bu duyguların hayatımızda var olması ve belli bir seviyeye kadar yaşanması, hayatta kalma güdümüzü besleyen bir durum; ancak bu duygular kontrol edilemeyecek boyutlara ulaştığında bireylerde kişilik problemlerine yol açabiliyor ve bu problemler bireylerin günlük hayatlarını zorlaştırabiliyor.

Uplifers olarak Harper’ın makalesinde bahsettiği, işyerinde mobingle karşılaşıldığında duyguları kontrol altına alarak izlenmesi gereken adımları ve süreçleri sizler için derledik;

  1. Düşüncelerinizi kontrol altında tutun

Zihninizde yer alan hiç bir konudan, üzerinde saatlerce düşünerek kurtulmanız mümkün değildir. Herhangi bir konu üzerine düşünmek için ne kadar çok zaman harcarsanız, o konu gittikçe büyür ve sizin için içinden çıkılamayacak bir hal alır. Bu nedenle duygular kontrol altına alınmadan önce, düşüncelerin kontrol altına alınması büyük önem taşır.

Sizi duygusal olarak etkileyen bir durumla karşılaştığınızda zihninizin vereceği ilk tepki, sizi rahatlatmaya çalışmaktır. İnsan beyni gerçek olayları hayali olaylardan, hatta fantezi dünyamızda yaratış olduğumuz olaylardan ayırabilecek düzeyde değildir. Kafa karıştırıcı düşünceler zihnimize girdiğinde, bu döngüyü kırmak yalnızca bizim elimizdedir.

Kendi kendimize aklımızdan geçirdiğimiz kısa ve açık nefret söylemleri, zihnimizde fiziksel şiddet görüntüleriyle belirebilir ve baskıya uğradığımızda ortaya çıkan bu söylemler psikolojik olarak aşırı etkilenmemize neden olabilir. Bu nedenle duygulardan önce düşünceleri kontrol etmek, duygusal tepkilerimizin nasıl olduğunun önemli belirleyicilerindendir.

  1. Düşüncelerinizin gücünü azaltın

Düşünceler biz farkında olmadan zihnimize yerleşebilir; ancak bu düşüncelerin bize ne kadar etki ettiği, duygularımızı ve düşüncelerimizi ne kadar yönetebildiğimizle ilgilidir. Düşüncelerin gücüyle başa çıkabilmenin en etkili yolu, kendimize bu düşüncelerin ne kadar saçma olduğuna inandırmamızdan geçer.  Bu nedenle aklınıza negatif bir düşüncenin girdiğini hissettiğinizde, bu düşünceyi komik ve saçma bir söylemle özdeşleştirmeniz, size onu kontrol edebilme olanağını verir. Olumsuz düşünceyi özdeşleştirdiğiniz kelime ne kadar saçmaysa, bu düşünceyi ciddileştirmeden ondan kurtulmanız o kadar kolay olacaktır. Bu yöntemin etkili olabilmesi, seçtiğiniz söylemi ne kadar çok tekrar ettiğinizle doğru orantılıdır.

  1. Vücudunuza odaklanın

Mobing, kişiler üzerinde ruhsal olduğu kadar fiziksel olarak da baskı yaratır. Fiziksel tepkiler duygular üzerinde etkili olduğu için, fizyolojik tepkilerimizi kontrol ettiğimizde duygularımız üzerinde de kontrol sağlayabilmemiz kolaylaşır. Bu nedenle her ne şekilde olursa olsun egzersiz yapmak, mobingin yol açtığı duygusal bunalımla başa çıkmada kullanabileceğiniz etkili yöntemlerden biridir. Kendinizi depresif hissettiğiniz zamanlarda hareket edebilir, dışarı çıkıp bir kaç dakikalığına da olsa hava alabilir ve duygularınızı yatıştırabilirsiniz.

  1. Duygularınızı değiştirin

Olumsuz bir duygu kafanıza takıldığında, bu duygunun ne olduğunu analiz etmeye ve o an o duygunun yerine ne hissetmek istediğinizi belirlemeye çalışın. Daha sonra bu duyguya en kısa yoldan nasıl ulaşabileceğinizi planlayın. Bu noktada yavaş yavaş ve küçük adımlarla ilerlemeye çalışın; beklentilerinizi büyütmeyin. 2–3 dakikalık komik bir video izlemek, bulaşık yıkamak, favori kıyafetinizi giymek, köpeğinizle yürüyüşe çıkmak duygularınızı anında pozitif bir düzeye çekebilecek, küçük, ancak etkili aktivitelerdir.

  1. Yaşadığınız olumsuzlukları yazmaktan kaçının

Kendi içinizde arayışa çıktığınız zamanlarda bir yerlere bir şeyler yazmak ve zor durumlarla bu şekilde başa çıkmaya çalışmak isteyebilirsiniz. Fakat günlük tutmak, forumlarda nefretinizi kusmak ya da blog açıp içinizi dökmek sizi öfkelendirir ve probleminizle başa çıkmanızı zorlaştırır. Yazdığınız her kelimede o anları tekrar yaşarsınız ve aynı duyguların zihninizde tekrarlayarak yer edinmesine yardımcı olursunuz.

Tüm bunlara ek olarak, tepkinizi ölçme amaçlı yapılmış olan bir mobbing karşısında; ortalıkta duygularınızı belli eden, belge niteliğinde yazılı bir ifadenin bulunması, işleri daha da içinden çıkılmaz bir hale sokabilir.

Mobingle başa çıkmak için duygularınızı kontrol edebilmenin daha birçok farklı tekniği bulunuyor, ancak başlangıç aşamasında bu küçük değişikliklerin size oldukça yardımcı olabileceğini düşünüyoruz.

Duyguları kontrol etmek, duygusuz yaşamanız anlamına gelmez. İş yerinizde yapılan bir baskı ya da stres yaşatacak herhangi bir şey karşısında öfkeli, üzgün ya da korkmuş hissetmeniz ortaya çıkabilecek en doğal sonuçtur. Fakat yaşadığınız mobingten kurtulmanızın en etkili yolunun, bu duyguları kontrol etmekten geçtiğini unutmamalısınız.

İşe önce düşüncelerinizi ve vücudunuzu kontrol ederek başladığınızda, duygularınız üzerindeki kontrolünüzün farkına varacak ve yaşadığınız olumsuzluklardan en az hasarla kurtulmayı başardığınızı fark edeceksiniz.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale