X

İshal tedavisinde nelere dikkat etmek gerekir?

Eski Yunancada akıp gitmek anlamında olan Diarrhioa sözcüğünden türeyen diyare (ishal), günde birden fazla, kıvam olarak sıvı ve yumuşak defekasyon olarak tanımlanabilmektedir. Bununla birlikte dışkının hacim ve sıvı oranında artış ile su ve elektrolit kaybı da diyare ile karakterizedir.

Bireylerin defekasyon sıklıkları yaş, sosyokültürel yapı, yaşam şekli gibi birçok faktörden etkilenmektedir. Günde 2-3 kez ve haftada 2-3 kez olacak şekilde defekasyon sıklığı farklılık göstermektedir. Yetişkinlerde normal dışkı ağırlığı 100-300 gram arasında değişmektedir. Dışkılama sayısı 3’ü geçtiğinde ve 300 gramı aştığında diyareden bahsedilebilir.

Diyare sınıflandırılması

Diyare tedavisinde zaman kaybını önlemek, potansiyel nedeni sınırlandırarak tespit etmek ve yapılacak olan zorlu tetkiklerin önüne geçebilmek adına diyare sınıflandırması oldukça faydalıdır. 

Hastalığın süresi (akut, kronik)

  • Risk grubu (gelişmekte olan ülkelere seyahat edenler, bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler, hastanelerin klinik servislerindeki hastalar)
  • Diyarenin spesifik özellikleri (kanlı, yağlı, sulu)
  • Patofizyolojik kategorisi (ozmotik, sekretuvar, inflamatuar, dismotilite)

İlk iki sınıflandırma sadece detaylı bir anamnezle çözülebileceği için başlangıçta kullanılacak en pratik ve klinik açıdan en kullanışlı olanlardır. Fiziki muayene ve diğer spesifik tetkikler ile elde edilecek bulgular ile tanıların sayısını azaltmak için diğer sınıflandırmalar da kullanılabilir.

Diyare başlangıç ve semptomlara göre 2-3 haftadan az ise akut diyare, 2-3 haftadan fazla ise kronik diyare olarak sınıflandırılır. Akut diyare birkaç gün devam eder ve kendiliğinden geçebilir. Akut diyare sebepleri olarak aşağıdaki nedenler sayılabilir;

  • Enfeksiyonel nedenler: Bakteriler, mantarlar, virüsler, protozoonlar, helmintler,
  • Bakteri toksinlerinin sebep olduğu ishaller,
  • Besin zehirlenmeleri: E. Coli, S. aureus, Bacillus cereus, Clostridium perfringens, antibiyotiğe bağlı ishal
  • Kimyasal zehirler: Arsenik, kurflun, civa
  • Diğer nedenler: Gastrointestinal kanama, apendisit, divertikülit, iskemik kolit 

Kronik diyare ise 3 haftadan uzun sürer ve mutlaka medikal tedavi gerektirir. Kronik diyare sebepleri olarak da aşağıdaki nedenler sayılabilir;

  • İnflamatuvar bağırsak hastalıkları (Ülseratif kolit, Crohn hastalığı),
  • Enfeksiyonlar: Paraziter hastalıklar (E.histolytica, Giardia, Cryptosporidium), bağırsak tüberkülozü
  • Bağırsak tümorleri
  • Endokrin hastalıklar (hipertoridi, hipoparatroidi, diabetes mellitus)
  • Kistik fibrozis
  • Kısa bağırsak sendromu
  • Emilim bozuklukları
  • Besin alerjileri

Ayrıca kaynaklandığı bölgeye göre de intestinal ve kolonal olarak 2’ye ayrılır. İnce bağırsak rahatsızlıkları kaynaklı (intestinal) diyarede dışkı daha fazla sıvı yapıda ve miktarı çoktur (500 g/günden fazladır). Abdominal bölgede ağrı yaşanır ve ağrı defekasyonla beraber hafiflemez.

Kronik durumunda kilo kaybı gerçekleşir ve gaz çıkarma yaşanır. Kalın bağırsak rahatsızlıkları sonucu yaşanan (kolonal) diyarede ise defekasyon sayısı çok, fakat dışkı miktarı azdır. Dışkıda kan ve mukus görülebilir bununla birlikte defekasyon işlemi zor gerçekleşir. Ağrı kramp şeklinde yaşanır fakat defekasyon sonrası ağrı hafifler.

Diyarede uygulanabilecek tedaviler nelerdir?

Diyarede tedavi patofizyolojiye göre yapılmalıdır. Ancak kesin tanı yerine güçlü bir şüphe varsa veya etiyolojiye yönelik spesifik bir tedavi mevcut değilse bir yandan tanısal tetkikler yapılmalı, bir yandan da deneye dayalı tedaviler düşünülmelidir.

Evde yapılan oral sıvı tarifi

Evde 1 litre oral sıvı hazırlanması için gereken malzemeler;

  • Bir silme çay kaşığı tuz
  • Sekiz silme çay kaşığı şeker
  • Bir litre (5 bardak) içme suyu veya kaynatılıp soğutulmuş su

Diyarede beslenme tedavisi

Diyarenin tıbbi beslenme tedavisinde iki önemli adım bulunmaktadır. Bunlar; diyarenin önlenmesi ve diyare ile kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin geri kazanılmasını sağlamaktır. Diyare tedavisinde kullanılacak oral sıvılar şeker, sodyum, potasyum ve klor içermelidir. Diyarenin ileri seviyeleri hariç durumlarda et suyu çorbaları, meyve suları, maden suyu, çay kaybedilen sıvının telafisinde kullanılabilir.

Yağsız pişirilmiş pirinç ve patates, yağ oranı düşük tuzlu krakerler bu sıvıların yanında tüketilebilir. Alerjen yapıları ve laktoz içermeleri sebebiyle süt ve süt ürünlerinden başlangıçta uzak durulmalıdır. Diğer laktoz içeren besinler ve kafein dışkı durumu düzelmedikçe kullanılmamalıdır.

Muz, patates, şehriye, pirinç gibi besinler dışkı durumunu düzeltmeye yardımcı olarak kullanılabilir. Çiğ sebze ve meyveler diyare süresini uzatma ve diyareyi artırma gibi riskler taşıdığı için başlangıçta tüketilmemelidirler.

Yapılan bir çalışmada akut diyare durumunda çinko kullanımının faydalı olabileceği bulunmuş olsa da, diyareye sebep olan patojenlere elektif etkisinin tespit edilebilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

İshal durumunda kullanılan, ishale iyi gelen tüm yiyecekler ve besin değerleri rehberine buradan göz atabilirsiniz.

Ayrıca yapılan bir başka çalışmada diyare sırasında kısıtlı fizyolojik diyet ile sınırsız diyet uygulaması karşılaştırılmış ve kısıtlı diyet uygulayanlar ve sınırsız diyet uygulayanlar arasında diyare süresinin (37/33 saat) benzer olduğu tespit edilmiştir.
Bu sonuçlar, diyarenin antimikrobiyal bir ajanla tedavisi sırasındaki diyetin kısıtlanmasının, klinik semptomların iyileşmesiyle veya diyare süresinin azalması ile ilişkili olmadığını göstermiştir.

İlginizi çekebilir: İçinizi ısıtarak bağışıklığınızı güçlendirin: Kış için 7 bitki çayı önerisi

Diyetisyen Ayşe Tuğba Şengel: Diyetisyen Ayşe Tuğba Şengel, 2010 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun olmuştur. 2010 yılından itibaren Ankara Numune Hastanesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, United Medical Group, Sarıyer Devlet Hastanesi gibi çeşitli özel sektör ve devlet hastanelerinde diyetisyen olarak görevini sürdürdü. Şu anda, zayıflama, kilo verme, hastalıklarda ve özel durumlarda beslenme gibi farklı alanlarda 4.Levent İstanbul’da ekibiyle beraber kendi kliniğinde hizmet vermektedir. Bunun yanında, YouTube kanalında ve aysetugbasengel.com web sitesinde sağlıklı beslenme, diyet listeleri ve detoks tarifler konularında her hafta bilimsel bilgilere dayalı içerikler yayınlamaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale