X

İşe alım sürecinde tarafların dikkat etmesi gereken önemli noktalar

İşe alım sürecinde kişiyi seçme hakkı elinde olan kişilerin kendilerini “kişilik analisti” sanmaları büyük bir sanrıdır. Bu sanrı değil gerçek olsaydı bir iki ezberleşmiş cümleyle işe alınmış, birkaç ego besleyen yorumla “kişilik testini” geçmiş kişilerin, işe girdikten sonraki performans sürecinde hiç aksaklık yaşanmaması gerekirdi öyle değil mi?

Birini işe alma sorumluluğu olan kişinin kendisi hakkında farkında olması gereken birkaç önemli nokta vardır. Değerlendirmeyi yapan kişi;

  • Kişi kendi zayıf yönlerini ne kadar tanıyor?
  • Karşısındaki kişi kendisine neleri çağrıştırıyor?
  • Kişi kendisinde tahammül edemediği özelliklerini, karşısındaki kişide görüyor da buna tahammül edememe durumu yaşanıyor olabilir mi? (Bize kendi olumsuz özelliklerimizi anımsatan kişilerden hoşlanmayız)
İşe alım sürecinde başvuran adayların dikkat etmesi gereken şey, “doğru” değerlendirilmedikleri bir görüşmenin sonucunu önemsememeleri gerektiği. 
  • Kibir, objektif değerlendirmeye engel oluyor olabilir mi?
  • Kişi karşındakinin anlatacaklarına değil de, kendini göstermeye odaklanıyor olabilir mi? (Bu da süreci bozar. İş görüşmesinde merkezde, görüşmeye gelen aday olmalıdır. Bunun aksini yapmak isteyen kişi merkezde olmadığı görüşmeyi “olumsuz” geçen görüşme olarak algılayabilir. Ki bu merkezde olmamaktan beslenememenin sonucudur)
  • Yeteneklere, niteliklere odaklanmak yerine “istenen olmaya, arzu edilen olmaya, seçilen olmaya, hakkında bilgi sahibi olunmuş olmasına” mı odaklanılıyor ve süreç baltalanıyor mu?

İşe alım sürecinde başvuran adayların dikkat etmesi gereken şey, “doğru” değerlendirilmedikleri bir görüşmenin sonucunu önemsememeleri gerektiği. Yeteneklerin, güçlü yönlerin ve deneyimin işe uygun olmamasını anlarım, ancak kişisel olarak uygunsuzluğun kararını bu konuda uzman olmayan bir kişinin vermesini anlamam mümkün değil.

Biz klinik psikologlar (işini hakkı ile yapanlar), insan psikolojisi hakkında senelerce okumamıza rağmen, kendi terapi sürecimizden geçeriz ki, karşımızdaki kişiyle (danışan) kurduğumuz ilişkiye kendi kişisel yorumlarımızı katmayalım. Kendi duygularımızın, zayıflıklarımızın ve düşüncelerimizin farkında olalım ki süreci YANLIŞ değerlendirmeyelim. Biz bu kadar detaylı ve hassas çalışmamıza rağmen 15-20 dakikada birinin kişiliğini “anladığımız” sonucuna varmazken, bazı kişilerin bunu “yapabildiğini” sanması oldukça korkutucu bir egonun sonucudur. Tüm işe alım sorumluluğu olan bireylere; her görüşmede hangi soruları ve hangi yanıtları önemsediğinize dikkat edin.

Tüm işe alım sorumluluğu olan bireylere; her görüşmede hangi soruları ve hangi yanıtları önemsediğinize dikkat edin.

Duymak istediklerinizi soruyor olabilir misiniz? (Karşınızdaki kişi sizin gibi bir bakış açısındaysa, görüşmeye gelmeden ezberlediklerini söyleyebilir – ki bu oldukça kolaydır) Niyetiniz karşınızdakini tanımak mı yoksa kendinizi tanıtmak mı? Egonuz mu ön planda, karşınızdakini tanıma ve anlama motivasyonunuz mu?

Ve bir öneri, sizi size benzer biri geliştiremez, farklı olana direnç gösterirseniz bulunduğunuzdan çok da ileriye gidemezsiniz. İşe alım süreci oldukça önemli bir karar her iki taraf için de. Herkes sorumluluğunu doğru bir şekilde yerine getirirse, iş yerleri daha verimli ve keyifli alanlar haline gelir.

 

İlginizi çekebilir: Akademik kariyer mi, iş hayatına atılmak mı?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale