X

İş yaşamında karşılaştığınız stres unsurlarının etkisini azaltmak için uygulayabileceğiniz 5 pratik yöntem

İş hayatındaki Stresi Ortadan Kaldırmak

Çağımızda stres, hepimizin aşina olduğu ve etkilerini zaman zaman hissettiği bir olgu. Yöneticiniz sizi ofisinde görmek istediğini belirttiğinde vücut ısınız artar, kalp atışlarınız hızlanır ve karnınızda hafif bir kasılma hissedersiniz.

Bu belirtiler vücudun stres karşısında verdiği en tipik ve belirgin tepkilerdir. Bilim insanları bu etki-tepki olayını ‘’fight or flight’’ yani ‘’savaş ya da kaç’’ mekanizması olarak adlandırıyor.

Stres durumu kronik hale gelmediği sürece performansı arttırıcı bir etkiye sahipken, kronik stres hem bedensel hem de ruhsal olarak depresyon, gerginlik, uykusuzluk ve yüksek kan basıncı gibi zararlı etkileri beraberinde getirebiliyor.

Özellikle iş yaşamında stres unsurlarının artmasıyla birlikte, bu durumla başa çıkmak için geliştirilen yöntemler de son zamanlarda artış gösterdi. Sorumluluklarınızı, yapılacaklar listesindeki birikmiş işlerinizi  ya da birlikte çalışmak durumunda olduğunuz kişileri kontrol etme şansınız olmasa da, stres unsurlarıyla başa çıkabilmek ve beraberinde getirdiği olumsuzluklardan en az derecede etkilenmek birey olarak kendi elinizde.

Bu hafta, özellikle iş yaşamında karşınıza çıkan stres faktörleriyle baş edebilmek ve bu durumlara uyum sağlayabilmek için izleyebileceğiniz basit fakat etkili yöntemleri sizler için derledik.

Günlük programınıza düzenli bir meditasyon egzersizi ekleyin

Meditasyon, gün içinde edindiğimiz deneyimleri içselleştirmemizi ve birey olarak farkındalık kazanmamızı sağlayan bir uygulama. Meditasyon ile zihnimizin yapabileceklerinin ve zihinsel süreçlerimizin farkına varabilir, bu yolla duygularımızın ve düşüncelerimizin kontrolünde aktif rol oynayabiliriz.

Farkındalığın yanı sıra olayların, kişilerin ve nesnelerin özüne inmemize olanak veren meditasyon sayesinde, çevremizde var olan her şeye nedensellik olgusu içinde yaklaşabilme ve farklı açılardan inceleyebilme olanağı buluruz.

Günde yalnızca 10 dakikanızı meditasyon için ayırmanız, iş yaşamında karşılaştığınız stres faktörleriyle baş etmeniz konusunda yol gösterici niteliğinde olacak ve olaylara farklı perspektiflerden yaklaşma olanağı sağlayacaktır.

Sizlerle daha önce bitki çayının meditatif etkisinden bahsetmiştik. Bu kolay yöntem, iş yerinizde uygulayabileceğiniz en kolay ve en etkili meditasyon araçlarından biri. Gün arasında, işlerinizin hafiflediği bir zamanda (özellikle öğle saatlerinde) kendinize bir fincan rahatlatıcı etkili bitki çayı hazırlayarak çayınızı bitirene kadar geçen süreci rahatlamaya ve yalnızca kendinize odaklanmaya ayırın.

Doğadan Melisa ve Doğadan Papatya’nın yatıştırıcı desteği gün içerisinde kendinizi iyi hissetmeniz için…

 

Stres nedeniyle vücudunuzda biriken gerilimi azaltın

Duygusal stres, fiziksel olarak bedeninizin çeşitli bölgelerinde ağrılara neden olabilir. Hem stres seviyenizi azaltmak hem de vücudunuzu rahatlatmak için aşağıdaki adımları izleyin:

  • Masa başında otururken dikkatinizi ellerinize ve omuzlarınıza verin.
  • Eğer elinizdeki herhangi bir objeyi (kalem, defter, mouse gibi) sıkarak tuttuğunuzu ya da omuzlarınızda daha önce fark etmediğiniz bir ağırlık olduğunu hissediyorsanız, vücudunuzda hissettiğiniz ağrının sebebi bu durumdan kaynaklanıyor olabilir.
  • Elinizde tuttuğunuz objeyi bir süreliğine bırakın. Arkanıza yaslanın, nefes alışverişinizi bir düzene oturtun ve bedeninizi olabildiğince serbest bırakın.
  • Vücudunuzda meydana gelen farklı uyarılmalara ve hislere odaklanın.

Düşünerek konuşun

 

Stresin ortaya çıkmasının önemli bir başka sebebi de suçluluk ve pişmanlık duygusudur. Aşağıdaki egzersizle daha yapıcı, kendinizi daha az suçlayıcı ve pişmanlık duygunuzu azaltıcı bir düşünme ve konuşma biçimine sahip olabilirsiniz;

  • İş yerinde yaşamış olduğunuz herhangi bir strese neden olan kişiyle ilgili düşüncelerinizi yazıya dökün. (‘’Can bugün iş yerinde önemli bir evrağı teslim etmeyi unuttu…’’ )
  • Bu olayın sizi ilgilendiren kısmını düşünerek, durumu kendinize yöneltmeye çalışın. (Dosyanın hazırlanması için iki saatimi harcamıştım ve bu aksaklık diğer işlerimi yetiştirmeme engel olacak. Durumun tekrarlanmaması için ‘’ben’’ ne yapabilirim? )
  • ‘’Asla’’ ya da ‘’daima’’ gibi genelleyici sözcükleri kullanmaktan kaçının. Karşınızdaki kişiye suçlayıcı değil, yapıcı bir yolla yaklaşmayı deneyin (‘’Beni sürekli hayal kırıklığına uğratıyorsun.’’ yerine ‘’Bu belgeyi zamanında yerine ulaştırmaman beni hayal kırıklığına uğrattı. Bunun tekrarlanmaması için ne yapabiliriz?’’ gibi.)

Problemlerle başa çıkma mekanizmalarınızı gözden geçirin.

Her bir bireyin aynı problemle başa çıkma biçimi farklılık gösterir. Aşağıdaki adımları izleyerek kendi yeterliliklerinizin farkına varabilir ve farklı problemlerinizle nasıl başa çıkabileceğinizi keşfedebilirsiniz;

  • Boş bir kağıda, bilgisayarınıza ya da telefonunuza iş yerinizde stres yarattığını düşündüğünüz her şeyi listeleyin.
  • Başka bir kağıda gün içinde kendinizi rahatlatmak ve mutlu etmek adına yaptığınız şeyleri sıralayın (müzik dinlemek, spor yapmak, yemek pişirmek, arkadaşlarınızla buluşmak gibi.)
  • Üçüncü bir kağıda gün içinde kendinizi mutlu etmek için yaptığınız bu şeylerden stres unsurlarının etkisini azalttığını düşündüklerinizi not edin.
  • Üç listeyi de önünüze koyun ve stresle başa çıkarken neleri kullandığınızı, ileride hangi yöntemleri kullanabileceğinizi ve hangi durumlarla başa çıkmakta zorlandığınızı gözden geçirin.

Çalışma arkadaşlarınızda olan iletişiminizde sıcak ve iyimser olun.

İş yerinizde hem yaptığınız işlerin kalitesini arttırmak hem de stres yaratabilecek durumlardan kaçınmak için, çalışanlarla olan iletişiminizin yapıcı olması büyük önem taşır. Karşınızdaki kişiyle empati kurabildiğiniz, kendinizi açık ve net bir şekilde ifade ettiğiniz, karşı tarafın davranışlarının altında yatan sebepleri görebildiğiniz sürece iletişim bozukluklarından kaynaklanan stres faktörlerini en düşük seviyeye indirmiş olursunuz.

Beraber çalıştığınız her bireyin size farklı deneyimler sunduğunu, her insanın değerli olduğunu düşünün ve kişilerin olumlu yönlerini görmeye çalışın.

Sonrasında, olumlu düşüncelerinizi karşınızdaki kişilere yansıtmaya ve sevginizi mümkün olabildiğince gösterebileceğiniz davranışlarda bulunmaya çalışın. Karşınızdaki kişi değerli olduğunu hissettiğinde, size de aynı ölçüde değer verecek ve aranızda pozitif bir iletişim kurulacaktır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale