X

İp üstünde yürümek zordur: Dönüşümü kabul ederek dengeyi bulmak

İnsan türü mükemmel bir düşünme kapasitesine sahipken nasıl oluyor da duygusal konular işin içine girince kendine rağmen, kendine bu kadar acı çektirebiliyor? Bu neyin ihtiyacı? Hatta bazılarımız acı derinleştikçe kendilerine itiraf edemeseler bile bundan zevk alıyor… Bu kendi değerinin farkında olmamanın son noktasıdır diye düşünüyorum.

Herkes aşık olur, sever, tüm kalbiyle bir bütün hisseder, güzel zamanlar geçirir veya hissettikleriniz platoniktir, güzel zamanlar geçiremeden duygularınız ve siz başbaşasınızdır…

Her şeyden önce hayatta sizden bir tane daha olmadığının farkına varmalıdır insan!

Her birey tek başına, ayrı ayrı değerlidir. Kendi değerinizin, ne kadar özel olduğunuzun farkında olsaydınız kendinize bile bile bu acıyı yaşatmak istemezdiniz… Sözlerim belki de çok duygusuzca gelebilir kulağa, fakat asıl duygusuzluk emin olun yok yere kendinizi heba edip, sevdiklerinizin size bakıp üzüldüğünün farkında olmamaktır…

Peki “Duygular benim elimde değil, ne yapabilirim saçma sapan konuşma!” dediğinizi duyar gibiyim. Evet hissedeceklerimizi bir yere kadar “aa dur bir aşık olayım” diyerek seçmiyoruz. Fakat işler yolunda gitmiyorsa o noktada hayatın seçimlerden ibaret olduğunu hatırlamak ve her şeyin gelip geçici olduğu gerçeğini kendinize hatırlatmak gerekiyor.

Her insan yalnız doğar, yalnız ölür.” Hayatınız boyunca çok güzel bir evliliğiniz olabilir, boy boy çocuklarınız olabilir, mükemmel arkadaşlara sahip olabilirsiniz, istediğiniz kadar kalabalık ortamlara girin, partilerin bir numaralı kızı/erkeği olun, mükemmel bir aşkınız, bağlılığınız olsun, tek bir acı gerçeğe karşı duvarınız olsun: “Her şey dönüşür, her şey gelip geçebilir “ Bu gamsızlık mı sizce? Hayır sadece gerçek bu!

“İnsan ancak kendine rağmen kendisi için seçimler yapabiliyorsa ve kendi değerinin farkındaysa mutluluk yolunda adımlar atabilir.” İnsan önce kendine değer vermezse ve kendi değerinin farkında olmazsa bir başkasından saygı sevgi görmeyi nasıl bekleyebilir ki? Bir başkası sizin değerinizin nasıl farkına varabilir ki? Kendinize söyleyeceğiniz iki kelime içinizdeki benlik ateşini alevlendirecektir: “Ben değerliyim!

Bu konu sadece aşkla alakalı değil… Arkadaşlıkta, iş dünyasında, aile yaşamında kişi her ne yaşarsa yaşasın ilk önce kendi değerinin farkında olarak adımlarını atmalıdır. Bu tamamen kişinin kendine olan öz saygısı ile ilgili bir konu…

“İçinizdeki ırmağın yönünü değiştirecek olan sizsiniz ve o yönü değiştirecek olan barikatlar inşa edecek olan kişi de sizden başkası değil…”

“Koca bir fırtınayı dindirecek olan da, onu dönüştürüp başka baharlara çevirecek olan da, koca bir enkazın altından sağ çıkabilecek olan da, güçlü girdaplara kapılmayacak kadar zeki ve güçlü olan da kendimizden başkası değil…”

İçinizdeki muhteşem gücün farkında mısınız?

İncecik ip üstünde yürümeye benzer bazı ilişkiler… Aşağı düşerseniz duman olursunuz! İçimizdeki o dengeyi kurup, o incecik ip üstünden yürüyüp karşıya ulaşacak olan biziz!

Bu bir savaş değil… Bu aşka inat, dostluğa inat, sevgiye veya nefrete inat yol alabileceğiniz bir yol değil… Bu bizim yolumuz! Hiç kimse olmadan da kendimizi sevme ve mutlu olma sanatı…

Bu yolda bize değer verecek olanlar zaten elimizden tutacaktır. Gerisini olduğu yerde, olduğu şekliyle bırakın gitsin!

Sen yoluna bak ve arada bir durup dinlensen de, ilerle… Hep ilerle…

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: 30’lu yaşlar bedellidir: Kendi isteklerinizi fark etmeyi ötelemeyin

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale