X

İnsanoğlunun tarihler boyu en önemli odak noktası: Mutlu olmak ya da olmamak

İşte bütün mesele bu! Değil aslında… Mesele hayatın akışı içinde her ne olursa olsun dengede kalabilmek. Ve bu sandığınız kadar zor değil.

Uzunca bir süredir #mutluinsan hashtag’i ile yazılar yazıyor, paylaşımlar yapıyorum. Mutluluk, son yıllarda tüm dünyada araştırılan konuların başında geliyor. Çünkü mutluluk, tarihler boyu insanın en önemli odak noktası. Hepimizin hayattan beklentisi mutlu, huzurlu, doyumlu bir ömür sürmek. Geçmiş nesillere göre daha zengin, daha konforlu yaşamamıza rağmen daha mutsuz toplumlar olmamızın sebebi aslında tam da bu mutluluk için biçtiğimiz kriterlerde gizli. 

3. Mutlu İnsan Zihin Ruh ve Beden Festivali

Modern yaşam adı altında kendimizi sıkıştırdığımız şehirler, pek havalı görünen 99 katlı plazalarda, camları açılmayan ofislerde yüksek maaşlar ve sosyal “güvenceler”, daha çok tüketmemizi ve mutluluğun satın almak ve sahip olmakta saklı olduğunu bilinçaltımıza işleyen: “Hadi, hemen, şimdi al… Kaçırma… Sana özel fırsat…” diye her taraftan bağıran reklamlarla, sanal bir mutluluk aleminde yaşayan, insan fıtratından uzaklaşmış garip bir tür haline geldik.

Kendi ellerimizle inşa ettiğimiz modern hayat, mutluluğun en büyük düşmanı olduğu gibi türümüzün de sonunu getirebilecek nitelikte. Dünya sağlık örgütü 2017 raporuna göre dünyada 300 milyondan fazla kişi depresyonda ve son 10 yılda %18 artmış durumda. Dünyada günlük yaşamı etkileyen bir numaralı sorunun depresyon olduğu belirtiliyor.

2014 yılından bu yana İstanbul Kongre Merkezi’nde organize ettiğim ve bu yıl 5-7 mayıs tarihleri arasında üçüncüsü gerçekleşen “Mutlu İnsan” Zihin Ruh Beden festivalinin ana konusuydu mutluluk. 3 gün süresince akademik, medikal ve kişisel gelim dünyasından 59 uzman, 70 ayrı seminer ve workshop ile sağlıklı, mutlu, doyumlu bir hayata giden yoları yöntemleri anlattı. Prof.Dr. Bingür Sözmez dünyaca başarılı bir kalp cerrahı olmasının yanı sıra çocukluk hayali olan ney üflemeyi öğrenmeye başladığını, hastalarını müzikle ve yogayla nasıl şifalandırdıklarını anlatırken, Prof.Dr. Nevzat Tarhan mutluğun formülünün insanlar arasındaki rekabette değil, işbirliğinde olduğunu vurguladı. Tasavvuf araştırmacısı yazar Cemalnur Sargut mutluluğu, olan her şeyde bir hayır olduğuna inanmanın ve yaratılmış her varlığı yargılamadan sevmekte olduğunu anlattı. Festivale katılan 3500 üzerinde ziyaretçi, edindikleri bilgiler ve yeni bakış açılarıyla hayatlarında yeni kapılar açmak üzere mutlu bir şekilde ayrıldı. Festival detayları festivalin web sitesinde ve YouTubeweb sitesinde  kanalında bulabilirsiniz.

Tam bir hafta sonra katıldığım Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen 2. Avrasya Pozitif Psikoloji Kongresi’nin konusu yine mutluluktu. Tüm akademisyen ve bilim adamlarının birleştiği nokta yine aynı oldu… Daha iyi yaşamak için yarattığımız dünyanın bizi özümüzden uzaklaştırdığı ve mutluluğun dışarıda aranacak bir olgu değil, yaşam deneyimlerini algılayış şeklimiz olduğu.

Peki, tüm bu söylenenler iyi de ne yapmak lazım? Toplanıp köyümüze geri mi dönelim? Elbette bu bir seçenek, son yıllarda benim çevremde bunu yapanların sayısı oldukça fazla. Gelirinizin rakamsal miktarından ziyade, bununla elde ettiğiniz hayat standardına bilinçli bir farkındalıkla baktığınızda belki de bu sorunun cevabını daha rahat verebilirsiniz.

Fakat güzel haber şu; yaşadığımız çevre koşullarını değiştiremesek de beynimiz ve bedenimiz öyle muhteşem bir organizma ki; yeteneklerini ve fabrika ayarlarına uygun ihtiyaçlarını bildiğinizde ve yediğimizden içtiğimize biraz daha farkındalık dolu seçimler yaptığımızda, bizler her türlü koşulda hayatta kalmayı ve iyi yaşamayı becerebilen niteliklere sahibiz.

Egzersiz yapmanın ve iyi beslenmenin, stres yönetiminde en etkili yöntem olduğu pek çok bilimsel çalışmayla ispatlanmış olan meditasyonu hayatınıza entegre etmekle sağlıklı, huzurlu bir hayat mümkün. Bunun tek koşulu bu bilgileri deneyime çevirmeniz ve bu yolda emek vermeniz. Dışarıda sizi sizden başka mutlu edebilecek hiçbir şey yok. Aradığımız her şey içimizde.

İlginizi çekebilir: “Hayallerimi Yaratıyorum” meditasyonuyla hayallerini gerçeğe taşı

Gülferi Yıldırım: Psikoloji ve Nörobilim Uzmanı. Mindfulness Eğitmeni İTÜ Elektronik Mühendisliği’nden mezun ve Yeditepe Üniversitesi’nden (MBA) İşletme Yüksek Lisansına sahip olan Gülferi Yıldırım, Üsküdar Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji ve Nörobilim Yüksek Lisansını tamamlamıştır. Aynı zamanda Kültür Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi olarak “İletişim ve Marka Yönetimi” dersi vermektedir. Kurumsal dünyada, 25 yılı aşkın süredir strateji, organizasyonel yapılanma, iletişim ve pazarlama konularında danışmanlık ve liderlik yapmaktadır. Her yıl İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Mutlu İnsan ZihinRuhBeden Festivali”nin kurucusudur. Kendini keşfetmek üzere çıktığı yolda Türkiye’den Güney Afrika’ya, ABD’den Peru’ya, Hindistan’dan İngiltere’ye ve Bali’ye pek çok eğitime katılmıştır. Bu eğitimlerden bazıları; Oxford, MIT (Massachusetts Institute of Technology), University of Massachusetts gibi dünyanın saygın üniversitelerinde aldığı mindfulness, meditasyon ve nörobilim temelli eğitimlerdir. Doğunun binlerce yıllık kadim bilgilerini, batı bilimi ışığında, kurumsal deneyimleriyle sentezleyerek oluşturduğu mindfulness temelli mutluluk, liderlik, yaratıcılık ve stres yönetimi eğitimleriyle kurumların ve bireylerin hedeflerine ulaşmalarına vesile olmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale