X

İnsanlar arkadaşlıktan sevgililiğe nasıl dönüyorlar?

Arkadaşlar bazen zamanla daha arkadaş hale gelirler ve bunun sonucunda bazı vakalarda iş romantizme varabilir ve bu da başkalarıyla garip sohbetlere sebep olur. Ancak bu aslında çok sık olan bir şey ve işin sonunda sağlıklı ilişkiler ve mutlu evlilikler ortaya çıkabiliyorlar. Pek çok yerli yabancı dizide de bu temanın işlendiği bir gerçek. Dolayısıyla arkadaşlığın aşka dönüşmesi bir gerçek ve iyi arkadaşların iyi partnerler olmalarının pek çok yolu da mevcut.

İlginç şekilde araştırmalarda çoğunlukla yabancı insanlar arasındaki romantizme odaklanılıyor ancak pek çok durumda aşk halihazırda birbirini bilen insanlar arasında ortaya çıkıyor, yabancılar arasında değil.

Yabancılarla flört etmek ile arkadaşla etmenin farkları

2022’de yapılan bir araştırmada aşkın nasıl geliştiği incelenmiş ve ayrıca arkadaşların aşka doğru yolları da ayrı bir başlık altında değerlendirilmiş. Aşka giden pek çok farklı yol olmasına karşın ilişki biliminde bu çeşitlilik genelde söz konusu edilmiyor. Buna karşın genelde yabancıların aşka giden yolları değerlendirmeye alınıyorlar. Arkadaşlar arasında başlayan ilişkiler atipik ve garip olsaydı bu doğru olabilirdi ancak araştırmalar tam tersini gösteriyorlar.

Gönüllü yetişkinler ve üniversite öğrencilerinden oluşan yedi örneklemin meta analizine göre çiftlerin üçte ikisi ilk olarak arkadaş olduklarını belirtmişler ve bu özellikle üniversite öğrencileri arasında çok yaygınmış. Bununla birlikte bazı başka çalışmalara göre romantik ilişkilerden önce arkadaş olmak sadece yaygın değil, aynı zamanda tercih de edilen bir seçenek.

Platonikten romantiğe geçiş

Bilim insanları en az iki tür yakınlık olduğundan bahsediyorlar. Birisi arkadaşlık temelli ve şöyle tanımlanıyor: “uzun vadeli yakın bağları besleyen yoldaşlıkla bağlantılı, psikolojik bağımsızlık, sıcaklık ve anlayış içeren bilişsel ve duygusal deneyim”. Diğer tutku temelli yakınlık ise şöyle tanımlanıyor: “yeni ve genelde cinsel içerikli tutkulu aşkla bağlantılı, romantizm ve pozitif uyaranlı birincil duygusal deneyim içeren ilişkiler”. Ayrıca çift olma sürecinde genelde erkeklerin tutkusunun bunu ateşlediği yönünde bir algı mevcut ve işlerin ilk olarak tutku ile başladığı, arkadaşlığın ise bununla birlikte geliştiği söyleniyor. Ancak bu gerçekçi mi? Belli ki bunun cevabı hem ilişkide olanların hem de onları gözlemleyenlerin algı ve bakış açılarına bağlı.

Romantik dedikodular

Pek çok karşıt cinsiyetli arkadaşlık romantizmden fazlasını yayar, çünkü dedikodu da yayılır. Araştırmacılar özellikle ünlüler dünyasında kadınların ve erkeklerin sadece arkadaş kalabileceklerinden sık bahsedildiğini belirtiyorlar. Ancak 2016’da yapılan bir araştırmada bunun çok da mümkün olmayabileceğinden bahsediliyor. Psikoloji dünyası karşıt cinsiyetlerin arkadaşlığı konusunda bir anlaşmaya varmış değil ve medyadaki temsiller genellikle homososyal normları takip ediyorlar. Yani arkadaş olarak kendi cinsiyetimizden birisini seçmemizi söylüyorlar ve doğanın ilişki ve cinsellik konusunda tarzının ise karşıt cinsiyetler arasında olduğunu belirtiyorlar.

Kişinin homososyal normlara dair bireysel görüşleri ne olursa olsun pek çok insanın karşıt cinsiyetler arasındaki arkadaşlığa dair şüphelerinin olduğu görülüyor ve bazıları ise bunların arkadaşlık olmadığını, romantik veya cinsel unsurların olduğunu belirtiyorlar. Bu tür durumlar iş yerlerinde bile hayli yaygınlar.

İlişkilerini bir sonraki romantik aşamaya taşıyıp taşıyamayacağı konusunda merak içinde olan iş arkadaşları, komşular ve arkadaşlar için ortak ilgilerin ve güvenin sadece aile ve arkadaşlar arasında gelişmediğini, meslektaşlar arasında da tam anlamıyla gelişebildiğini belirtmek gerekiyor. Resmi olarak datelere çıkmadan konforlu bir ilişkiye geçiş yapmış olan pek çok çiftten de görebileceğimiz üzere bu tür geçişler sağlıklı bir aşk, uzun vadeli partnerlik ve saygı içerebiliyorlar.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Arkadaştan mı sevgili, sevgiliden mi arkadaş?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale