X

Her insanın sahip olduğu ama kullanmaktan çekindiği 9 temel hak

Çoğu zaman bazı yaşam haklarının insanlar tarafından yanlış yorumlanarak, utanılacak bir şey olarak algılandığını düşünüyorum. Özellikle günümüzün rekabetçi iş yaşamında, bazı insanî özelliklerimizi tamamen bastırmaya ya da hiçbir şekilde onları ifade etmemeye çalışıyoruz.

Oysa her insanın;

• Güçsüz olma hakkı

• Korkma hakkı

• Başarısız olma hakkı

• Başkasına ihtiyaç duyma hakkı

• Endişe duyma hakkı

• Deneme ve yanılma hakkı

• Yanlış karar almış olma hakkı

• Hayır deme hakkı

• Susma hakkı

• İsteme ve talep etme hakkı vardır.

Bu hakları yok saydığımızda;
• Her an güçlü olmaya çalışmaktan, merhamet gibi bizi yumuşatabilecek duygularımızı da törpüler,

• Hiçbir şeyden korkmamaya çalışıp, korkularımızı gizlerken; aslında bu korkuların başkaları tarafından da hissedildiği gerçeğini gözden kaçırır,

• Başarısız olduğumuzda, buna hakkımız olmadığını düşündüğümüzden, kendimizi değersiz hisseder,

• Başkasına ihtiyaç duyduğumuzda bunu zayıflık olarak gördüğümüz için bir başkasının da bize ihtiyaç duyabileceği gerçeğini yok sayar,

• Endişelendiğimizde bütün felaketleri kendimize doğru çeker,

• Yanılma hakkımızın olmadığını düşündüğümüzden denemekten de vazgeçer,

• Yanlış karar almamızın kabul edilemez olduğunu sandığımızdan, karar alma konusunda hep çekimser davranır,

• Hayır diyemediğimiz için kendimizi sürekli istemediğimiz durumların içinde bulur,

• Susma hakkımızı kullanamayıp sürekli kendimizi açıklamaya çalışmaktan yorgun düşer,

• Ve talep etmeye hakkımız olmadığını düşündüğümüz için kendi mutsuzluğumuza sağlam bir zemin hazırlarız.

Oysa bütün bunlar yaşamın bir parçasıdır ve bu haklar her insana mahsustur. Bu hakların farkına vardığımızda hem kendimiz hem de çevremiz için çok daha güzel, çok daha yaşanabilir bir dünya kurabiliriz.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale