X

Influencer annelerin yarattığı “kusursuz ebeveyn” imajı ile gerçek yaşam arasında nasıl bir uçurum var?

Instagram’da ya da YouTube’da gezinirken; beyaz masa örtüleri üzerinde kusursuz kahvaltılar, lekesiz kıyafetler içinde gülümseyen çocuklar ve bitmek bilmeyen enerjisiyle anneler görüyoruz. Bu paylaşımlar, “annelik” kavramını adeta bir estetik vitrine dönüştürüyor. Birçok influencer anne, markalarla yaptığı iş birlikleri sayesinde anneliği yalnızca kişisel bir deneyim değil, aynı zamanda pazarlanabilir bir yaşam tarzı haline getiriyor.

Bu görseller ilk bakışta motive edici görünse de gerçeğin yalnızca küçük bir bölümünü yansıtıyor. Zira gerçek hayatta annelik; uykusuz geceler, tükenmişlik, duygusal iniş çıkışlar ve çoğu zaman yetişkin kimliğini koruma mücadelesiyle iç içe.

Kusursuzluk Baskısı: “İyi anne” mitinin dijital versiyonu

Psikoloji ve iletişim alanındaki araştırmalar, sosyal medyanın özellikle anneler arasında “sosyal karşılaştırma” duygusunu artırdığını ortaya koyuyor. Örneğin Issues in Mental Health Nursing Dergisi’nde yayımlanan bir tarama incelemesi, sosyal medyada paylaşılan “kusursuz ebeveynlik” içeriklerinin annelerde stres, kaygı, depresyon ve suçluluk duygularını tetiklediğini gösteriyor.

Benzer şekilde, Mother.ly tarafından yapılan geniş çaplı bir ankette annelerin %72,5’i sosyal medyada diğer annelerle kendilerini kıyasladıklarını belirtmiş. Bu da influencer annelerin yarattığı imajın, birçok kişide “mom guilt” yani anne suçluluğu duygusunu beslediğini ortaya koyuyor.

Kısacası, kusursuz görünen paylaşımlar annelerde yetersizlik hissini artırıyor ve “iyi annelik” mitini yeni bir düzeyde yeniden üretiyor.

Görünmeyen yük: Gerçek hayatın karmaşası

Günlük yaşamda anneler, iş yükü, ev işleri, çocuk bakımı ve kendi ihtiyaçlarını dengelemeye çalışırken çoğu zaman “kusursuzluk”la uzaktan yakından ilgisi olmayan bir tabloyla karşı karşıya kalıyor. Influencer annelerin estetik kadrajlarında asla yer bulmayan:

  • Oyuncaklarla dolu dağınık odalar
  • Çocuğun öfke nöbetleri
  • Anne-baba arasındaki gerilimler
  • Annenin tükenmiş hissettiği anlar

Bu görünmeyen gerçeklik, özellikle yeni annelerin “Ben neden onlar gibi yapamıyorum?” sorusunu sormasına sebep oluyor.

Toplumsal ve psikolojik etkiler

Bu uçurumun yalnızca bireysel değil, toplumsal etkileri de var. Kusursuz ebeveyn imajı, toplumu annelerden daha fazlasını beklemeye yönlendiriyor: Hem çalışkan hem sabırlı hem güzel hem yaratıcı olmaları gerektiği gibi.

Psikolojik açıdan ise tablo daha çarpıcı. İdealize edilmiş annelik içeriklerine maruz kalmak, annelerde anksiyete, tükenmişlik ve depresyon riskini artırıyor. Yani ekranda gördüğümüz parlak tablolar, gerçekte birçok annenin iç dünyasında karanlık bir gölge bırakabiliyor.

Peki bu tabloyu nasıl dönüştürebiliriz?

1. Gerçek hikâyeleri paylaşmak: Influencer anneler, yalnızca kusursuz kareleri değil, zorlandıkları anları da paylaşarak toplumsal algıyı değiştirebilir.

2. Takipçi bilinci: Kullanıcılar olarak, gördüğümüz karelerin “kurgu” olduğunu unutmamak ve her fotoğrafın bir seçilmişlik içerdiğini hatırlamak.

3. Topluluk desteği: Anneler, çevrimiçi veya çevrimdışı destek gruplarıyla birbirlerine gerçek deneyimlerini anlatarak kıyaslama yerine dayanışma yaratabilir.

4. “Yeterince iyi anne” anlayışı: Çocukların gelişimi için mükemmel ebeveynlik gerekmez; yeterince iyi ebeveynlik yeterlidir.

Influencer annelerin yarattığı pürüzsüz imaj ile gerçek yaşam arasındaki uçurum, anneliğin özüne dair önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Annelik mükemmellik değil, insan olmanın tüm halleriyle yaşandığında anlamlı. Dağınık evler, yorgun yüzler, sabırsız anlar da anneliğin bir parçası. Sosyal medyanın filtrelenmiş dünyasına kapılıp kendimizi değersiz hissetmek yerine, bu farklılıkları kabul ederek çok daha sağlıklı bir annelik deneyimi yaşayabiliriz.

Kaynaklar: researchgate.net, mother.ly

İlginizi çekebilir: İdeal ebeveyn: Kusursuz anne-baba olmak mümkün mü?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale