X

İnceldiği yerden kopsun mu, yoksa bağlayalım mı?

Çevremiz birtakım bağlarla örülü, bizi boşlukta sağlam tutan diğerleriyle ve diğer şeylerle kurduğumuz bu bağlar diyebiliriz hatta. Kimi zaman bu bağlar gevşeyebiliyor, biz de bir taraftan uzaklaşıp öteki tarafa doğru yaklaşıyoruz, bazen de boşlukta savruluyoruz adeta. Kimi zaman da fazla sıkı tutunuyoruz bağların bazılarına, ellerimizi kanatıyoruz. İdeal bir denge gerekiyor, ellerimizi kanatmadan ve fakat savrulmadan da bir bağı hayatımızda tam da olması gerektiği kadarıyla tutmak için. Bu “tam olması gerektiği kadarı” mevzusu da çok değişken, şartlar değişiyor, biz değişiyoruz, bir şeyler değiştikçe de bize göre olması gereken halleri de değişiyor bir şeylerin.

Bazen de bu bağlar kalınlaşıyor, emekle, zamanla, ilmek ilmek ördükçe biz. Adeta bizi köklendirecek bağlara dönüşüyorlar. O kadar kıymetli ki bu hale dönüşen bağlar… Ancak gün geliyor, aynı bağ, yediği rüzgarlarla, sürtünmenin etkisiyle, öyle böyle derken, incelebiliyor. İşte kalınlaşan bağlarla ne yapacağımızı biliyoruz da peki ya incelen bağlarla ne yapacağız? İnceldiği yerden kopsun mu diyeceğiz, yoksa durup bu bağı yeniden güçlendirmenin yollarını mı arayacağız?

Aslında tek bir cevap yok; siz ne yapıyorsunuz böyle durumlarda?

Her bağa tutunamıyor insan, ne mecali kalıyor bir süre sonra, ne hevesi, isteği. Bazı bağları ise, ne yapıp edip yeniden bağlamanın yollarını arıyor, artık hangi düğüm daha sıkı tutacaksa onu atmanın peşine düşüyor.

Ama her düğüm de her ipe atılmıyor işte… Belki de en büyük kısıt burada çıkıyor karşımıza.

İçinde bulunduğumuz çağ da bağ kurmayı ödüllendirmiyor zaten. En incesinden iplerle insanlar birbirlerine “değmeye” çalışıyorlar adeta, bir bağ ile kaplanacak en ufak alandan imtina ediliyor. Çünkü bir şey yer kapladığında yer çekimi giriyor devreye, karşındakinin hayatında bir ağırlığın oluyor ve kimse artık başkasının ağırlığıyla gelen sorumluluğu almak istemiyor.

Bununla birlikte, bir gemi yüzdürmek istiyorsan bu sularda, bazı limanlarda durman gerekiyor ve kıyıdan savrulmamak için o düğümlere, bağlara ihtiyacın oluyor. Esas soru da buna dönüşüyor bir süre sonra, bir gemi yüzdürmek istiyor musun bu sularda? Yoksa sen sadece kıyıda oturup ayaklarını suya mı sokmak istiyorsun?

İncelen her bağı yeniden bağlamak lazım mı bilinmez, elbet ömrü dolan bağ sen ne yaparsan yap zaten kopacaktır. Ancak zaten incelmesi kaçınılmaz olan bağlara meyledip de sonra “inceldiği yerden koptu işte” demek de kendini kandırmaktan başka bir şey olmayacaktır. Hala bazı bağları kurtarmaya değer, bazı yerlere sağlam bağlanmaya değer, o bağları daha en başından ilmek ilmek örmeye çabalamaya değer.

İlginizi çekebilir: Bunca ses varken nasıl odaklanacağız?

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale