X

İlk buluşma stresini üzerinizden atmanızı sağlayacak öneriler

İlk buluşma herkesin hayatındaki en önemli anlardan biridir. Eğer her şey yolunda giderse hayallerinizdeki ilişkinin ilk adımını atabilirsiniz. Tabii bu her zaman göründüğü kadar kolay olmuyor. Çünkü ilk buluşmaların olmazsa olmazı olan gerginlik ve stres çoğu zaman iki tarafın da yakasını bırakmıyor.

İlk buluşmaya çıktınız, her şey yolunda gitti, ikinci randevuyu bile kararlaştırdınız… Kulağa mükemmel geliyor değil mi? Senaryo her ne kadar kusursuz gibi olsa da bu noktaya ulaşmak için stres ve gerginliği bir kenara bırakmanız gerekir. Kulağa çok kolay bir şeymiş gibi gelmese de uygulayacağınız birkaç basit adım sayesinde ilk buluşma stresini üzerinizden atabilirsiniz.

Gerginliğinizi kucaklayın

Korkuların her zaman kötü olduğunu kim söylemiş? İlişki uzmanı Erin Tierno’ya göre bu her zaman kötü bir durum değil. “İlk buluşmadan önce endişeli hissetmek normaldir” diyen Tierno “Kendinize bu yepyeni senaryoda endişenin sizi ılımlı bir şekilde yavaşlatacağını hatırlatın” şeklinde tavsiye veriyor. Bir dahaki ilk buluşmanızın öncesinde kendinizi stresli hissederseniz biraz durgunlaşarak bu tedirginliklerin gerçekliğe yansımasına izin vermeyin.

Kendinizle dalga geçmeyi ihmal etmeyin

İlk buluşmada yanlış kelime kullanmış ya da kıyafetinizin üzerine yemek dökmüş olabilirsiniz. Bunlar kesinlikle anlaşılabilir. Siz de bu durumu hızlı bir şekilde kendi lehinize çevirebilirsiniz. İlişki koçu Donna Barnes, böyle durumlarda hemen sakinleşmenizi tavsiye ediyor ve “Böyle bir durumla karşılaşırsanız o konuyla ilgili şaka yapın” diyor. Böylece sakarlığınızı bir anda şirin bir duruma çevirebilirsiniz.

Önceki randevularınızdaki alışkanlıklarınızı değiştirin

Eğer randevunuz bittiğinde arkadaşınızı arayıp nasıl bir gece geçirdiğinizi anlatıyor ve “Acaba o benim hakkımda neler düşünmüştür?” diye soruyorsanız randevu bitmesine rağmen hala tedirginsiniz demektir. Psikoterapist Eileen Purdy, “Endişelerin çoğu karşıdaki kişinin sizin hakkınızda ne düşündüğünü hayal etmekten kaynaklanır” diyerek konuyu açıklıyor. Bu sebeple önceki ilk randevularınızda düştüğünüz bu hataya tekrardan düşmemeli ve arkadaşlarınızın varsaymlarıyla ilk randevunuzu değerlendirmemelisiniz.  

Tanıdık bir yer belirleyin

Eğer bir restoranda buluşmayı planladıysanız daha önceden bildiğiniz rahat bir mekanı tercih etmeniz sizi oldukça rahatlatacaktır. Kişisel koç Benjamin Ritter, rahat hissettiğiniz tanıdık bir yerde bulunmanın sizi rahatlatacağını ve bunun buluşmaya da etki edeceğini söylüyor.

B planı yapın

Belirsizlik ilk buluşmada stres yaşamanızın en büyük sebebidir. Yaşam koçu Susan Gibson böyle durumlar için bir B planı yapmanın sizi rahatlatacağını söylüyor. Durumun kötü gitme olasılığına karşı kendi karakterinize göre bir plan yapmalısınız. Yemek esnasında izin isteyip tuvalete giderek arkadaşınızı arayabilirsiniz. Ya da bir süre sohbet ettikten sonra durum hala içinize sinmediyse karşınızdaki kişiye bu durumun size kendinizi kötü hissettirdiğini açık sözlülükle belirtebilirsiniz. Bunları kafanızda önceden belirlerseniz B planının varlığı dahi sizi rahatlatacaktır.

Bu kişiyle bir daha asla ilk randevuya çıkmayacağınızı düşünün

Bu açıklamayla zihninizde bir aydınlanma mı yarattık? İlk buluşmada bu durum akıllara pek sık gelmese de mantıklı çerçeveden bakarsanız karşınızdaki kişiyle bu buluşma haricinde başka hiçbir ‘ilk buluşma’ yaşamayacaksınız. Buluşma güzel geçerse sonrasında birbirinden güzel yeni buluşmalarınız, hatta ilişkiniz olacak. İstediğiniz yönde ilerlemezse de şöyle düşünebilirsiniz: “Bir daha bu kişiyle görüşmek durumunda kalmayacağım.

Sonraki gün için plan yapın

Yaşam koçu Amy Deacon, bu buluşmaların sizin için güzel bir ayrıcalık olduğunu söylüyor ve cümlesine “Kendinize şunu hatırlatın: Bu buluşma sizin için heyecan verici bir durum ama siz bundan daha fazlasısınız, hayatınızda bu buluşmadan daha önemli şeyler var” şeklinde devam ediyor. Bu sebeple Deacon, randevudan sonraki gün için arkadaşlarınızla ya da ailenizle plan yapıp sosyal hayatınıza aynen devam etmeniz gerektiğini tavsiye ediyor.

Üzerinizdeki baskıyı kaldırın

Çoğu kişiye göre ilk buluşma sadece yeni biriyle tanışma anlamına gelir. Tabii “hayatınızın aşkını” bulmak gibi bir fikriniz varsa bu durum üzerinizdeki baskıyı daha da artırır ve daha çok gerilmenize yol açabilir. Psikoterapist Ashleigh Edelstein, bu kişiyi sıradan ve yeni tanışacağınız biri olarak düşünmenizi öneriyor ve durumu “Bu, baskıyı azaltmaya yardımcı olur ve size biraz mesafe kazandırır” şeklinde açıklıyor.

Normal olduğunuzu unutmayın

İlk buluşmadan önce stresli olmak son derece normaldir. Bu aşamada kendinize sık sık şunu hatırlatın: Karşımdaki kişi de en az benim kadar stresli. İlişki koçu Lindsay Chrisler durumu şöyle açıklıyor: “Herkes beğenilmek ister, herkes güzel zaman geçirmek ister ve herkes tüm bunların gerçekleşmeme ihtimalinden endişe duyar. Eğer endişeliyseniz bu normaldir, hem de çok normal.

 

İlginizi çekebilir: İlk buluşmada gergin anlar yaşamanıza sebep olan 21 tuhaf düşünce

Kaynak:
brit.co
refinery29.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale