X

İlişkinizi canlı tutmanıza yardımcı olabilecek 6 soru

‘’Nasılsın?’’

‘’İyiyim, farklı bir şey yok. Senin günün nasıl geçti?’’

‘’Her zamanki gibiydi.’’

Konuşma burada biter ve herkes kendi köşesine çekilir. Yoğun bir iş gününden sonra bir araya gelen çiftlerin tüm konuşmaları, genelde bu ya da bunun gibi bir kaç cümleden ibaret.

İlişkimizi Canlı Tutmak İçin Ne Yapabiliriz?

Yalnızca konuşmuş olmak ve karşımızdaki kişi mutlu olsun diye bir iki kelime söylemek için yapılan boş konuşmalar, zamanla ilişkinin kalitesini azaltır ve partnerler arası iletişimi olumsuz yönde etkiler.

Partnerinizle sağlıklı iletişim kurabilmenizin yolu, ona doğru zamanda doğru soruları sorabilmenizden geçer. Karşınızdaki kişinin gerçek hislerini ve düşüncelerini anlayabilmek istiyorsanız, o kişiye uygun soruları yöneltmeniz gerekir.

Peki, doğru ve yerinde soru sormak için nasıl bir yol izlenmesi gerekiyor? Aslında bunun oldukça basit bir mantığı var. Karşınızdaki kişiye ‘’Yalnızca hayatında kötü bir şey var mı yok mu diye kontrol amaçlı soruyorum’’ mesajı yerine ‘’Seni gerçekten önemsiyorum ve neler hissettiğini merak ediyorum.’’ mesajı veren sorular yöneltmeniz gerekiyor.

Uplifers olarak ilişkinizi güçlendirmenize yardımcı olacak, iletişiminizi farklı bir boyuta taşıyabilecek bazı soruları sizler için derledik;

1.  Bugün sana kendini iyi hissettirecek neler oldu?

Bu soru, partnerinizin zaten hali hazırda odak noktasında olan olumsuzluklardan sıyrılarak, hayata daha pozitif bir yönden bakmasına olanak verecektir. ‘’Her günün beklediğin kadar mükemmel geçmeyebilir ama gün içinde seni mutlu edebilecek bir şeyler her zaman vardır.’’ mesajı verir.  Mutluluk, bir seçim meselesidir. Yaşamınızdaki olumlu şeylere ne kadar fazla odaklanırsanız, hayattan alacağınız zevk de o oranda olur.

2.  Sana kendini değersiz ve yalnız hissettiren şeyler neler?

Bu soru, hem sorması hem de cevaplaması oldukça zor bir soru. Hepimizin; hayatımızda her şeyin olumsuz gittiğini, tüm aksiliklerin üst üste geldiğini, karmaşanın içinden asla sıyrılamayacağımızı düşündüğümüz zamanları vardır. Bu anları yalnızca kendimizin yaşadığını, çevremizdeki herkesin hayatında her şeyin yolunda gittiğini düşünürüz. Böyle anlarda yalnız olmadığımızı hatırlamak ve bizimle aynı durumu paylaşan insanların olduğunu görmek, kendimizi iyi hissettirir. Bu nedenle partnerinizi düşünceli gördüğünüz zamanlarda ona kendisiyle ilgili kişisel sorular sormak, rahatlatıcı olacaktır.

3.  En son ne yaptığımda sevildiğini ve saygı gördüğünü hissettin?

Bu soru, yalnızca partnerinize değil, kendinize de sorduğunuz bir soru olduğu için oldukça önemli. Sevginizi ve sevdiğiniz kişiyi olduğu gibi kabul ettiğinizi nasıl gösteriyorsunuz?

Sevmek ve birine sevildiğini hissettirmek, yaşayabileceğiniz en yoğun ve güzel duygulardan biri. Bu nedenle sevdiğiniz kişiye davranışlarınızla ve sözlerinizle onu ne kadar çok sevdiğinizi mümkün olabildiğince hissettirmeye çalışın. Siz karşınızdaki kişiyi ve kendinizi sevdiğinizi ne kadar çok belli ederseniz, aynı oranda karşıdan da sevildiğinizin sinyallerini almaya başlarsınız.

4.  İlişkimizle ilgili endişelerin neler?

Zayıf noktalarımız, ilişkimiz boyunca bizi en çok korkutan şeylerden biridir. Kontrol edemediğimiz duygularımız ve davranışlarımız sebebiyle hem karşımızdaki insanı kırmaktan, hem de kendimize zarar vermekten korkarız.

Zayıf olduğumuz noktaların ilişkimize verdiği zararı en aza indirmek için, bu konuları partnerimizle açık ve net bir şekilde konuşmalı, endişelerimizi en küçük detayına kadar, dürüst bir şekilde paylaşıma açmalıyız.

5.  En son ne zaman kendini sevdiğini hissettin?

Karşınızdaki kişiyi ne kadar severseniz sevin, ne kadar kabullenmiş olursanız olun kendisinden daha iyi tanıyamazsınız. Sevildiğinizi gerçekten hissedebilmenin en önemli parçası, önce kendi kendinizi sevmeniz ve kabul edebilmeniz.

İlişkinizin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini istiyorsanız, öncelikle partnerinizin kendisini sevmesini ve kabul etmesini, değerli olduğunun farkına varmasını sağlamalısınız. Karşınızdaki kişi kendisini sevmediği ve olduğu gibi kabullenemediği sürece, sizi ve ilişkisini kabul etmesi çok daha zor bir hal alır.

6.  Üzerinde düşünmemiz ve konuşmamız gereken herhangi bir konu var mı?

Bu soru, önce kendinize sonra karşınızdaki kişiye sormanız gereken, beraberinde bir çok farklı soruyu gün yüzüne çıkararak, ilişkinizde var olan dinamikleri çok daha geniş bir perspektiften gözlemlemenize yardımcı olabilecek bir soru.

İlişkinizde var olan problemlerin her zaman farkında olmayabilirsiniz. Olsanız bile konuşmaya gerek olmadığını düşünerek üstünü kapatmaya çalışabilirsiniz. Bu soruyu sormak, üstü kapatılmış olan en küçük problemin bile tartışılmasına ve altında yatan sebeplerin detaylı olarak konuşulmasına olanak sağlayacaktır.

Sorulan bir soruya cevap vermek, kafamızdaki karmaşık düşünceleri başlıklar altında toplamamıza yardım eder. Partnerinize sorduğunuz soruların altlarının dolu olması ve bir anlam ifade etmesi, ilişkinizin gidişatı hakkında çok önemli ipuçları elde etmenize yardımcı olacaktır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale