X

İlişkinizde yaşadığınız problemlerin çözüm aşamasında zihninizden uzaklaştırmanız gereken 6 düşünce

İlişkilerde olumsuzu görmek ve çiftlerin birbirini eleştirmesi, ılımlı ve hoşgörülü  bir tutum izlemekten daha kolaydır. Bu nedenle ‘’cicim ayları’’nın üzerinden bir süre geçtikten sonra tüm ilişkilerde küçük problemlerin yarattığı büyük sorunlar ortaya çıkmaya başlar.

Problemlerin Çözümünde Zihninizin Durumu

Bu problemlerle başa çıkma aşamasında çiftlerin düştüğü en büyük yanılgılardan biri, problemin karşısındaki bireyin eksikliklerinden kaynaklandığını düşünerek o kişiyi değiştirmeye çalışmaktır. Oysa yapılması gereken beraber olduğunuz kişiyi değil, ilişkinize olan bakış açınızı değiştirmektir.

Peki, ilişkinize olan bakış açınızı ve karşınızdaki kişi hakkındaki düşüncelerinizi nasıl değiştirebilirsiniz?

Uplifers olarak ilişkinizdeki problemleri çözme aşamasında zihninizden uzaklaştırmanız gereken düşünceleri sizler için derledik;

1.  “Karşımdaki kişiyle olan ilişkim iyi olduğu sürece tüm problemleri çözüme ulaştırabilirim’’

Kendinizle olan ilişkiniz, karşınızdaki herhangi biriyle olan ilişkinizden çok daha büyük önem taşır. Eğer kendi değer yargılarınızla, düşüncelerinizle ve ilişkiniz hakkındaki tutumunuzla ilgili herhangi bir kararsızlık yaşıyorsanız, başkalarıyla olan ilişkinizin de sağlıklı ilerleyebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle önce kendinize saygı duymalı ve gerçekten ne hissettiğinizin farkında olmalısınız.

2.  “Hayatının merkezinde yalnızca ben olmalıyım.’’

Sağlıklı bir ilişkinin temelinde bireylerin birbirinin geçmiş yaşantılarına, bugünlerine ve gelecek planlarına saygı duymaları yatar. Karşınızdaki kişinin hayatına müdahale ederek ve onu değiştirmeye çalışarak, ilişkinizi kendi isteklerinize göre şekillendirmeye çalışmamalısınız.

Bu noktada hem kendi mutluluğunuz, hem de karşınızdaki kişinin mutluluğu için onun hayatınızın sadece bir parçası olduğunu kabul etmeniz, tüm yaşantınızı karşınızdaki kişiye göre şekillendirmemeniz ve aynı beklentilerle karşınızdaki kişiyi baskılamamanız önem taşıyor.

3.  “Sevilebilmek için elimden ne geliyorsa yapmalıyım.’’

Bazen karşımızdaki kişi tarafından kabul edilmek ve sevilebilmek için farklı kişiliklere bürünebiliyor ve normal şartlar altında sergilemeyeceğimiz tavırlar içinde olabiliyoruz. Kendimizi savunmasız ve çaresiz göstererek karşı taraftan daha fazla sevgi ve ilgi elde etmeye çalışmak, kalıcı bir çözüm yolu değildir. Karşınızdaki kişi size gerçekten değer veriyor ve seviyorsa, bunu her koşul altında size hissettirebilir. Gerçekten sevgi ve değer görmek istiyorsanız kendiniz gibi olun. Karşınızdaki kişinin sizi siz olduğunuz için sevmesine izin verin. Yalan söyleyerek ve kendiniz gibi davranmayarak karşınızdaki kişiyi değil, kendinizi kandırırsınız.

4.  “İntikam almak, affetmekten daha güçlü bir silahtır.’’

Sevgi, kendi hayatınızı bir başkasıyla paylaşmanızı gerektirir. Bu nedenle bazen kişisel değerlerinizden ödün vererek karşınızdaki kişiyi affetmeyi bilmelisiniz. Yapılan her hata öğrenme sürecinin bir parçasıdır. Tıpkı kendi yaşantımızda yaptığımız hataları affettiğimiz ve bu hatalardan dersler çıkararak hayatımıza daha emin adımlarla devam ettiğimiz gibi, karşımızdaki kişiyle olan ilişkimizde de bu fırsatı öğrenme deneyimine çevirmek için affedici olmayı bilememiz gerekiyor.

5.  “Sevdiğim kişiye ayırabilecek zamanım yok.’’

Siz ilişkinizi ihmal etmeye başladığınızda, bir süre sonra ilişkiniz de sizi ihmal etmeye başlayacaktır. İçinde yaşadığınız anı tekrar yaşayabilme şansınız yok. Gelecekle ilgili tüm planlarınız birer varsayımdan ibaret. Bu nedenle sevdiğiniz insanla mümkün olabilen her anda beraber olmaya ve yaşadığınız anların tadını çıkarmaya çalışın. Bir kaç saniye sonra onu asla göremeyeceğinizi düşünerek yaşayın ve içinizden ne geliyorsa, o an o kişiyle paylaşın. Sık sık onu ne kadar sevdiğinizi, sizin için ne kadar değerli olduğunu söyleyin.

6. “Hissettiklerimi kendime saklamalıyım.”

İlişkilerdeki problemlerin çoğu, bireylerin hislerini açıkça ifade edememesinden kaynaklanır. Karşımızdaki kişiye duyduğumuz öfkeyi, kızgınlığı, pişmanlığı ya da mutluluğu o an aktaramadığımız için, küçücük bir patlama anında tüm duygularımızı yoğun olarak açığa çıkarırız. Bu da çözümü çok basit olan problemlerin büyüyerek ilişkimize zarar vermesine neden olur.

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale