X

İlişkiniz depresyonda olabilir mi: Aile konstelasyonu ve depresyon

Uzun zamandır almakta olduğum aile konstelasyonu eğitimi yine bakış açıma yenilik kattı. Bu sistemin yaşadığımız sorunların ardındaki görünmeyene dair farkındalık kazandıran bilgeliği beni çok besliyor. Danışanlarımın sorunlarını algılamamda beni çok zenginleştiriyor. Bu zenginliği sizlerle de paylaşmak üzere yazıyorum. Bilginin zekatını vermek gerekirmiş.

Gelelim bu yazımın başlığında yer alan kavrama… Depresyon nedir? Türk Dil Kurumu açıklamasıyla bunalım, çöküntü… Sürekli bir üzüntü ve ilgi kayıbına neden olan duygu durum bozukluğu.

Bireyin yıllardır süren majör depresyonunun ardında, partnerinin ilişkilerine dair hiç ifade etmediği, edemediği duygular olabilir mi? Partnerin hissettiği yok sayılmanın çaresizliği, üzüntüsü ve öfkesi… Diğer kişinin taşıdığı depresyon olarak yansıyabilir mi?

Hani hiç tartışmayan çiftler vardır. Her şeyi içlerine atarlar. Yıllarca konuşmazlar, aynı evin içinde küs yaşarlar. Küslük pasif bir agresyonun ifadesidir belki de. Bir taraf eşine olan büyük sevgisinden dolayı, eşinin geçmişten getirdiği, hareket ettiremediği öfkesini, çözülmemiş kendi aile meselelerinin yükünü, yani eşinin depresyonunun tamamını üzerine alabilir mi?

İlişki depresyonda olabilir mi?

Böyle olabileceğine dair bir farkındalık yaşadım. Hep diyoruz ya ilişki de canlıdır diye… İlişkiyi sevgi ve şefkatle beslersek ilişki daha canlı, daha renkli hale gelir. Bu da emek ister. Ancak mesele ilişkinin canlılığı, sürdürülebilirliği için partnerlerin kendi geçmiş, içsel meselelerini çözümlemesinden geçiyor. Öncelikle ailemizle olan ilişkideki duyguların dönüşmesi ihtiyaç. Babanızla ve annenizle aranızda yaşananların ya da onların yaşadıklarının duygularına dolanıksanız hala… Farkında olmadan bunun duygusal ağırlığını eşiniz taşıyor olabilir.

İşte görünen eşinizle aranızdaki problem gibi dursa da, hatta onun yıllardır içinden çıkamadığı depresyon gibi görünse de… Aslında ilişkinizin depresyonda olması demek, ikinizin de çözülmemiş kendi aile konularınızın olduğunun göstergesidir. Bu çiftler arasındaki iletişim sorunlarının, hatta cinsel sorunların da temeli olabilir. “Çözülmemiş konu” derken duygusal olarak sıkışıklık yaratan, ifade edilmemiş, bir yol bulup kanalize olmamış, temas edilmemiş duygulardan bahsediyorum.

Kısacası ilişkileri, kişilerin yaşamını tıkayan, yaşamdan keyif alınmasına engel olan depresyonun, duygusal enerjilerin birikimi olduğunu ve bunun sadece yaşanan ilişkiyle ya da partnerlerden biriyle ilgili olmadığını görmek gerekir…

Dolayısıyla eşlerden biri bir şey yaşıyorsa, bunun kendimizle ilişkisi, alakası, projeksiyonu nedir, nasıldır diye bakabiliriz. Dilerim bu farkındalık, ilişkinizin, partnerinizin depresyondan çıkmasına bir yol olur. Daha fazlası için profesyonel destek almak isterseniz elbette görüşebiliriz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Her ilişki bir okuldur: Peki bu okul bize ne öğretir?

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale