X

İlişkilerinizi pozitif bir deneyime dönüştürmenin yolu: Entegre olun

Bir diğer kişi veya kişilerle yüz yüze bilgi, anlam ve duygu alışverişinde bulunduğumuz süreç, aslında bizim kişilerarası ilişkimizi tanımlamaktadır. Bu ilişkiler bizim en yakın çevremiz olabileceği gibi, en uzakta yer alan bir kişi ile kurduğumuz ilişki ve hatta hayatta olmasalar bile duygusal bağımızın sürdüğünü hissettiğimiz yakınlarımızla olan ilişki de olabilir. Kendi alanımızı ve çevremizi fark etmek, bu konuda bir bilinç oluşturmak adına en temel mekanizmalardan birisidir.

Peki çevre ile ilişkilerimizi nasıl deneyimliyoruz? Bazen besleyici, bazen zehirleyici… Olumlu olan, beklenen ise entegrasyon, yani uyum!

Kişilerarası ilişki süreçlerimizde sergilediğimiz tavırlar aslında bizim nasıl ilişki kurduğumuzu, girdiğimiz ortamı beslediğimizi ya da zehirlediğimizi de göstermektedir. Beslemekten anlamamız gereken olumlu bir yaklaşım içinde olmak ve empatik bir duruş ile diğerlerini önemsemek ve saygı duymak olmalıdır. Zehirlemekten anlaşılması gereken ise ani çıkışlar, dinlemeden ve öfkelenerek konuşmak, sadece kendini önemsemek ve diğerlerini sürekli eleştirmek, hatta zorlamaktır.

Hal böyleyken aslında ilişkilerimizi pozitif deneyimlere dönüştürmenin yolu bir anlamda “beyinde entegre, ilişkide entegre” olmaktan geçmektedir. Bu durum ilişkide uyumu getirecektir. Entegre beyin, tutarlı bir zihne işaret eder; empatik ilişkiler aynı zamanda kişilerarası ilişkilerin nörobiyolojisini de göstermektedir (Siegel D.).

Beynimizin kendine has özelleşmiş alanlarının, vücudun diğer kısımlarıyla bağlantı kurması iç görü, ahlak, sezgi ve empati gibi kavramlarla ilişkide entegrasyon olarak karşımıza çıkmaktadır. Entegre olabilmek, saygı görme, anlaşılma ve içinde bulunduğu durumu anlama ihtiyacını da gerekli kılmaktadır ki anlaşıldığını hissetmek ve diğer kişinin içinde bulunduğu durumu anlamak kişilerarası ilişkilerde en önemli kavramlardan birisidir.

Tüm bunlar nezaket, esneklik ve esenlik ile bir bütün olarak hareket etmektedir. Ve en nihayetinde elde edeceğimiz aslında pozitif deneyime dönüşen ilişkilerimizle iyi oluşumuzu sağlamak olacaktır.

İlginizi çekebilir: İlişkinizin durumu kök ailenizde yaşadıklarınızda saklıdır

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale