X

İlişkilerinizde sağlıklı sınırlar çizmek için izlemeniz gereken 10 adım

Sınır çizmek, çoğu insana kolay ya da doğal bir eylem gibi gelmese de, aslında bütün ilişkilerimizde ihtiyacımız olan bir şeydir. Çünkü çizilen sınırlar, beklentileri düzenler ve karşımızdakinin bize istediğimiz şekilde davranmasını sağlar. Nasıl sağlıklı sınırlar çizmeyi bilmiyorsanız, öğrenebilirsiniz. Aşağıda, size bu konuda yardımcı olacak 10 ipucuna yer verdik:

İlişkilerimizde sınır çizmek, beklentileri düzenler ve karşımızdakinin bize istediğimiz şekilde davranmasını sağlar.

1- Sınırınızı net bir şekilde belirleyin

Nasıl bir sınıra ihtiyacınız olduğunu belirleyin. Annenizin sizi aramayı tamamen bırakmasını mı istiyorsunuz, yoksa bazı durumlarda aramasının bir sakıncası yok mu? Eğer net olmazsanız, beklentilerinizi dile getiremezsiniz. Belirsiz sınırlar etkili de olmayacaktır. Dolayısıyla harekete geçmeden önce neye ihtiyacınız olduğunu bulmak için biraz zaman harcayın.

2- Neden sınırlara ihtiyacınız olduğunu anlayın

Bu sizin sınır çizmeniz için gerekli olan motivasyonu sağlayacaktır. Eğer etkili bir nedeniniz yoksa, konfor alanınızdan çıkıp bir sınır çizmek de istemezsiniz.

3- Açık sözlü olun

Karşınızdakilerin duygularını incitmekten ya da herhangi bir tartışmaya girmekten korkup gizemli ya da üstü kapalı konuşmayın. En kibar ve en başarılı yaklaşım, her zaman en doğrudan olandır. Demek istediğiniz şeyi söyleyin ve söylediğiniz şeylerin aslında söylemek istedikleriniz olduğundan emin olun.

4- Özür dilemeyin ya da uzun açıklamalarda bulunmayın

Çünkü bu tür davranışlar, yaptığınız şeyin özür ya da açıklama gerektiren yanlış bir eylem olduğu izlenimini verir.

5- Sakin ve kibar bir ses tonuyla konuşun

Öfkenizi kontrol edin. Sınır çizmeyi bir tartışmanın ortasındayken denemeyin. Sizin istediğiniz şey, mesajınızın karşınızdaki tarafından alınması. Dolayısıyla bağırmak, alay etmek ya da küçümseyici bir ses tonuyla konuşmak karşınızdakinin savunmaya geçmesine neden olur ve konuşmayı asıl meselelerden uzaklaştırır.

İlginizi çekebilir: Bilimsel olarak kanıtlanmış şaşırtıcı psikolojik gerçekler

6- Daha katı sınırlarla başlayın

Katı bir sınırı gevşetmek, gevşek sınırları sıkılaştırmaya çalışmaktan her zaman daha kolaydır. Aslında bu durum, en sık yapılan hatalardan biridir. Yeni bir işe başladığınızda ya da yeni bir arkadaş edindiğinizde iyi bir izlenim yaratmak için uzlaşmacı davranmaya çalışırsınız. Bunun sonucunda ise aslında katılmadığınız şeylere katılarak veya sizinkiyle uyuşmayan bakış açılarına uyum sağlamaya çalışarak kendinizi fazla yorarsınız. Bu noktadan sonra geri dönüp katı sınırlar çizmek oldukça zor bir hal alır.

7- Sınır ihlallerini zamanında belirtin

Küçük sorunlarla daima daha kolay baş edilir. Konuşmak için karşınızdakinin sınırlarınızı defalarca ihlal etmesini beklemeyin. Nitekim siz onlara açıklamadan başkalarından sizin sınırlarınızın neler olduğunu bilmesini beklemek, ya da başta sınır çekmediğiniz için karşı tarafta beklentiler oluşturup sonra bu beklentileri karşılayamayacağınızı söylemek de adil olmayacaktır.

8- Durumu kişiselleştirmeyin

Sınır çizmek kişisel bir saldırı değildir. Dolayısıyla sınır çizerken durumunuzu net bir şekilde ifade edin. Bunu yaparken sorunun karşı tarafın davranışlarıyla sizin yaklaşımınızın uyuşmamasından kaynaklandığına ve kişilikle ilişkili bir durum olmadığına açıklık getirin.

9- Destek alın

Sınır çizmeye başlamak zor bir iştir. Beraberinde birçok soru ve rahatsız edici his getirir; hatta kendinizden şüphe etmenize neden olabilir. Dolayısıyla, bu zor işi başarırken destek almak çok yararlı olacaktır.

10- Sezgilerinize güvenin

Biraz yavaşlayıp kendinizi dinlediğinizden emin olun. Ne hissettiğinize dikkat edin. İçinizdeki sesi dinlediğinizde size yanlış bir şeyler olduğunu söylüyorsa değişikliğe gidin.

Bu 10 adım, size sağlıklı sınırlar çizmenizde yardımcı olacaktır. Unutmayın, çizeceğiniz bu sınırlar sadece sizin için değil, herkes için yararlı olacaktır.

İlginizi çekebilir: Başkalarının hayatlarını kontrol etmeyi bırakmanıza yardımcı olacak 5 öneri

Kaynak:

blogs.psychcentral.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale