X

İlişkilerin sürmesi ya da bitmesinin en önemli 50 nedeni

Kimi ilişkiler, pek çoğumuzu aşka inandırabilecek kadar güçlüdür. Birlikte geçirilen bir ömür ya da zorluklarla sınanıp mutlu sonla biten bir aşk hikayesi içimizi ısıtıverir. Bazen de büyük beklentilerle başlanan bir ilişki, heyecan dolu birkaç hafta sonunda sona erer ve hayal kırıklığına uğrarız. 

İnsanların, iş ilişkisinden arkadaşlık ilişkisine, tüm ilişkilerini sürdürmek için pek çok farklı motivasyonu olabilir. Aynı durum romantik ilişkiler için de geçerli. 

University of Utah’ta yapılan bir araştırma, romantik ilişkilerin devam etme motivasyonlarına ışık tutuyor. Yapılan araştırmaya göre ilişkilerdeki artı ve eksiler, ilişkinin sürmesi ya da bitmesi konusunda kademeli roller oynayabiliyor.

Utah Üniversitesi, yaptığı araştırmada halihazırdaki ilişkisinde ayrılık noktasına gelmiş, ancak ne yapacağına henüz karar veremeyen kişilerle görüşüyor, onları gözlemliyor. Kadın ve erkek katılımcılarla yapılan araştırmada, katılımcılara ilişkilerini sürdürmek ya da bitirmek için karar vermelerine neden olabilecek sebeplerin sıralanacağı açık uçlu sorular soruluyor. Katılımcıların verdiği yanıtlardaysa bazı benzerlikler görülüyor. Katılımcılar, ilişki sürdürme motivasyonuna verilen 27 ve bitirme motivasyonuna verilen 23 cevapla ortak noktada buluşuyor.

Yapılan bir araştırmaya göre ilişkilerdeki artı ve eksiler, ilişkinin sürmesi ya da bitmesi konusunda kademeli roller oynayabiliyor.
Evli çiftler ve evli olmayanlar için ilişki sürdürme motivasyonları farklılık gösteriyor

Araştırmanın ikinci bölümünde araştırmacılar bu 50 maddeyi, ortalama 2 yıldır ilişki içerisinde olan ya da ortalama 9 yıllık bir evlilik süreci geçiren ve yine ilişkisinde “tamam mı, devam mı” noktasına gelen kişilere anket olarak sunuyor. Henüz ilişki aşamasında olan çiftler ilişkiyi sürdürme sebeplerini partnerlerinin kişiliği, beraber vakit geçirmenin verdiği keyif gibi sebeplerle açıklarken; evli çiftler, sorumluluk, ilişkiye harcanan emek gibi seçenekler üzerinde yoğunlaşıyor. Bu noktada katılımcılar için ilişkinin sürdürülmesi zor olsa bile, yeniden başlama düşüncesi korkutucu olarak görülüyor.

İlişki sürdürme motivasyonunu etkileyen etkenlerden bazıları şöyle:

  1. Duygusal yakınlık
  2. Duygusal yatırım
  3. Aile sorumluluğu
  4. Partnerin karakteri
  5. Eğlence
  6. Duygusal olarak güvende olma hissi
  7. Fiziksel yakınlık
  8. Finansal çıkarlar
  9. Birbirine uygunluk
  10. Partner için duyulan endişe
  11. İyimserlik
  12. İlişkinin onay görmesi
  13. Bağlılık
  14. Cazibe – çekim
  15. Genel tatmin hissi
  16. Alternatiflerin değerlendirilmesi (başka birini bulamama ihtimali)
  17. Lojistik engeller (ortak banka hesabı gibi)
  18. Belirsizlik korkusu
  19. Sosyal bağlantılar
  20. Konfor
  21. Alışkalık
  22. Yoldaşlık
  23. Uzun vadeli planlar (birlikte kurulabilecek bir gelecek hayali)
  24. Ortak çıkarların uyuşması
  25. Sosyal baskı
  26. Kişisel gelişim
  27. Sosyal statü (popülerlik ve prestij)

Diğer yandan ilişkinin sonuna gelindiğinin anlaşılmasını sağlayan sebepler ise şöyle sıralanıyor:

  1. Partnerin karakteri (kusurlar)
  2. Güvenin kırılması (aldatma)
  3. Partnerden vazgeçme
  4. Dış sebepler (taraflardan birinin başka bir yere taşınması gibi)
  5. Fiziksel uzaklık
  6. Anlaşmazlık ve geçimsizlik
  7. Uyumsuzluk
  8. Duygusal soğukluk
  9. Onay görememe
  10. Maddi sıkıntılar
  11. Zevk almama ve eğlenmeme
  12. Uzun süre etkisini gösterebilecek problemler
  13. Genel tatminsizlik hissi
  14. Eşitsizlik (özellikle ilişkiye verilen çaba konusunda)
  15. Sosyal etkiler (ilişkinin arkadaşlıkların bozulmasına neden olması)
  16. Fiziksel ya da psikolojik suistimal / taciz
  17. Çekimin azalması
  18. Abartılı beklentiler
  19. 3. bir kişi
  20. Alternatif seçeneklerin olması
  21. Bağlılığın verdiği rahatsızlık hissi
  22. Kötü örnek olma
  23. Beklentilerin ihlal edilmesi

Tüm bu etkenlere rağmen insanlar, yine de bir sebepten birbirlerine aşık oluyor. Araştırmanın başında yer alan Ph. D. Samantha Joel’e göre, “evrimsel açıdan bakacak olursak, atalarımız için bir partner bulmak “doğru partner”i bulmaktan çok daha önemliydi”

TED konuşmacısı Hannah Fry, “Aşkın Matematiği” konu başlıklı konuşmasıyla, romantik ilişkilerdeki partner seçme kriterlerine esprili bir dille yaklaşıyor. İşte sayılarla ve olasılıklarla aşkın matematiği.

 

Bu videoyu Türkçe altyazı seçeneğiyle izleyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Terapi odasından romantik ilişkilere dokunan bir bakış

Kaynaklar:

eurekalert.com
mensfitness.com
Ted

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale