X

İlişkilerin en büyük sınavı: Sadakatsizlik

Romantik ilişki, iki kişinin sürekli birbirine uyum göstermesini gerektiren ve hiç bitmeyen bir dans gibidir. Dans ederken canımız bazen oturup dinlenmek, bazen de başka tarzlar denemek ister. Aynı şarkıyla dans etmekten sıkılabiliriz. İçimizden geldiği gibi davranmak iyi güzel ama, ya sonra?

Sadakatsizlik ve aldatma

Sadakatsizlik, çiftler arasındaki en gerilimli konulardan biridir. Birçok kişi “Aldatırsa bu ilişki biter” bakış açısına sahiptir; ancak gel gelelim araştırma bulguları bunun tam da böyle olmadığını söylüyor. Çiftler doğru adımları attıkları takdirde güçlü ve sağlıklı bir ilişkiye devam edebiliyorlar. Bulgulara gelecek olursak… Aldatmaların sadece %11’i ilişkiye dönüşürken, aldatan erkeklerin sadece %3’ü aldattığı kişiyle evleniyor. Bu evliliklerin ise %75’i güvensizlik nedeniyle sona eriyor. Yani, aldatmanın heyecanı, gizliliği, adrenali vb. kişiye yaşarken haz veriyor olabilir; ancak güven olmadıktan sonra orada da bir ilişkiden söz etmek pek mümkün olmuyor. Aldatma dendiğinde oklar genelde erkekleri gösteriyor; ancak bu durum sadece erkeklere özgü değil. Türkiye’deki araştırmalar %10-12 oranında kadınların da partnerlerini aldattığını gösteriyor.

Neden aldatıldım?” sorusuna yanıt olarak akla ilk cinsel yaşamdaki tatminsizlik gelse de bir kişiyi aldatmaya yönelten faktör aslında “yalnızlık hissi.” Buna ek olarak, ilişki doyumunda azalma, özgüven eksikliği ve iletişimde yaşanan aksaklıkların da bu sürece zemin hazırladığını söyleyebiliriz.

Sadakatsizlik ilişkileri nasıl etkiliyor?

Yapılan kapsamlı bir başka araştırma da Türkiye’deki erkeklerin %57’sinin eşini aldattığını ortaya koyuyor. İlişkilerin yarısından fazlasında sadakatsizlik görüldüğüne göre, bu olgudan kaçmak ve başımıza gelmeyeceğini var saymak çare değil.

Aldatma yaşayan çiftlerin %70-80’i ilişkilerine devam ediyor. Bu sebeple boşanan çiftlerin oranı ise yalnızca %1. Başımıza geldiğinde kesinlikle tahammül etmeyeceğimizi düşündüğümüz bu durumla karşı karşıya geldiğimizde verdiğimiz tepki, öngörümüzle uyuşmuyor. Peki, aldatıldığımızda ya da aldattığımızda nasıl davranmalıyız? İlişkimizi nasıl kurtarırız?

Aldattığımızda ya da aldatıldığımızda nasıl davranmalıyız?

Öncelikle bu durumun ağır bir travma olduğunu kabul etmek gerekiyor. Yaşanan travmanın atlatılabilmesi ve sürecin geride bırakılabilmesi için tarafların açık iletişim kurması ve yaşananları belirgin sınırlarla konuşması (konuşma ne kadar sürecek, hangi konulara değinilecek, hangi konulara değinilmeyecek, vb.) büyük önem taşıyor. Konuşma sırasında “neden” sorusunun cevapları yerine “ne” olduğuna odaklanmak gerekiyor; çünkü neler olduğu anlaşılmazsa neyin nasıl değiştirileceği ve yeni dengenin nasıl kurulacağı belirlenemiyor. Burada bir noktayı da açıklığa kavuşturmak gerek: Neler olduğunu anlamak sadakatsizliği hoş görmek anlamına gelmiyor. Konuşmak, acının ifade edilmesini ve aldatılan kişinin rahatlamasını sağlayarak yeni sistemin kurulmasına yardımcı oluyor.

Bunula birlikte, yeni düzendeki sınırların (partnerler arasındaki, aldatan taraf ve üçüncü kişi arasındaki ve çiftin çevreyle arasındaki) net bir şekilde çizilmesi gerekiyor. Aldatan tarafın, partnerinin sorduğu sorulara tüm içtenliğiyle yanıt vermesi ve gerekirse olanları tekrar tekrar açıklaması, yani bu konuyla ilgili sorumluluk alması da bu sürecin olmazsa olmazları arasında yer alıyor.

Bu süreç ciddi bir kriz yönetimi gerektiriyor; ancak yaşanan travma tarafların problem çözme becerilerini ciddi oranda azalttığı için iki taraf da kendisini güvende hissettiği, sorularını rahatça sorduğu, olanları ve duygularını rahatça paylaşabildiği bir terapi ortamına ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle size tavsiyem: İlişkiniz sadakatsizlikle sınanıyorsa bu yükü tek başınıza sırtlamaya çalışmak yerine bir çift terapistinden destek alın.

İlginizi çekebilir: İlişkiler ve birey olmak üzerine: “Yalnızlık” kavramı 20 yılda nasıl değişti?

Uzman Psikolog B. Asena Soydaş: Ortaokul ve lise eğitimini Avusturya Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2009 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur derecesi ile mezun olmuştur. Yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Aile Psikolojisi üzerine yapmıştır. 2010 yılından bu yana çeşitli okullara psikolojik destek sağlamıştır. Halen anaokullarına danışmanlık vermekte ve Tanaltay Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde aileler ve çocuklarla psikoterapi seanslarını sürdürmektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale