X

İlişkilerde ön yargı: Henüz yaşamadan emin olmak mümkün mü?

Bu sefer de diğerleri gibi olacak… Bu ilişkimde de aynı hayal kırıklıklarını yaşayacağım… Yine aldatılacağım. Bu sefer de huzursuzluk kalbimi kaplayacak. Bu sefer de hayatım aynı şekilde değişecek. Bu denemem de diğerlerine benzeyecek. Ne bekliyordum ki, bu sefer farklı bir şey olmasını mı umuyordum? Bu ilişki de bana tıpkı diğerleri gibi üzüntü getirecek… Sonunda yine aynı yere varacağız. Evet, kendi kendime itiraf edeyim, ben aynıyım, karşıma çıkan adamlar (veya) kadınlar aynı, neyin farklı “olabileceğini” umuyordum ki…

Bugün ilişkilere dair ön yargılarımızı inceleyelim istiyorum sizlerle birlikte. İlişkiler, özellikle “özel” ilişkilerimiz bu anlamda bence en hassas olduğumuz yerlerimizden. Hani “yumuşak karnım” olarak da tabir edilen, oralara “dokunulduğunda” inanılmaz tepkiler verdiğimiz, yeri geldiğinde “söz söyletmediğimiz” bizim gizli ve saklı olanlarımız… Ben bu yazımda sizlerle birlikte her ilişkimizden bir diğerine aynı bir kovanın dibinde kalan soğuk suya kıyamayıp da başka bir kovanın üzerine tamamlamak üzere taşıdıklarımıza bakalım istiyorum… Evet, tahmin ettiğiniz gibi işte bu taşıdıklarımız bizim muhteşem “ön yargılarımız”…

Hemen bir örnekle ifade etmeye çalışalım. Bir ilişkimizde aldatıldık. Evet, bu gayet ciddi bir tecrübedir. Veya bir ilişkimizde aldatan taraf olduk (ki bu da oldukça ciddi bir tecrübedir). Ve ilişkimiz sona erdi. Genel olarak bir süre “suçlu” ve “güçlü” olan taraflar aranır… Ben şimdi sizlerle birlikte daha özüne bu olayın daha derinine bakalım istiyorum… Bu olay bizde nasıl bir tecrübeye ve nasıl ön yargıların (veya ön yargıya) oluşmasına yol açıyor? Örneğin bir sonraki ilişkimizde ilk aklımıza gelen şu oluyor mu: “Beni aldatacak mı?” veya “Aradığımı bulamayıp yine başka bir insana yönelmek durumunda mı kalacağım?

İşte bu soruları kendi kendimize soruyorsak veya bir şekilde içimizden kalbimizden bu sorular geçiyorsa, orada “dur” dememiz gereken bir şeyler “ön yargılarımız” var demektir. Gelin şu soruya cevap aramaya çalışalım; neden dur demeliyiz? İçimizden geçen bu “Yine X aynı Y gibi bana bunu yapar mı?” “A ile olduğumda hep mutsuzdum B ile aynı şeyi yaşar mıyım?” veya “C bana hiç iyi davranmadı D ile de aynı tecrübeleri mi yaşayacağım?” sorularına neden dur demeliyiz?

Bu paragrafı okuduğumuzda “yaratmakta” olduğumuz gerçekliğe bir bakalım istiyorum. Zaten ön yargılarımız ile yaklaştığımızda X her ne yaparsa yapsın, bize her ne kadar güven verirse versin ve bizi her ne kadar çok severse sevsin; X bizim için “Y gibi olan” olarak tanımlanıvermiştir… Bu öyle bir tanımdır ki gelecek bir günümüzü de gelecek beş yılımızı da etkileyecektir…

Her seferinde X’i bu şekilde suçlayabilecek, Y ile yaşadıklarımızın ağırlığını hıncını veya kalp kırıklıklarımızı X’ten çıkarmaya çalışacağız? Bunu neden yapmaktayız peki bu kadar “mantık dışı” olan davranışları bilerek veya bilmeyerek neden sergilemekteyiz? Cevabımız oldukça açık; sevgili ön yargılarımız bizi işte bu noktada kocaman kollarıyla karşılayıvermektedir…

O ön yargı ortamında kendimizi “güvende” hissederiz, bir insanı diğer bir insanın yaptıklarına göre “yargılayabilmek” kolay olandır çünkü değil mi? X yaptıysa Y neden yapmasın der içimizdeki o ön yargı krallığı… İşte bu noktada bir başka sese kulak verelim istiyorum, o güven alanından biraz olsun dışarıya çıkalım… “Hayır” diyebilelim; X yapmış olabilir ve X kendi seçimini yaptı, ben bugün Y ile birlikteyim. Y’yi ben seçtim ve o da beni seçti… Biz bugün X ile değiliz, X “geçmişti” Y ise sadece “bugün”…

Ve bugün olan asıl değerdedir; gerçek değerde olan gerçekten değerli olandır… Ben bu yüzden bugün açıkça ve hiçbir ön yargı altında kalmadan, yaşamayı, bugünü “tarafsızca” yaşamayı, gerçekliği ile yaşamayı ve ne göreceksem (ki bu iyi veya kötü olabilir) onu görmeyi, deneyimlemeyi seçiyorum… Y evet sonuçta X gibi olabilir, fakat bu benim ön yargımdan dolayı “yaşanmayı” bile hak etmeyen bir süreç değildir… Ben o güven alanımdan çıkıyorum, ön yargılarımla olası güzel bir ilişkiye nokta koymak yerine ön yargılarıma burada hemen şimdi bir nokta koyuyorum… Ben yaşayarak tarafsızca ve kendimi büyüterek denemeyi seçiyorum…

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız, o muhteşem ön yargılarınıza daha yakından bakmanızı dilerim… İçinizdeki muhteşem ön yargı canavarınız size neleri öğütlemekte? Yapma aynısı olur, gitme yine üzülürsün, ne bekliyorsun onun farklı olacağını mı düşünmüştün?

Her ne ile sonuçlanırsa sonuçlansın, hayat seçimlerimiz bizlere özeldir… Ön yargılarımızın gölgesinde kalmayı seçtiğimizde seçimlerimizin sonuçlarını yaşıyor olacağız. Ve o muhteşem ön yargılarımıza rağmen gölgede kalmamayı seçtiğimizde de sonuçlarını yaşıyor olacağız… Ama “gerçekten” yaşadım diyebilmek için gelin biz bu gölgelerden en azından bir seferlik bile olsa kurtulalım… Denemeye var mısınız?

 

 İlginizi çekebilir: Bugün omuzlarınızdaki tüm yükleri indirmeye gönüllü müsünüz?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale