X

İlişki doktoru 11: Neden huzuru birbirimizde bulamıyoruz?

Oysa ki ne kolaydır değil mi, gül gibi geçinip gitmek? Ne kadar basit gelir bizlere “seninle soğan ekmek” bile yerim dediğimizde! Ne kolaydır “samanlık seyran olur” sözleri ağzımızdan dökülürken. Peki neden gerçek hayatta huzurdan, birlikten, bir olmaktan, mutlu olmaktan bu kadar uzaktadır ilişkilerimiz?

Neden adeta kedi-köpek gibi birbirimizi yer, sonra ben haklıyım sen haklısın savaşlarına girer ve sonu geldiğinde de “Ben elimden geleni yaptım” diyerek bir kenara çekiliveririz? Neden o çok istediğimiz huzuru, o diğer kişi bize sağlayamaz, neden bu ilişkimiz bize istediğimiz kadar huzur veremez?

Ben bugün bu yazımda sizlerle birlikte bu soruya biraz daha yakından bakalım istiyorum. Neden huzur biz bu kadar yakında ararken bir türlü bulamadığımız bir olgudur? Dışarıdan yeşertemediğimiz huzur ne zaman ilişkimizde yer alabilecektir? Huzur ne zaman bizim en önemli değerimiz olarak, ilişkimizde çok istediğimiz şey olarak gerçekten önümüze çıkabilecektir?

Şimdi öncelikle huzur kavramını anlamamız gerekiyor. Örneğin önümüzde iki bardak su var diyelim, fakat bir bardağın içerisine bir damla pekmez damladı. Ne olur? Suyumuz yavaş yavaş siyah renge döner ve hatta karıştırdığımızda pekmezin koyu rengi bardağımızdaki suyu tamamen koyu bir tona döndürmeye yeter. Şimdi bu iki bardaktaki suları tek bir yerde karıştırdığımızda ne olur? Tabii ki saf bir ton elde etmeyi umamayız…

İşte ilişkilerimiz de aynen bu şekildedir, huzur bulabilmemiz, huzurlu olabilmemiz için her iki kişinin de aynı oranda, aynı şekilde kendince temiz olması, kendince huzursuzluk getirecek etkenlerden arınmış olması gerekir. Bir farklı örnek daha verelim… Örneğin içimiz içimizi dertle tüketiyor, sevdiğimiz insanın bizi aldattığını düşünüyoruz. Yani bu sefer rengimizi değiştiren gerçek şüphe. Bu içimizde oldukça asla ama asla huzur, yani saf renkte bir su elde etmek gibi huzurlu bir ilişki yaşayabilmemizin imkanı yoktur. Aynı suyun rengini değiştiren pekmez damlası gibi, şüphe saflığı bozar, her sözümüzü, her anımızı, her hareketimizi, hatta sevgimizin şeklini bile etkiler. Ve karşımızdaki kişi ile bitiremediğimiz, netleştiremediğimiz, soramadığımız her an aslında ilişkimizi hızla sona doğru sürüklemiş oluruz…

Bu etkenler sadece şüphe ile sınırlı değildir; memnuniyetsizlik, eleştiri, değer vermeme, kendimiz ile ilgili düşüncelerimiz veya meselelerimiz, belki ailelerimiz, sonra dış etkenler gibi birçok farklı etken ilişkimizin huzuruna, saflığına etki edebilir. Peki ne yapabiliriz? İşte cevabımız oldukça basit, ne olmasını istiyorsak ona odaklanmak. Örneğin huzur istiyorsak bu etkenlere değil huzura odaklanmak, eğer şüphemiz varsa daha fazla iğneleme, daha fazla şüphe ya da daha fazla sorgulama, yerme, ima etmeye değil; açıkça yüzleşip güzel bir ilişkiye eğer devam etmek ise isteğimiz, ona odaklanmak… Yani hayatımızda, ilişkimizde neyi görmek istiyorsak tam olarak ona odaklanmak…

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız ilişkinizde huzur kavramına yeniden bakmanızı dilerim. Başkasında huzur bulmak mümkün değildir, eğer her iki kişi de yeterince huzurlu ise huzur zaten kendiliğinden gelişir, kendiliğinden yeşerir. Eğer her iki kişi de kendilerinden yeterince memnun ise, huzur kendiliğinden filizlenir.

Huzurunuz daima ve bol olsun!

İlginizi çekebilir: İlişki doktoru 10: İlişkide denge için önce “biz” olmayı başarmak gerek

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale