X

İlerlemek isteyenlere yol açalım lütfen!

İlerlemek isteyenlere yol açalım

İlerlemek lazım dedim ama yine açtım defterleri, döndüm geriye.

O Münir hocam olmasaymış, minicik yaşlarda hem basketbol hem de hentbol oynayıp, derslere vakit bulamayacak kadar spor aşığı olamazmışım. (Elbette aksatmadım derslerimi. Hala duran karnelerim de ispatıdır.)

Birlikte ağaca toslamaya gönüllü olup, ilk sürüş için beni yüreklendiren kardeşim ve afili bisikletiyle beni özendiren çocukluk aşkım olmasaymış, bisiklete binmeyi bu kadar sevemeyebilirmişim.

Benimle dağ bayır demeden koşan arkadaşlarım, ıssız bir tesiste kız kıza kalma cesaretini göstermeyen bir tanecik dostum olmasa, kendimi bunca doğaya salamaz, hayallerimin peşinde koşamazmışım.

Yanımda benim kadar keyif alan biri olmasa, spor salonunda 5.5 saat geçirmez, Pazar günümü orada feda etmezmişim. (“Yalaaan!” diyenler olacaktır ki haklılar da. Ama bu seferki gerçekten en güzeliydi.)

Elbette bunların hepsini yapmak istedim ben. Ama beni destekleyenler olmasaydı da her şey aynı mı olurdu bilemem. Aynı olmayacağı gibi belki de bazıları hiç olmayabilirdi.  Bunlar çok ekstrem örnekler değil tabii ki; yalnızca beni harekete davet edenleri,  hayatımda önemli yer tutanları saydım.

Demek ki işin başı istemekmiş, hemen ardından da destek bulmak. Bazen doğru desteği bulunca, kendini de buluveriyor insan. Özellikle gençse, hayat daha yeni yeni şekilleniyorsa gözünde.

Şekillenen hayatların doğru yolda ilerlemesi için gençlere yatırım yapılması gerektiğini düşünenlerdenim ben. Acabaları, keşkeleri yine yaşamalı; ama bir yandan da ilerlemeliler hep. Tarih boyunca ihtiyaç duyuldu ilerleme yanlısı olanlara,  bugünlerde de yeniden tekerrür ediyor bu ihtiyaç.

İşin özü; 2 Mart Pazar günü, Runtalya Maratonu’nda, Adım Adım bünyesinde,  TOG için, yani gençler için, onların daha da bilinçlenmesi, aydınlanması, kendilerini bulmaları için 42 km İyilik Peşinde Koşacağım; çünkü Gençlere DeğerRuntalya Maratonu’nda, Adım Adım bünyesinde,  .

Gençlerin alacağı eğitimlerin gerçekleştirilebilmesi için gerek duyulan kaynak miktarları aşağıda ve bu kaynağın sağlanabilmesi için desteğinize ihtiyacım var.

Bir gencin bir sosyal sorumluluk projeleri eğitimi alması: 30 tl.
Bir gencin tüm sosyal sorumluluk projeleri eğitimlerini alması: 90 tl. 
Bir topluluk ya da kulübün (ortalama 21 genç) bir sosyal sorumluluk projeleri eğitimi alması:630 tl.

Önceki bağış kampanyalarında gördüm ki, gerçekten de damlaya damlaya göl oluyor. O yüzden 66 ilde faaliyet gösteren gönüllü gençlere aktaracağınız her kuruş birikerek güzel işlere vesile olacak ve sizler her zaman akıllarında kalacaksınız.

TOG Bağış bilgileri
Garanti Bankası
Bağlarbaşı Şubesi (422)
Hesap: 6295999
IBAN: TR78 0006 2000 4220 0006295999
Alıcı: Toplum Gönüllüleri Vakfı
Web üzerinden bağış: http://tog.org.tr/bagis_206
PAYPAL: http://tog.org.tr/paypal_207
Açıklama: KIVANÇ ERGUN AA ADINIZ SOYADINIZ
Koşudu Kodu: KERGU

TOG’u daha detaylı incelemek için tıklayınız.

Gençlere sağlanan kaynağın nerelerde değerlendirildiğini görmek için tıklayınız.

Not: Eğer siz de iyilik peşinde koşmak istiyor ama nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız, adresim: kivergu@gmail.com

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. tıklayınız. 

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale