X

İki hafta spor yapmadığınızda vücudunuzda gerçekleşen 5 şey

Havalar soğumaya başladıkça, spor yapma hevesi eskisi kadar yüksek olmayabilir. Evde spor yapmak yerine, dizi izlemeyi ya da bir şeyler atıştırmayı tercih edebiliriz. Günler günleri kovalarken, birden 2 haftadır spor yapmadığınızı fark etmeniz mümkün.

2 hafta çok uzun bir zaman dilimi gibi görünmese de, spor yapmadığınız sürede vücudunuzda gerçekleşen değişikleri gözlemlemek için oldukça yeterli.

Spor yapmadığınız sürede vücudunuzda gerçekleşen değişikleri gözlemlemek için oldukça yeterli.

Cyc Fitness eğitmeni Stephanie Dietz, iki hafta spor yapmadığınızda yaşanabilecek değişimleri paylaştı, işte spor yapmadığınızda vücudunuzda gerçekleşen 6 şey:

1. 3 günde değişiklikler başlıyor

Dietz, sporsuz geçen 3 günün sonunda kas liflerinin yağ yakma kapasitesinde düşüş olduğunu söylüyor. Kasların daha çabuk yorulduğunu hissetmenin de mümkün olduğunu sözlerine ekleyen Dietz, durumun duyulduğu kadar korkutucu olmadığını da hatırlatmadan geçmiyor.

Günlük hareketlerimizde daha aktif olarak kullandığımız kas gruplarının, bu değişime daha geç uğradığını, ancak daha az kullandığımız kasların bu değişime biraz daha hızlı maruz kaldığını söylüyor.

2. Eski performansa gelmek daha çok zaman alıyor

Kasları önceden oldukları performansa getirebilmek için, iki katı fazla çalışmanız gerektiğini belirten Dietz, eğer yeterli miktarda protein tüketirseniz kaybettiğiniz kas oranının çok daha az olacağını da belirtiyor.

Spordan aldığınız enerjiyi ve yüksek motivasyonu bulmak için, yağ ve karbonhidrat açısından yüksek yiyeceklere yönelebileceğinizi söylüyor.

3. Abur cuburları düşünmeden duramıyorsunuz

Dietz, spordan aldığınız enerjiyi ve yüksek motivasyonu bulmak için, yağ ve karbonhidrat açısından yüksek yiyeceklere yönelebileceğinizi söylüyor.

Bu sebeple sporu bıraktığınız dönem eski sağlıklı yeme alışkanlığına devam etmenin çok daha büyük önem kazandığını ve kaslarınızı korumaya yardımcı olduğunu da sözlerine ekliyor.

4. Stres seviyeniz artıyor

Spor sayesinde uzak kalabildiğiniz stres duygusu, sporu bıraktığınızda geri gelebiliyor. Spor yaptığınızda salgılanan doğal endorfin hormonu stres seviyenizi düşürürken, sporu bıraktığınızda bu rahatlamadan mahrum kalıyorsunuz.

5. Uyumakta zorlanıyorsunuz

Stresinizi spor yaparak atmadığınızda, endişe dolu fikirlerin uyumadan önce zihninize doluşması çok daha kolay oluyor.

Eğer gün içinde kendinizi yoracak bir şeyler de yapmıyorsanız, yorgun olmayan bir vücut da uyumayı ekstra zorlaştırıyor.

Kaynak:

Elite Daily

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale