X

IKEA Etkisi: Kendi ellerinle kurduğun hayatın değeri

Yurt dışında yaşayan bir aile olarak desteğimizin sınırlı olduğu bir düzende yaşıyoruz. Gün içinde en küçük detaydan büyük karar anlarına kadar birçok şeyi kendi başımıza çözmemiz gerekiyor. Bu süreçte içgüdüsel olarak fark ettiğim şeyin, bir adı da var: IKEA Etkisi.

Daha önce duymadıysanız IKEA etkisi, IKEA’nın kullanıcılarına sunduğu “kendin yap” deneyiminden geliyor. Basit bir masa ya da kitaplık bile, kendi emeğimizle kurduğumuzda daha kıymetli hale geliyor. Çünkü insan zihni, çaba gösterdiği şeye değer atfetme eğiliminde.

Ve bu etki sadece bir mobilya kurarken değil, hayatın tamamında geçerli. Harvard Business School’un yaptığı bir çalışmaya göre, insanlar kendi çabalarıyla ortaya koydukları işlere, piyasa değerinin %63 üzerinde değer biçiyor. Başta zorlayıcı olsa da, kendi çabalarıyla bir düzen kuran kişilerin de daha bağımsız hareket etmeye alıştığını ve bir daha eski yapıya dönmesinin de zor olduğunu düşünüyorum.

Diğer yandan günümüz dünyasında işlerin karmaşası içinde sosyal desteğin hayatıma önemli bir katkı sunabildiğini de biliyoruz.

Bazen “Keşke yakınımızda biri olsa da bu konuyu birlikte çözsek.” dediğimiz anlar oluyor. Ama bu tür yalnızlıklar, zamanla değerli yetkinlikler kazandırıyor.

Sadece özel hayatta değil, iş hayatında da iş birliği yapmak, ekip olmak, empati kurmak her zamankinden daha önemli. Ama bir yandan da girişimci ruhla tek başına yola çıkan, bilmediği bir yere kendini atanlar var. İlk adımlar çoğu zaman sessiz, bilinmez ve zor. Ve tam da bu yalnızlık ve belirsizlik, içsel dayanıklılığı yani resilience’ı inşa ediyor.

İlk etapta başarısızlıkla sonuçlansa bile, kendi çözümlerini üretmiş bir bireyin tatmini daha derin, etkisi daha kalıcı oluyor.

Çünkü başarı aslında sonuç kadar, süreçte kim olduğun ve nasıl dönüştüğünle de ilgili.

Bugün hayatında kendi emeğinle ortaya çıkardığın, ilk başta kimsenin fark etmediği ama seni büyüten bir şey var mı?

Ve belki de onun dışında:

İş birliğiyle yürümeyi öğrenirken, hangi alanlarda kendi içsel rehberliğine daha çok kulak veriyorsun?

Yalnız baş etmek zorunda kaldığımız her konu, bana bu soruları sorduruyor.

Sizin bu sorulara verdiğiniz yanıtları da merak ediyorum. Her yeni günün aklınızda yeni sorulara yer açmasını ve size iyi gelecek deneyimlere vesile olmasını diliyorum.

İlginizi çekebilir: Akran zorbalığı ve “Adolescence”dan ilhamla “fark edilmek” üzerineAkran zorbalığı ve “Adolescence”dan ilhamla “

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale