X

İfade etmediğiniz duygular kiloya dönüşmüş olabilir mi?

Öfke, fazladan 12 kilo yapar mı?

İfade edilemeyen duygular depresyona dönüşür mü?

Depresyondan kocaman bir göbek olur mu?

Bu sorular dikkatinizi çekti mi?

Fazla kilolarınız var mı?

Ne yaparsanız yapın kilolar yerinde duruyorlar mı?

“Beslenmeme dikkat ediyorum, sporumu yapıyorum, uykularım düzenli, çok neşeli bir insanım, denemediğim şey kalmadı, yine de fazla kilolarım gitmiyor” diyorsanız; yok saydığınız, bastırdığınız, temas etmekten çok korktuğunuz duygularınız olabilir. Duygular; enerjidir, zaman içinde maddeleşir, form alır ve kocaman bir göbek olarak kendini gösterebilir.

Çok kıymet verdiğim bir eğitim alıyorum. Bu eğitimin her aşamasında farkındalığım artıyor. Farkındalığım arttıkça danışanlarımın görmezden geldiği, temas etmekten kaçındığı her duygunun, yaşamlarına, bedenine nasıl etki ettiğini gözlemliyorum.

Geçen hafta eğitim alırken fazla kilolarına çözüm bulamayan bir kişi geldi. Güleç yüzüyle maskelediği öfkesinden o kadar korkmuş ki öfkesini ifade etmekte, boşaltmakta çok zorlanıyordu. Zaten öfkesinin farkında bile değildi. Bastırılmış öfkesi; küçük oğlunun son zamanlarda agresif davranışlar sergilemesinin de sebebiydi. Çocuklar genellikle anne, babada olanı projekte ediyorlar. Bir nevi katalizör görevi görmeye çalışarak, ebeveynine olan kör sevgisinden dolayı, ebeveyninin duygusal yüklerini üzerine alıyor ve bilinçaltı boyutta kendini ebeveyni için feda ediyor.

Konumuza geri dönecek olursak; bu çok özel eğitimde bir kez daha şahit oldum ki özellikle çocuklukta yaşanan olayların hissettirdiği duygular, bugün yaşamımızda çok somut olarak varlar. Kiminde kocaman bir göbek şeklinde bedene yansıyabilir, kiminde bambaşka bir şekilde kendini gösterebilir. Önemli olan, bize iyi hissettirecek olan duygularla temas etmek. Geçmişte baş ettiğimiz, ancak şu anda hatırlamak dahi istemediğimiz, bilinçaltımızın derinliklerine gömülü olaylarla yüzleşmek ve yaşadıklarımıza bilinçli bir farkındalıkla yaklaşmak…

Duyguları ifade etmek, duyguların ve korkuların içinden hissederek geçmek öldürmez! Aksine canlı yapar. Depresyondan çıkarır, yaşamı yaşatır. Çünkü o zaman form alan enerjiyi bırakmış olursunuz.

Kendi duygularımıza sahip çıkmadığımızda, aileden biri o duyguya sahip çıkabilir. Belki de bugüne kadar şiddet gören mağdur olan kişiler, kendi öfkelerini yok saydıkları için içlerindeki öfkenin başka birinden kendilerine yansıtılmasına maruz kalıyordur. Kim bilir…

Yazdığım yazılarla amacım; başka bir bakış açısından yaşadıklarınıza derinlemesine bakabilmenizi desteklemektir. Kendi deneyim ve farkındalıklarımı, hazır olana, vakti saati gelene, almak isteyene şifa niyetiyle paylaşıyorum.

Okuyarak farkındalık kazanmanın ötesine geçip değişim, dönüşüm, gelişim için cesaret edenlere; Regresyon, EFT teknikleriyle koçluk, danışmanlık yapmak üzere bireysel görüşmelerde ve grup çalışmalarının yer aldığı “Ben zamanı” tatillerinde buluşalım diyorum. 15-20 Haziran 2019 Mavi yolculuk Aşka gel kişisel gelişim & dönüşüm tatili için detaylar burada… 

Görüşmek dileğiyle, içiniz bayram etsin. Hoşça kalın.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: 23 Nisan’da çocukluğunuzu hatırlayın: İçinizdeki çocuğu hissetmek için bir meditasyon önerisi

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale