X

İçinizi ısıtarak bağışıklığınızı güçlendirin: Kış için 7 bitki çayı önerisi

Kış ayları bağışıklık sisteminin azaldığı, vücut direncinin düştüğü ve bu durumlara bağlı olarak hastalıkların en sık görüldüğü zamanlardır. Bağışıklık sistemi, vücudun savunma mekanizması olarak tanımlanabilir.

Savunma sisteminde yer alan hücrelerin görevini yapabilmesi, vücudun zararlı mikroorganizmalardan korunabilmesi ve vücuttan zararlı toksinlerin atılabilmesi için yeterli ve dengeli beslenme temel şartlardan bir tanesidir. Protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral kaynaklarının dengeli şekilde beslenme düzeninde yer alması gerekir.

Vücut direncinin artmasında ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde A, B, C ve E vitaminleri; çinko, selenyum ve demir gibi mineraller etkilidir.

Bağışıklık sistemi denilince ilk akla gelen ve en fazla etkili olan vitamin, C vitaminidir. Portakal, mandalina, limon, greyfurt, kivi, ananas, çilek, kuşburnu, kapya biber, maydanoz ve ıspanak C vitamininden zengin sebze ve meyvelerdir. Yumurta, brokoli, havuç, hurma, balkabağı, kabak, karaciğer, böbrek gibi sakatatlar, patates, muz, tam tahıllı ekmek çeşitleri, yulaf ezmesi, keten tohumu, ceviz, badem, fındık gibi besin çeşitleri bağışıklığı artıran vitamin kaynaklarına örnek verilebilir.

Sarımsak, soğan, kabak çekirdeği, mantar gibi besinler de selenyum ve çinko minerallerinin kaynakları arasındadır. Prebiyotik kaynağı besinler de bağırsak sağlığı ve bağışıklık sistemi için önemli kaynaklardır. Kefir, peynir, ayran, süt ve yoğurt gibi prebiyotik açısından zengin olan besin çeşitleri beslenme düzeninde yer almalıdır.

Tüketilen besin çeşitleri kadar kış aylarında içilen bitki çayları da bağışıklık sisteminin ve vücut direncinin güçlenmesine yardımcı olabilir. Antioksidan kaynağı sayılan, aynı zamanda vitamin ve mineral açısından zengin olan bitki çayları sayesinde nezle, soğuk algınlığı, öksürük, boğaz ağrısı ve gribal enfeksiyonlara yakalanma riski azaltılabilir.

Aynı zamanda vücutta oluşan enfeksiyonların iyileştirilmesine de yardımcı olabilirler. Kuşburnu, adaçayı, ıhlamur, rezene, ekinezya, yeşil çay, hibiskus gibi bitki çayları kış aylarında içilmesi gereken bitki çayları arasındadır. Bu çayların vücutta etkisinin doğru gözlemlenmesi için doğru demlenmesi ve şekersiz içilmesi gerekir. Kaynamış suyun içinde 5-6 dakika bekletilip süzüldükten sonra hazırlanan bitki çayı içilebilir.

Günde 3-4 fincandan fazla içilmemesi önerilir. Yüksek tansiyon ve böbrek hastalarının, gebe ve emziren kadınların doktora danıştıktan sonra tavsiye edilen bitki çaylarından içmeleri önerilir.

  • Kuşburnu: C vitamini açısından oldukça zengindir. Antioksidan içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini azaltır.
  • Adaçayı: Zararlı toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olarak hastalıklara karşı koruyucu etki gösterir.
  • Ihlamur: Özellikle kış aylarında daha çok tercih edilmesinin nedeni öksürük kesici ve boğaz ağrısını azaltıcı etkisinin bulunmasıdır. Aynı zamanda gribal enfeksiyonlara karşı da koruyucu etki gösterir.
  • Rezene: C ve B vitaminleri, potasyum ve magnezyum gibi mineralleri içeren bir bitki çayıdır. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda hazımsızlık, gaz şikayeti gibi sindirim sorunlarına karşı da sıklıkla tercih edilebilir.
  • Ekinezya: Bağışıklık sistemini güçlendirmesi sayesinde soğuk algınlığına yakalanma riskini azaltır. Aynı zamanda iltihap söktürücü özelliği de bulunmaktadır.
  • Hibiskus: Güçlü bir antioksidan kaynağıdır ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Soğuk algınlığının tedavi edilmesinde ve yüksek ateşin düşürülmesinde de tercih edilebilir.
  • Yeşil çay: Önemli bir antioksidan kaynağı olan yeşil çay vücut direncini artırır ve hastalıklara karşı koruyucu etki gösterir. Vücuttan toksin atımını desteklemesi sayesinde zararlı maddelerin ve mikropların vücuttan uzaklaştırılmasına da yardımcı olur. Yeşil çayın kullanım detaylarına ayrıca buradan ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Kış aylarında sağlıklı bir cilt için nasıl beslenmelisiniz?

Diyetisyen Ayşe Tuğba Şengel: Diyetisyen Ayşe Tuğba Şengel, 2010 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun olmuştur. 2010 yılından itibaren Ankara Numune Hastanesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, United Medical Group, Sarıyer Devlet Hastanesi gibi çeşitli özel sektör ve devlet hastanelerinde diyetisyen olarak görevini sürdürdü. Şu anda, zayıflama, kilo verme, hastalıklarda ve özel durumlarda beslenme gibi farklı alanlarda 4.Levent İstanbul’da ekibiyle beraber kendi kliniğinde hizmet vermektedir. Bunun yanında, YouTube kanalında ve aysetugbasengel.com web sitesinde sağlıklı beslenme, diyet listeleri ve detoks tarifler konularında her hafta bilimsel bilgilere dayalı içerikler yayınlamaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale